"Tarım ve Gıda: Gelişmeler, Politikalar ve Öneriler" Raporu Tanıtıldı
Tüsiad Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, "Türkiye, Yükselen Tarım ve Gıda Fiyatlarından Ötürü Enflasyon Artışı Gibi Bir Bedel Ödüyor" Dedi.
TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, "Türkiye, yükselen tarım ve gıda fiyatlarından ötürü enflasyon artışı gibi bir bedel ödüyor" dedi.
TÜSİAD'ın düzenlediği "Tarım ve Gıda: Gelişmeler, Politikalar ve Öneriler" raporu tanıtım toplantısı, Tarım ve Köyişleri Bakanı M. Mehdi Eker ve TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ'ın katılımıyla Ceylan Intercontinental Otel'de gerçekleştirildi.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Yalçındağ, dünyada tarım alanlarının daralması ve küresel ısınmaya bağlı olarak iklim koşullarındaki dalgalanmanın yol açtığı düşük üretim ve yükselen enerji maliyetlerinin gıda fiyatlarını arttırdığını ancak bu olumsuz koşullara rağmen gıda ve gıda dışı tarımsal ürün talebinin de hızlı bir yükseliş içinde olduğunu kaydetti.
Gıdada yaşanan sıkıntıların ve sosyal çalkantıların dalga dalga birçok ülkeye yayılması endişesinin konuyu tüm hükümetlerin ve uluslararası örgütlerin ajandasında ilk sıralara taşıdığını ifade eden Yalçındağ, IMF ve Dünya Bankası, zengin ülkelerin çabuk hareket ederek BM'ye bağlı Dünya Gıda Programı'na, 500 milyon dolar aktarmaları çağrısında bulunduğunu hatırlatarak, "Ancak, sadece para ve insani yardım aktarmakla bu soruna kalıcı ve etkin bir çözüm bulunamayacak. Dünya bu sorunu, ancak tarım politikalarını değiştirerek, korumacılığı azaltarak ve zararlı müdahale araçlarından uzaklaşarak aşabilecek" diye konuştu.
Bu yeni dönemde, Türkiye'nin de, tarım politikasını yeniden gözden geçirmek zorunda olduğunu ifade eden Yalçındağ, tanıtımı yapılan "Türkiye'de Tarım ve Gıda: Gelişmeler, Politikalar, Öneriler" başlıklı çalışmanın tarım fiyatlarındaki gelişmelerin nedenlerini ve yol açtığı yeni politika gereksinimlerini de ele aldığını söyledi.
"OLUMSUZLUKLAR TÜRKİYEYİ'DE ETKİLEDİ" Dünyadaki tarım ürünleri fiyatlarındaki artış eğiliminin ithalat yoluyla Türkiye piyasalarını da etkilediğini söyleyen Yalçındağ, bu artışın özellikle alt gelir gruplarında daha yoğun hissedildiğine işaret etti. Türkiye'de toplam hane halkı tüketiminin yüzde 25'inin gıda, içki ve tütün sektörü için harcandığını belirten Yalçındağ, gelir düzeyi düştükçe bu oranın yüzde 40'ları bulduğunu ifade etti.
