29 Şirket Teşvik İçin Kuyruğa Girdi, Ar -Ge'ye 1.5 Milyar YTL Yatıracak

29 Şirket Teşvik İçin Kuyruğa Girdi, Ar -Ge'ye 1.5 Milyar YTL Yatıracak
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, 4 Ay Önce Çıkarılan Ar -Ge Yasasının İş Gücünü Artıracağını Söylerken, 2009 Yılında 25 Firmanın 1.5 Milyar YTL Yatırım Yapma Kararı Aldığını Açıkladı. Çağlayan "Türkiye Eğitimli Genç Yapısıyla, Ar -Ge Yatırımları Açısından Önemli Bir Üs Olacak" Dedi.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, 4 ay önce çıkarılan Ar-Ge yasasının iş gücünü artıracağını söylerken, 2009 yılında 25 firmanın 1.5 milyar YTL yatırım yapma kararı aldığını açıkladı. Çağlayan "Türkiye eğitimli genç yapısıyla, Ar-Ge yatırımları açısından önemli bir üs olacak" dedi.

SANAYİ ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, İstanbul Sanayi Odası’nın düzenlediği 7’nci Sanayi Kongresi’nde yaptığı konuşmada, 4 ay önce çıkarılan Ar-Ge yasasıyla birlikte hangi sanayi dalında ne tür iş gücüne ihtiyaç olduğunun belirleneceğini ve iş gücünün artacağını söyledi. Türkiye’nin eğitimli genç yapısıyla, Ar-Ge yatırımları açısından önemli bir üs olacağını söyleyen Çağlayan, 2009 yılında ulusal ve uluslararası 29 firmanın 1.5 milyar YTL’lik Ar-Ge harcaması yapacağını açıkladı.

Stratejilerimiz hazır

Bakanlık bünyesinde ’radar sistemi’ olarak tanımladığı bir Sektörel İzleme ve Değerlendirme Merkezi kurduklarını hatırlatan Çağlayan, bu merkezin sektörlerin olası finansal gelişmelerden nasıl etkileneceği konusunda çalışmalar yaptığını da belirtti. Dünyanın yaşadığı küresel krizin doğru yönetilmesine dönük kısa vadeli stratejiyi de, hiçbir krizin sonsuza kadar devam etmeyeceği gerçeğinden hareket ederek, bu krizin olası etkilerini de dikkate alan uzun vadeli bir gelecek tasarıma dönük strateji de hazırladıklarını söyleyen Çağlayan, "Küresel krizin reel sektörü nasıl etkileneceğine dönük olarak kur riski, finansman riski, iç pazar ve dış pazar daralması parametreleri çerçevesinde 224 sektörün analizini yaptık. Başta Ekonomi Koordinasyon Kurulu olmak üzere devletin karar verici bütün kurumlarıyla paylaştık." dedi.

Sanal saadet zinciri

Dünyanın yaşadığı finansal krizi yalancı bir zenginlik masalının ve sanal bir saadet zincirinini yıkılması olduğunu belirten Çağlayan, "Çünkü bu saadet zinciri yapay olarak şişirilmiş bir refah üzerine kuruluydu. Şişirilen balon patladı, herşey ortaya döküldü" dedi. Çağlayan krize ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Günümüz kapitalist insanının yatırımcı, girişimci, tüketici ve vatandaş kimlikleri bulunuyor. Son finansal krize kadar herkesin bu 4 sanal elbisenin aynı gardıropta yan yana durmasının ve aynı kişi tarafından giyilip çıkarılmasının gayet mantıklı olduğunu düşündü. Diğer 3 elbise o kadar güzeldi ki vatandaş kıyafetini sadece sandık başına giderken giymeyi uygun gördük. Bir anlamda dünyanın gözü kör, kulağı sağır olmuştu. Bütün sanal elbiseler o kadar güzeldi ki hiç kimse aslında çıplak kalabileceğimizin farkına bile varmadı." Sektörel İzleme ve Değerlendirme Merkezi’nin tüm gelişlemeleri takip ettiğini belirten Çağlayan, "Hazırladığımız sanayi stratejisi doğrultusunda dünya ile rekabet eden bir Türkiye hayal ediyorum. Bu hayali de küresel kriz dahil hiçbir şeyin engellemeyeceğine inanıyorum" dedi. Çağlayan, vergi indirimine ilişkin bir soru üzerine de, bugün Türkiye’nin en büyük avantajlarından birinin, ciddi bir mali disiplin sağlanması olduğunu belirterek, "Çeşitli çalışmalar yapılıyor, ancak bu konuda neler yapılıp yapılmayacağı konusunda tabii ki benim bir şey söyleme yetkim yok" dedi. Çağlayan, "Şunu herkes çok iyi bilsin ki, biliyoruz, izliyoruz, görüyoruz. Yapılması gereken, devreye girilmesi gereken her noktada hükümetimizin ciddi hazırlıklar içinde olduğunu tekrar size ifade etmek istiyorum" diye konuştu.

