Avrupa Komisyonu Parlamenterler Meclisi (AKPM)'nin,
AK Parti'ye açılan kapatma davasının sonucuna göre, Türkiye için izleme mekanizmasının yeniden gözden geçirilebileceğine ilişkin kararı siyasilerde geniş yankı buldu.
AKP'nin kararını değerlendiren AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Ergün, AKPM'nin Türkiye için değerlendirmelerde bulunmasının yeni bir durum olmadığını, 2004 yılında da benzer bir değerlendirmede bulunarak, Türkiye'nin insan hakları ve demokrasi konusunda 'izlemeden' çıkarılmasına karar verdiğini hatırlattı.
Bu memnuniyet verici durumun geriye doğru gitmesinin söz konusu olamayacağını dile getiren Ergün, Türkiye'nin bugün bulunduğu yerden geriye gitmesi durumunda uluslararası alanda Türkiye hakkında değerlendirmelerin de farklılaşabileceğini kaydetti.
"KAVGA EDEREK BİR YERE VARAMAYIZ"
Nihat Ergün, alınan kararın, Türkiye'deki demokratik ilerlemelerin dünya için ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini belirterek, "Hepimiz Türkiye'deki demokratik seviyeyi ileriye götürmeye çalışmalıyız. Avrupa kurumları, şu veya bu kişinin baskısıyla bir noktaya ulaşmaz. 27 ülkeden oluşan bir tablo var. Bu 27 ülkeye birden bir siyasi partinin veya birkaç milletvekilinin
etki yapacağı düşünülebilir bir şey değil. Değişik ülkeler, değişik siyasetçiler Türkiye hakkında ortak bir değerlendirme noktasına geliyorlarsa, bizim Türkiye'deki siyasetçiler olarak Avrupa'daki siyasetçilerle kavga etmek yerine, 'Acaba Türkiye'de demokrasi alanında bir geriye gidiş var mı? Biz bu konuyu acaba gözden mi kaçırıyoruz? Bizim iç iktidar mücadelelerimiz gözden kaçırdığımız bazı şeyleri mi önümüze koyuyor? Dünyadaki başka kurumlar, bizim göremediğimizi mi görüyor' diye bunu değerlendirmemiz lazım. Yoksa onunla, bununla kavga ederek bir yere varılmaz" şeklinde konuştu.
MHP'Lİ Oktay Vural KARARA TEPKİLİ
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ise AKPM'nin kararı için, "Böyle bir şey kabul edilebilir mi ? AKPM mi Türkiye'yi yönetecek ?" dedi.
Türkiye'de siyasetçilerin, parlamentonun olduğunu dile getiren Vural, "Böyle bir dayatmayı kabul etmemiz söz konusu değildir. Bu yabancıların Türk demokrasisi üzerinde darbe oluşturma çabasıdır? Milli iradeye aykırı bir girişimdir. Dışardan gelen böyle bir dayatmayı kabul etmemiz mümkün değildir. Sorunlarımızı kendimiz çözeceğiz" dedi. Vural, daha önce AK Partili milletvekillerinin AKPM'ye Türkiye'yi şikayet ettiklerini ve bildiri yayınlamasını istediklerini hatırlatarak, son kararla bu girişimin sonuç verdiğinin görüldüğünü söyledi.
"GELİNEN NOKTA SORGULANMALI"
AK Parti Grup Başkanvekili Sadullah Ergin ise Türkiye'nin daha önce izleme sürecinden çıkarıldığını hatırlatarak, "Eğer Türkiye'de Kopenhag siyasi kriterlerinin aşındığı düşünülüyorsa, son düzlükte olanlara bakmamız lazım" dedi.
Alınan kararın ne olduğu ve ne anlama geldiğinin irdelenmesi gerektiğini vurgulayan Ergin, böyle bir kararın çıkmış olmasından üzüntü duyduğunu dile getirdi. Alınan karada kapatma davasının tek başına etkili olmadığını, Meclis'in ve kuvvetler ayrılığı ilkesinin geldiği noktanın önemli olduğunu vurgulayan Ergin, "Türkiye'de asgari demokratik standartların aksaması önemli. Tekrar eskiye dönük bir ithamla karşılaşmış olmak veya Türkiye'nin asgarı olarak nitelendirilen demokratik standartları yerine getirmediği düşünülüyorsa, gelinen noktanın sorgulanması lazım" şeklinde konuştu.
"DENETİM MEKANİZMASI YAPTIRIM DA GEREKTİRİR"
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Murat Mercan da insan hakları, hukunun üstünlüğü ve domakrasi alanında ciddi sıkıntıları olduğu için Türkiye'nin 2004 yılına kadar Avrupa Komisyonu tarafından izlenen bir ülke olduğunu hatırlatarak, AK Parti iktidarında yapılan icraatlerle Türkiye'nin izlemeden çıkarıldığını ve Avrupa Konseyi'nde sınıf atladığını söyledi.
Dün alınan kararla, son gönlerde yaşanan olaylar nedeniyle Türk demokrasisi konusunda bazı endişelerin ortaya konulduğunu dile getiren Murat Mercan, "Herşeyden önce AKPM bu kararla Türkiye'nin bir resmini çekiyor. Avrupa Konseyi, 'ben bunları kabul edilebilir bulmuyorum' diyor. Türkiye denetim mekanizmasına alındığı zaman, Türkiye'ye birtakım yaptırımlar söz konusu olabilir. Ümit ediyoruz ki Türkiye bu süreçten sağlıklı bir şekilde çıkar ve demetim mekanizmasına girmez. Ama demetim mekanizmasına girmemesinin de koşulları var. İnşallah o koşullar yerine getirilir ve Türkiye demetim mekanizmasına girmez" diye konuştu.
"BU RESİM GÜZEL BİR RESİM DEĞİL"
Denetimin mekanizmasının AB ile de doğrudan ilgili olduğunu vurgulayan Murat Mercan, şöyle dedi: "Avrupa Konyesi'nin denetiminde olan ülkeler, aslında Kopenhag kriterlerini sağlamamış ülkelerdir. Denetim süreci, Kopenhag kriterlerinin uygulamasında bir eksiklik olduğunun göstergesidir. Türkiye izleme sürecine girerse, Kopenhag kriterlerinde bir sorun var demektir. Bunun da doğal olarak AB üyelik sürecine etkisi olacaktır."
Murat Mercan, "AKPM bir Türkiye resmi çizmiştir. Bu hoş bir resim değildir. Ya bu resmi değiştireceksiniz, ya bu resim yanlış bir resim diyeceksiniz, ya da Avrupa Konseyi'nden artık çıkalım diyeceksiniz. Hepimize düşen şey, bu resmi değiştirecek bir takım çabalar içinde olmamızdır. Bunun önemli bir adımı da yeni ve sivil Anayasa çalışmasıdır" şeklinde konuştu.