Haberler

NLP ile Bilinçaltı Dönüşümü

Seyhan Genç

Seyhan Genç

Eğitimci-Yazar- NLP Trainer
28.03.2024 01:12

İnsan biyolojik gelişimini sürdürürken zihinsel gelişimi de içinde bulunduğu ortama göre oluşur. Her insan belli bir çevre içinde dünyaya gelir, belli bir fıtratla ve mizaçla doğar fakat kişilik ve karakter gelişimi çevresinden edindiği bilgilerle oluşur. Bu süreçlerde en büyük görev bilinçaltınındır; kişinin çevreden edindiği bilgiler, öğrenimleri, inançları, değerleri, kısıtlayıcı inançları, korkuları vs. farkında olarak veya olmayarak burada depolanır. Aslında bu oluşum kişiye ait değildir, sadece etkisi altında kaldığı aile ve çevresinden edindiği öğrenimlerdir. Ta ki kişi bir benlik arayışına girip kendisi için doğru olanı sorgulayana dek.

Bizler duyularımızla aldığımız milyonlarca bilgiyi, algıladığımız ve anlamlandırdığımız her durumu, her öğrenimimizi uzun süreli belleğimize göndeririz. Bilinç, bilinçaltı ve bilinçdışı burada, uzun süreli belleğimizde işlem görür. Bilinci bir şef, bilinçaltını mutfak, bilinçdışını da içine ne koyduğumuzu unuttuğumuz bir kiler olduğunu varsayalım. Şef için gerekli araç gereç ve malzemelerin tümü buradadır, bunlar olmazsa yemek yapamaz, araç gereç ve malzemeler de şef olmazsa bir işe yaramaz, o yüzden burada müthiş bir iş bölümü vardır. Konuştuğumuz bir şeyi düşünelim, bilinç daima bilinçaltına başvurur (hatırlama) oradan gerekli olan bilgeleri alır ve cümleler oluşturur. Bu süreci çözümlersek bilincimizin ve bilinçaltımızın nasıl çalıştığını anlayabiliriz. Bazıları zihnimizin sürekli olarak bir düşünce halinde olduğunu söylüyor, ben öyle olduğunu düşünmüyorum. Şöyle ki zihnimiz uyuyan bir bilgisayar ise, düşünme eylemi de o mouse'a dokunmaktır.

Beynimiz hiç durmadan çalışır; bilgileri depolar, işler, ayıklar ve işine yaramayan bilgileri de temizler, yani unutturur. Fakat her işe yaramayan bilgiyi değil, çok güçlü duygularla kaydedilmiş bilgiler kolay kolay unutulmaz. Bunlar farkında olmadan güçlü bir şekilde kodladığımız ve belleğimizden atamadığımız, işe yaramayan, hayat kalitemizi etkileyen ve motivasyonumuzu düşüren kısıtlayıcı inançlar veya korkulardır. NLP ile bilinçaltı dönüşümü burada işlevini görür, bunlar herkesin kendi kendine uygulayabileceği yöntemlerdir. Bunun kaynağı yine insan yaşantılarıdır, insanların sezgisel olarak yaptığı içsel dönüşümler ve iyileşmelerdir. Bizler içinde bulunduğumuz çoğu olumsuz durumları sezgisel olarak kendi kendimize iyileştiririz, fakat bunun farkında olmayabiliriz. NLP bu iyileşmeleri modelleyerek etkili yöntemler ortaya koymuştur, yaşamımızın yani zihnimizin içinde olan yöntemler. NLP kurucuları işe yarayan birçok yöntemi modelleyerek uygulanabilir ve kullanılabilir bir sistem haline getirmiş ve bizim bundan faydalanmamızı sağlamıştır. Örneğin fobisi olan insanlar bunu nasıl yenmişler, bunun araştırmaları yapılarak ve elde edilen olumlu sonuçlar modellenerek NLP'in sistemine alınmıştır. Buna zihinsel bir farkındalık da diyebiliriz. Elbette patolojik rahatsızlıklar değil, sağlıklı bir insanın kendi kendine veya çevreden dolayı ürettiği kısıtlayıcı inançlardan, korkulardan, oluşturduğu fobilerden, yaşam kalitesinden, bilincinin gösterdiği veya gösteremediği dirençlerden, bilincin farkında olamamaktan veya olmaktan bahsediyorum. Şöyle düşünelim hayatımızdaki her olumsuz şeyi zihnimizde tutup o olumsuzluklarla yaşıyor olsak mutsuzluktan ölürüz.

