Çelik Yelek Candan Daha Mı Pahalı!

Çelik Yelek Candan Daha Mı Pahalı!
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Bir çocuk önce kendisinden kimlik soran 3 polisi, sonra da yakalamaya çalışan 3 polisi vurdu. Olayda 3 polis hayatını kaybederken, çocuk kafasına sıkarak intihar etti.

Akıllara gelen ilk soru ise 'halkın can güvenliğini sağlamaya çalışan polisin örneğin bir çelik yelek gibi ekipmanla neden korunmadığı?'…
Son günlerde Türkiye'nin birçok ilinde yaşanan polislere yönelik saldırıların sonuncusu önceki gece Şanlıurfa Şehirlerarası Otogarında yaşandı. Henüz yeni emekli olan bir uzman çavuşun 17 yaşındaki oğlu Hüseyin Doğukan Erdoğan, annesi ve kız kardeşiyle geldiği Şanlıurfa Şehirlerarası Otogarında saat 01.30 sularında polislerin arama yapmak istemesi üzerine babasına ait silahla polislere ateş açtı. Olay yerinde 3 polisi yaralayan saldırgan kaçmaya çalıştığı sırada da 3 polisi yaraladı. Daha sonra özel harekat polislerinin de aralarında bulunduğu polis ekipleri yakalamak için operasyon yaparken, saklandığı yerde bulunan saldırgan ölü ele geçirildi. Yakalanacağını anlayan gencin kendi kafasına sıkarak intihar ettiği belirtildi. Şanlıurfa Valisi gece yaptığı açıklamada olayın terörle bağlantısı olmadığını, münferit bir olay olduğunu açıkladı. Urfa'da bu olayın yaşanması akıllara polislerin güvenliğinde zaaf mı vardı gibi soruları akıllara getirdi.

YAKIN MESAFENDEN Mİ ATEŞ AÇILDI?
Saat 01.30 sularında şehirlerarası otogarda görev yapan polislerin son günlerde yaşanan olayları da göz önünde bulundurarak gelen tehditlere karşı daha tedbirli olmaları beklenirken Urfa'da böyle bir olayın yaşanması hem polislerin ailesini hem de meslektaşlarını üzdü. 17 yaşındaki bir gencin aynı noktada 3 polisi öldürmesi ya polislerin silahsız saldırgana yaklaştığını, ya çelik yelek giymediklerini ya da saldırganın çok yakın mesafeden ateş açmış olabileceği ihtimalini ortaya koyuyor. Aynı saldırganın kaçtığı sırada 3 polisi daha yaralaması ancak özel hareket polislerinin müdahalesiyle öldürülmesi, belli noktalardaki polislerin güvenlik zafiyetlerini bir kez daha ortaya koydu.
Kullanacakları kelepçeyi parayla satın alan polislere devletin sadece tabanca verdiği polislerin çelik yelek ve cop gibi malzemeleri olmadan görev yaptıkları son günlerde en çok tartışılan konuların başında geliyordu. Son altı ay içinde İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin farklı illerinde polise yönelik saldırıların en dikkat çeken yanı olarak polislerin üzerinde çelik yeleğin bulunmaması, acaba bu olayda da mı yaşandığı sorularını akıllara getirdi.

NÖBETÇİNİN YELEĞİYLE URFA'YA GELİYOR
Sokakta görev yapan polislerin çelik yelek giymemesi olası saldırılarda ölümlü sonuçlar doğuruyor. Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), Polis Okulu'ndan mezun olan her polise sadece silah ve bir adet yedek şarjör veriyor. Hem kırsalda hem de metropollerde terörle mücadele eden polislere yeterli sayıda çelik yelek verilmemesi eleştiriliyor. Bazı karakollarda sadece iki adet çelik yeleğin bulunduğu bu iki yelekten birinin ise depoda tutulduğu belirtiliyor. Hatta geçtiğimiz günlerde PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın doğum günü nedeniyle Urfa'ya ek göreve gelen bir ilin çevik kuvvet ekiplerinin yeterli sayıda çelik yelek olmaması nedeni ile ilin çevik kuvvet şube müdürlüğünün nöbetçisinin çelik yeleğini de alarak Urfa'ya geldikleri iddia edilmişti.

NEDEN YELEK GİYİLMİYOR?
Sokakta, şubede ya da karakolda çalışan polis memurlarının üzerlerinde bulundurmak zorunda olduğu kişisel ekipman standardının bulunmaması da eleştiri oklarını EGM'ne yöneltiyor. Normal şartlarda her polisin kelepçe, biber gazı, cop, çelik yelek, fosforlu yelek ve el feneri gibi ürünlerinin olması gerekirken polislerin çoğunluğunda sadece silah bulunuyor. Mevcut ekipmanları olmayan polis gerek rutin kontrollerde gerekse de olağan dışı uygulamalarda zor durumda kalarak hem kendi can güvenliğini hem de vatandaşların can güvenliğini tehlikeye atıyor. Polisin elinde bulunan ve halen kullanılan çelik yeleklerin ise yeleği kullanan polislerin vücut standartlarına uygun olmaması polislerin çelik yelek kullanım oranını da düşürüyor. Bazı memurları boy bazıları da kilo sebebi ile çelik yelekleri kullanmak istemiyor. Eğitim ve terör uzmanları çelik yeleğin tıpkı silah gibi şahsi bir ekipman olması gerekliliğini vurguluyor. Her polisin vücut ölçülerinin farklı olması aynı çelik yeleği kullanmak zorunda olan polisleri zor durumda bırakıyor ve kullanım oranının düşmesine neden oluyor. Mevcut yeleklerin ağır olması gerekli işlevlerini yerine getirememesi de kullanımında tercih edilmediğini gösteriyor.

ARAÇLAR KASKOLU DEĞİL VE AĞIR
Emniyet Müdürlüğü'nün uygulamalarından biri de polis otolarının hiçbirinde kasko olmaması. Sürekli hareket halinde olan ve suçlu takibinde ya da olay yerine intikal ederken gayet seri hareket etmesi gereken polis otolarının kaza riski de yüksek oluyor. Kaza riski yüksek olan polis otolarında kasko olmaması aracı kullanan polisi zor durumda bırakıyor. Zaten hareket kabiliyeti ağır olan bu araçlarla herhangi bir kaza olayına karışan polis memuru hakkında otomatikman soruşturma başlatılıyor. Soruşturma süresince memur rütbe alamıyor, sınavlara giremiyor. Kazada memurun kusuru varsa memur bu ücreti cebinden ödemek zorunda kalıyor. Polis otosu şoförlerini zor durumda bırakan bu uygulama nedeniyle şoför polislerin risk almaktan çekindikleri belirtiliyor. (Kaynak: Gazete İpekyol)

Kaynak: Temsilci