Adana Yumurtalıklı balıkçıların avukatı İsmail Hakkı Atal, BTC boru hattının Erzincan-Refahiye bölümünde meydana gelen patlamanın "kapasite arttırımı nedeniyle" ilgili olup olmadığını sordu.
Yazılı açıklamasında Atal, bu patlamanın BTC boru hattının Yumurtalık bölgesi ve Türkiye için ne kadar büyük tehlikeler barındırdığını gösterdiğini savundu.
Yumurtalık'taki balıkçılar adına BTC'ye karşı açılan davalarda, 'doğal yaşamın tahrip edildiğini ve BTC'nin ülke için büyük bir risk' oluşturduğuna dikkat çektiklerini vurgulayan Atal, şimdi Türkiye'nin bu gerçeklerle yüzleştiğini ileri sürdü.
Patlamada can kaybının yaşanmamasını büyük bir şans olarak değerlendiren Atal, "BTC'den aldığı yıllık 200 milyon dolar kiradan daha fazlasını hattın bakım ve güvenliğine harcayan ülkemiz, karşılığında hiçbirşey almadan taşıdığı risklerle baş başa kalmıştır." görüşünü ortaya attı.
BTC yetkilileri bir yandan hattın son derece güvenli olduğunu savunurken diğer taraftan patlama riski olan boru hattında kapasite artırımına gittiğini iddia eden İsmail Hakkı Atal, günlük 800 bin varil olan kapasitenin şu anda yüzde 50 arttırılarak günlük 1 milyon 200 bin varile çıkartıldığını açıkladı.
Boru hattını kapasitesini arttırabilmek için. akışkanlığı artırıp sürtünmeyi azaltan ve patlayıcı özelliği olan DRA isimli son derece tehlikeli bir kimyasal madde kullanıldığını öne süren Atal, şöyle devam etti: "Kapasite arttırımı sonrasında meydana gelen patlama akla şu soruları getirmektedir. Bu patlamanın kapasite artırımıyla doğrudan bağlantısı var mıdır? Patlamanın meydana geldiği Erzincan-Refahiye, DRA kimyasalının enjeksiyon noktalarından birisi midir? Gerçek şu ki; BTC yetkililerinin tüm açıklamalarının aksine boru hattında BTC"nin kusuruyla güvenli taşıma yapılmamaktadır ve Türkiye zarar görmektedir. Yumurtalık'lı balıkçıların BTC'ye karşı açtığı ve AİHM"ne götürdüğü davalarda ne kadar haklı olduğu ortaya çıkmıştır."