Sıt -Com'da Oynamak İstiyorum
Gündüz Kuşağında Partnerli Programlara İmza Attıktan Sonra Televizyona Ara Veren Saba Tümer, Bir Süre Önce Gece Kuşağına Geri Döndü. Tümer'le Yeni Programını, Sit -Com'da Oynama Hayalini ve Kendisine Gelen Bir Kamyon Dolusu Çiçeği Konuştuk..
GÜNDÜZ KUŞAĞINDA PARTNERLİ PROGRAMLARA İMZA ATTIKTAN SONRA TELEVİZYONA ARA VEREN SABA TÜMER, BİR SÜRE ÖNCE GECE KUŞAĞINA GERİ DÖNDÜ. TÜMER'LE YENİ PROGRAMINI, SİT-COM'DA OYNAMA HAYALİNİ VE KENDİSİNE GELEN BİR KAMYON DOLUSU ÇİÇEĞİ KONUŞTUK..
Saba Tümer için 'Alışık olduğumuz haber spikeri tanımını değiştiren kişi,' diyebiliriz. Haberleri okurken yakalandığı kahkaha krizleri, sorduğu sorular ve bazen gösterdiği tepkilerle bir dönem hepimizi şaşırtmayı başarmıştı. Yıllarca gece haberlerini sunduktan sonra, gündüz kuşağına transfer olan ama orada aradığını bulmayan ve yuvasına, yani 'gece'ye geri dönen Tümer, artık haftanın beş günü Haberturk'te program hazırlayıp sunuyor. Üstelik her programı olay oluyor, magazin sayfalarına taşınıyor. Ayrıca Tümer, programa başladığı hafta kanala gönderilen bir kamyon dolusu çiçekle, kendisi de magazin konusu olmuştu. 'Ben televizyoncu olmak için yaratılmışım,' diyen Saba Tümer'le anlatmaya doyamadığı programını konuştuk, en çok kiminle röportaj yapmak istiyor öğrendik. Bir de; şu bir kamyon dolusu çiçek neymiş, kim göndermiş, işin sırrını öğrenmeye çalıştık...
- Haber spikerliği öyküsü nasıl başladı? Küçükken de spiker mi olmak isterdiniz?
- Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden mezunum. İzmir'de Sky TV'de muhabirlik yapıyordum. Spikerlerden biri pat diye istifa etti. Habere çıkaracak kimse yoktu. Bana, 'Sabah habere çık,' dediler. 'Çıkarsın, çıkamazsın, nasıl konuşacağım,' derken çıktım. Sonra çok hoşuma gitti. Hem muhabirliği, hem de spikerliğini bir arada yürütmeye başladım. Diksiyon dersleri de aldım.
- Gülgün Feyman'dan almak istemişsiniz bu dersleri ama o vermek istememiş. 'Bu kızın E'leri çok açık, S'leri patlıyor,' demiş...
- Evet. Ama o galiba Gülgün Hanım'ın yoğun bir dönemine denk geldi. O da bahane olarak bunu söyledi.
- Siz hiç ümitsizliğe kapılmadınız mı? 'Ben bu işi galiba beceremeyeceğim,' demediniz mi?
- Demez olur muyum! Annem o yaz vefat etmişti. Ders alıp, televizyona çıkayım dedim. Valizimi, pılımı pırtımı topladım İstanbul'a geldim. Gülgün Hanım ders için 15 gün yeter demişti. Çok havalı geldim, üç gün sonra baktım telefonlarıma cevap vermiyor, aynen aldım çantayı İzmir'e geri döndüm. Ama her işte bir hayır vardır. İzmir'de herkesin hocasını buldum, Gülay Oğuz'dan ders aldım.
- Sizi ilk olarak NTV'de tanıdık. Ama o dönem de Nuri Çolakoğlu'nun akrabası olduğunuz için kanala geçtiğiniz konuşuldu.
- Onun çok büyük payı oldu ama hiçbir torpili olmadı. İzmir'e geldiğinde beni gördü ve öyle çağırdı. Show TV'yi kurarken beni asistan olarak istemişti ama annem istememişti. Önce okulumu bitirmemi istedi.
- Neden hep gece programlarını tercih ediyorsunuz? Gündüz kuşağı sizi kabullenemedi mi?
- Aslında Pakize (Suda) ile yaptığım program çok keyifliydi. Ve reytingleri de iyiydi. Ama ben de gündüzü çok sevmedim. Geceyi seviyorum. Gençler gece daha çok izliyor. Gündüz izleyicisiyle gece izleyicisi çok farklı.