Türkiye’de resesyon söz konusu değil

KREDİ derecelendirme kuruluşu Moody’s’in, IMF ile bir anlaşma olmaması durumunda Türkiye’nin resesyona gireceğine ilişkin değerlendirmesine Zafer Çağlayan, "IMF ile çalışmalar devam ediyor. Türkiye’nin sürdürebilir ve özel sektör marifetiyle büyümesi son derece önemli bir unsurumuz. Tahminlerimiz, yüzde 3-4’ler civarında bir büyüme olması. Türkiye’nin şu anda bir resesyonla karşı karşıya kalması gibi bir şey söz konusu değil" yanıtı verdi. Çağlayan, kredi derecelendirme kuruluşlarına ilişkin de şu yorumu yaptı: "Son yaşanan kriz, bir taraftan paradan para kazanan harika çocukların, icatlar çıkartan, yapmış olduğu çalışmalara son verirken, aslında bir noktada kredi derecelendirme kuruluşlarının da yeniden sorgulanacağı bir dönem ortaya çıkarmıştır. Bu kuruluşlar eğer iyi değerlendirme yapsalardı bugün dünya bir küresel krizle karşı karşıya kalmayacaktı."

Demokrasi kalitesini artırmaya aspirin yetmez

TÜRKİYE Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, konuşmasında krizin yanı sıra demokrasiyle ilgili sözleriyle de dikkat çekti. "Demokrasinin kalitesini artırmadan güçlü ekonomiye ulaşılamayacağını" her platformda dile getirdiklerini hatırlatan ifade eden Hisarcıklıoğlu, büyük alkış toplayan şu sözleri dile getirdi: "Siyasi partiler ve seçim yasasını değiştirmeden, kayıt dışı ekonomiyi kayıtlı ekonomiye geçirmeden biz nasıl katılımcı demokrasiden bahsedebiliriz? Katılımcı demokrasinin olabilmesi için başta anayasa, siyasi partiler, seçim yasası ve buna bağlı olarak kayıtlı ekonomiye geçmek lazım ki o zaman kamu-özel sektör aynı platformda yan yana oturduğu zaman herkes sorununu dile getirebilme rahatlığı içinde, bu platformlarda dile getirmesi lazım. Yoksa siz istediğiniz kadar mekanizmalar kurun, istediğiniz kadar geliştirin. Sistemin çivisi çıkmışsa, sistemin her tarafı defo doluysa, biz hangi demokrasinin kalitesinden bahsedebiliriz? Aspirin metotlarıyla demokrasinin kalitesini artıramayız."

Gelir azalsa da KDV indirimi yapılmalı

MALİYE Bakanı Kemal Unakıtan’ın "Vergilerime dokunmayın" açıklamasına karşın, KDV indirimini talep edenlerin sayısı artıyor. Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nden (TÜSİAD) Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ’ın ardından İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Tanıl Küçük de hükümete "KDV’yi indirin" çağrısı yaptı. Küçük, şu değerlendirmeyi yaptı: "Denk bütçenin önemini biliyoruz ama buna rağmen gelirin azalması pahasına KDV gibi indirimlerin yapılmasını, istihdam üzerindeki prim yükünün geçici sürelerle indirilmesini çok önemsiyoruz. Olmayan bir şeyin geliri olmaz. Hayatiyetimizi devam ettirebilmek için hangi tedbir gerekiyorsa hızlıca almamız lazım."

Kaynak: Demirören Haber Ajansı