"Türkiye, yükselen tarım ve gıda fiyatlarından ötürü enflasyon artışı gibi bir bedel ödüyor" diyen Yalçındağ şöyle devam etti: "2008 yılının Şubat ayından bu yana hızla artan gıda fiyatları, Nisan ayı itibariyle yıllık yüzde 13.5 seviyesine ulaştı. Tarım sektöründe üretim fiyatlarındaki artış 2007 yılının ikinci yarısından itibaren ciddi şekilde hızlanarak 2008 yılı Nisan ayında yıllık yüzde 19 seviyesine ulaştı. Bu 2005 yılından beri görülen en yüksek seviyedir. Son dönemde karşılaştığımız sıkıntıların temelinde, Türkiye tarımının uzun yıllardır çözülememiş, yapısal sorunları yatıyor. Yapısal sorunları çözemediğimiz gibi, modern üretim açısından son derece önem taşıyan sanayi-tarım entegrasyonu da bir türlü sağlayamadık." Türkiye'de tarımsal üretimde gözlemlenen düşük büyüme hızının yıllardır aşılamadığını söyleyen TÜSİAD Başkanı Yalçındağ, bugün uluslararası fiyatların gelmiş olduğu yeni dengenin tarım politikamızdaki yansımalarına işaret ederek, "Geçmişte yapmış olduğumuz hatalardan gerekli dersleri çıkartmamız gerekiyor. Tarımdaki kronik sorunlarımızın uzun yıllardır çözülememiş olmasının temelinde tarım politikalarında sık sık içine düştüğümüz bir yanlışlık yatmaktadır. Türkiye'de tarım politikası oluşturulurken temel alınan değer "kendine yeterli" olmaktır. Oysaki "kendine yeterlilik" politikası, uygulamada giderek "korumacılık" politikasına dönüşmektedir. Hem Dünya Ticaret Örgütü üyesi olan, hem AB'yi hedeflemiş bir ülkenin dış ticaret koruma yöntemleriyle kendine yeterli olmaya çalışması gerçekçi değildir. Türkiye, tarımda kendine yeterli olabilmeyi korumacılıkta değil, teknik ilerlemede ve araştırma geliştirmede aramalıdır. Kendine yeterli olma yaklaşımının ötesine geçerek, "uzmanlaşma", "bir ürünün dünyada en iyisini üretebilme", "en iyi işleyebilme" gibi hedefleri benimsemelidir. Böylesi bir anlayış değişikliği, Türkiye'nin küreselleşen dünyada ve AB'de daha güçlü bir yer almasını kolaylaştıracaktır" şeklinde konuştu.
Bugün tarım politikalarındaki eski yaklaşımımızı değiştirmek konusunda yeni bir fırsat yakalandığını ifade eden TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, yurtiçinde görülen fiyat artışlarına rağmen, dünyadaki artışlar çok daha sert olduğu için, dünya ve Türkiye arasındaki fiyat farkının büyük ölçüde azaldığını ifade etti.
"TÜRKİYE İÇİN REKABET FIRSATI" Dünyada oluşan yeni fiyat seviyelerinin Türkiye'ye uluslar arası piyasalardaki rekabet gücünü iyileştirme imkanı sağladığını belirten Yalçındağ, "Ancak ileri doğru yapılan tahminler, uluslararası fiyatların yeniden bir miktar düşeceğine işaret etmektedir. Türkiye, rekabet gücünü korumak için fiyatların geldiği seviyede kalması konusunda ısrarcı olmamalı ve uluslararası piyasalardaki fiyat hareketlerine uyum sağlamaya çalışmalıdır. Dünya ve yurtiçi piyasalar arasındaki fiyat farkını en azından AB düzeyinde tutabilmeyi amaçlamalıdır. Bunu gerçekleştirebilmenin yolu, tarımda üretim maliyetlerinin aşağı çekilmesinden geçmektedir. Maliyetleri en etkili biçimde aşağı çekecek politika, ertelenmiş yapısal sorunların çözülmesidir" dedi.
Yalçındağ yapısal sorunların çözümü için önerilerini ise şu şekilde sıraladı: "Hedef, rekabetçi bir tarım sektörünün oluşturulmasıdır. Tarım destekleme politikaları, bu hedef doğrultusunda biçimlendirilmelidir. Petrole olabildiğince daha az bağımlı bir tarımın, hem daha az yakıt kullanan traktör, hem daha az traktör girdisi gerektiren ürün türlerinin tercihi özendirilmelidir. Ayrıca, küresel iklim değişikliği çerçevesinde kuraklığa dayanıklı bitki türlerinin yaygınlaştırılması, ya da sulama ekonomisini artıracak tekniklerin teşvik edilmesi de önem taşımaktadır. Alternatif üretim teknolojileri konusunda araştırmalara daha fazla kaynak ayrılmalı, tarımın yüksek teknolojili, bilgi temelli bir sektör haline dönüştürülmesi hedeflenmelidir. Bu politikalar, AB'ye uyum politikasıyla desteklenmeli ve paralel yürütülmelidir." Önümüzdeki 40 yılda gıdaya olan küresel talebin iki ya da üçe katlanacağının tahmin edildiğini ifade eden TÜSİAD Başkanı, bu tahminin artan dünya nüfusunun beslenmesini geleceğin en önemli meselesi haline getirdiğini ve meselenin çözümünün ise tüm dünyada tarım politikalarının değişiminde yattığını belirtti.
(RC-CY-ÖK-E)
Haber Yayın Tarihi: 07 Mayıs 2008 Çarşamba Saat 10:54