Zihnimiz ve bedenimiz sibernetik çalışır, kendi kendini iyileştirmeye meyilli bir yapıdadırlar. Hayat zıtlıklarla vardır, sürekli olumsuz düşünceler kişiyi hasta edebiliyorsa olumlu düşünceler iyileştirebilir de. NLP bunun üzerinde durmuştur, zihinsel olarak da kişi kendini iyileştirebilir. Bazen bunu tek başına yapamayabilir, tek başına yapamamasının nedeni algı sisteminin fazla hissiyatlı, zihninin nasıl çalıştığını bilmiyor olması veya bilinçdışı olumsuz kayıtlarından kaynaklı da olabilir. Bizler yaşantımızın içinde birçok korkumuzu yeniyoruz, farkında olarak veya olmayarak. Biz o korkuları nasıl yeniyoruz; o görüntüleri zihnimizden atarak, değiştirerek, umursamayarak veya zihinsel, sözel ve fiziksel birer çıktı alarak.

Örneğin bir korku filmi izlediniz, saatlerce izlersiniz bir sürü görüntü vardır fakat fobiye dönüşen tek bir karedir, bir korku figürü, zombi, hayalet vs... Uyumak için gözünüzü kapattığınızda hep aynı figür karşınıza çıkar ve saatlerce uykuya dalamazsınız. Bu durum, siz zaten trans halinde filmi izlerken en savunmasız olduğunuz anda, saniyeden daha kısa bir sürede o korku figürü karşınıza çıkar çok güçlü duygulardan biri olan korku duygusunu yaşatır. Bu durum aynı zamanda çok güçlü bir kayıttır. Evet zihninize kaydettiğiniz ve öyle kolay kurtulamayacağınız korkunç bir arkadaşınız vardır artık. Bu daha çok çocukların yaşadığı bir durumdur. Trans hali bilincin devrede olmadığı anlardır, bilincin devrede olmadığı anlarda alınan her veri işlenmeden direk bilinçaltına gider ve bilinçaltı gelen bilgileri bir çocuk gibi algılar. İşler böyle yürüdüğünde de bilinçaltı o korku figürünü korkulacak bir şey olarak algılar, halbuki gerçek değildir. Bilinç devrede olsa veriyi alır ve onu çöp bilgi olarak işler ve unutturur.

Bilinçaltının gerçek olarak algıladığı bu durumdan kurtulmak için NLP'in yöntemleri kullanılabilir. Burada uygun yöntemin işe yaraması için problemi yaşayanın buna açık ve istekli olması, o görüntüden kurtulmak istiyor olması gerekir. Kişi gözlerini kapatır ve o ilk an görüntüsüne gider, görüntünün doğru kare olduğundan emin olur, sonra onu yeniden çerçeveler, görsel işitsel ve dokunsal olarak birer çıktı alır ve oradaki kayıtların anlamını değiştirir. Bilinçaltının gerçeği artık dönüştürülmüş olan bu bilgilerdir. Kişi bazen tek seferde bazen de birkaç tekrarla kişi bu fobiden kurtulabilir. Yöntem uygulanıp geleceğe uyarlandığında kişi artık bundan korkmuyorsa onun için bu durum nötr ise bilinçaltı dönüşümü gerçekleşmiş olur. Bazıları buna bilinçaltı temizliği diyor, bu karşı olduğum bir cümledir, temizlik "yok etmek" demektir. Zihnin unutmadığı bir şeyi yok etmek mümkün değildir, sadece oradaki anlamlar değiştirilir, duygulara dair bir farkındalık yaşanır. Bir durum karşısında hangi duyguyu yaşadığınızın farkında iseniz onu yönetiyor olursunuz. Önemli olan duyguları tanımak ve onların farkında olmaktır.

Bu bir bakıma akıl yürütmektir, yani kişinin kendi zihinsel döngüsünün felsefesini yapmasıdır. Bunu ne kadar çok yaparsa, düşünce haritasını o derece genişletmiş ve bakış açısını geliştirmiş olur.

title