İngiliz The Economist dergisi, Yargıtay Başsavcısı
ABDurrahman Yalçınkaya'nın Anayasa Mahkemesi'ne sunduğu iddialarda 'İslam devrimi' görmenin zor olduğu yorumunda bulundu.
Dergi, AK Parti'ye kapatılması girişimine ilişkin bir yazıyı sayfalarına taşıdı. Dergi, Müslüman dünyasındaki otokrasi rejimlerde yasaklanan partilerin şiddete yöneldiğini ancak Türkiye'deki Müslümanların farklı bir yol takip ettiğini vurguladı. Dergi, "Durmadan yasaklanmalarına ve iktidardan uzaklaştırılmalarına rağmen dindar siyasetçiler şiddetten uzak kalarak demokrasiyi tercih ederek merkeze doğru yöneldi." değerlendirmesinde bulundu. Dergi, dindar partilerin hiçbirinin de AK Parti kadar "batıcı ve ılımlı" olmadığını belirterek buna rağmen laik elitlerin "zayıf gerekçelerle", AK Parti'nin "Atatürk'ün laik cumhuriyetini parçalamak istediğini" ileri sürerek bu partiyi iktidardan uzaklaştırmak istediğini yazdı. Yargıtay Başsavcısı ABDurrahman Yalçınkaya'nın AK Parti'nin "laiklik karşıtı faaliyetlerin odağı" olduğu gerekçesiyle kapatılması için Anayasa Mahkemesi'ne başvurduğunu belirten dergi, "laiklerin hakimiyetindeki mahkemenin" davayı ele alıp almamaya gelecek ay karar vereceğini açıkladığını yazdı. Davanın akibetinin henüz belli olmamasına rağmen mali piyasaların "ürktüğünü" yazan dergi, 17 Mart'ta İMKB'nin yüzde 7.5'luk bir düşüş yaşadığını hatırlattı. Dergi, "Mahkeme, davayı kabul ederse mücadele bir yıl kadar sürecek. Bu durum Türkiye'yi istikrarsızlığa itecek, reformları yavaşlatacak ve AB ile üyelik görüşmelerini tehdit edecek." dedi. The Economist, gelişmelerin farkında olan TÜSİAD'ın dava girişime tepki gösterdiğini belirtti. Dergi, ABD ile AB'nin de AK Parti'yi "savunmaya koştuğunu" kaydetti.
"Yargıtay Başsavcısı neden şimdi harekete geçti?" diye soran The Economist, "Bazıları bunu, elitlerin iktidarda kalmak için son çaresi olarak gördü." dedi. AK Parti iktidarında yeni ve dindar Anadolu girişimcilerinin elitlere meydan okuduğunu belirten dergi, örnek olarak Çalık Grubu'nun Sabah gazetesini satın almasını verdi. Dergiye konuşan batılı bir bankacı, "Boğaziçi prensleri devri bitti." şeklinde durumu yorumladı. Dergi, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın da davayı Ergenekon davasına bağladığını belirtti. Üçüncü açıklama olarak dergi, bazılarını da davayı başörtülülerin üniversiteye girmelerinin önünü açan yasal değişikliklere bağladığını kaydetti. Bu yasal değişikliğin Yargıtay Başsavcısı Yalçınkaya'nın iddianamesinde yer aldığını belirten dergi, diğer "delillerin" İstanbul Belediyesi'nin bikinili reklamlara izin vermediği iddialarından Cüneyt Zapsu'nun son açıklamalara kadar kapsadığını kaydetti.
"Bu iddialarda 'İslam devrimi' görmek zor" yorumunda bulunan dergi, "Buna rağmen AK Parti'nin yakın müttefikleri bile Erdoğan'ın laik muhaliflerine ulaşmak için daha fazla çaba göstermesi gerektiğini düşünüyor. Başörtüsü konusunda, başını örtmeyen kadınların haklarını korumak için daha fazlasını yapabilirdi. Erdoğan, 310. maddeyi de değiştirebilirdi. Yalçınkaya'nın iddianamesinin Erdoğan'ın ve yandaşlarının konuşmalarına dayandığını göz önüne alırsak Erdoğan ifade özgürlüğünün değerini anlamalı. Erdoğan'ın laik muhalifleri de fil dişi kulelerinden inip normal halk ile daha fazla vakit geçirebilir." değerlendirmesinde bulundu.