- Haber spikeri olarak sizin gülmeniz de çok sık eleştiriliyordu. Kimisi yakıştırırken, kimi 'Hiç haber spikeri güler mi?' diyordu.
- Pronter bağımlısı olmak istemedim. Anchorwoman'ım. Onun içine kendimi de kattım, kahkahamı da kattım. İnsanların gözünde haber spikerlerinin farklı bir yeri var. Sanki mimik yapamayız, gülemeyiz, bizim belden aşağımız yok, yemiyoruz, içmiyoruz, ağlamıyoruz, tuvalete girmiyoruz diye görüyorlar. Ben bu kalıbı yıktım.
- Okan Bayülgen, Cem Özer, Pakize Suda... Bir dönem partnerli işler de yaptınız ama tutmadı sanki?
- İkili olmayı çok sevmedim. İkili işlerde ben kendimi geri çekiyorum. Karşı taraf her şey onun olsun istediği için, ben ister istemez kendimi geri çekiyordum. İnsanlarla savaşma huyum yoktur. Sonuçta bu işten para kazanıyoruz, bunun ekmeğini yiyoruz. Herkes kendi işini yapsın taraftarıyım. Ama karşı tarafta ego yükselince, ben didişmek gibi ucuz bir şey yapmak yerine, kendimi geri çekiyorum.
- Haberturk'teki programınızda da birçok ilk yaşandı...
- Magazinel anlamda da çok bomba olaylar oldu. Normal habercilik açısından da oldu. Mesela, 'Son gazi öldü,' dediler. Onun son gazi olmadığı benim programda ortaya çıktı. Başbakan çakı taşıyordu, onun sünnet olduğu benim programda ortaya çıktı.
- Tesettürlü yazar Emine Şenlikoğlu'nu programa çağırıp, 'Ses de erkeği tahrik edebilir, nasıl oldu da kocanız programa çıkmanıza izin verdi?' diye sormuştunuz...
- Onun fikirlerini çok merak ediyordum. Daha önce eşiyle tanışmasını anlatmış. Aynı yerde çalışıyorlarmış ama günah olduğu için eşi ona bakmazmış. Böyle bir adamla evleniyor ama televizyona çıkıyor. Ben de merak ettim, sordum.
- En büyük isteğiniz de Tayyip ve Emine Erdoğan çiftini yayına alıp, onlarla siyaset dışı konuşmakmış...
- Evet çok istiyorum. Ben aralarındaki aşkı merak ediyorum. Bir anne ve baba ve aynı zamanda başbakan ve başbakan eşi olarak ilişkilerini merak ediyorum. Nasıl tanıştıklarını sormak isterim.
- Tesettürlü kişilerin hayatlarına sanki özel bir ilginiz var. Onların ilişkilerini, aşklarını daha mı çok merak ediyorsunuz?
- Ama aşk her zaman merak edilir. Ben sizin aşkınızı da merak ederim. Çünkü aşk herkesin arayıp da bulamadığı bir şey. O duygu bana ilginç geliyor.
- Zaten kendinizi Kuran'a bağlı modern muhafazakâr bir kadın olarak nitelendirmişsiniz. Ne demek bu?
- Bu dönemde yaşadığım için zamane şartlarına göre yorumluyorum Kuran'ı. Sonuçta temeli, iyi, doğru, ahlaklı bir insan olmaya dayanıyor. Yasin'imi de okurum, orucumu da tutarım. Kulla Allah arasına kimse giremez. Günü geldiğinde hesabımı yaradana veririm.
Neden NTV'yi bırakıp Reha Muhtar'ın ekibine geçtiniz?
- Reha Muhtar'dan bana teklif gelmişti. Nilüfer'le beraberdi o zaman. Nilüfer beni görmüş, çok beğenmiş. Reha'ya, 'Niye Saba'yı almıyorsun?' demiş. Reha Bey, 'Hayatımda ilk kez bir kadının istediği bir şeyi yaptım ve seni transfer ettim. Çok da hayırlı oldu,' dedi.
- Reha Muhtar'la aranız nasıl?
- Barıştık. Bana köşesinden hoş olmayan yazılar yazdı ben de ona küsmüştüm. Ama Oray Eğin bizi barıştırdı. Reha Bey çok iyi bir insan ama çalışmak çok zor.
- Yeni projeler var mı?
- Geçenlerde bir sit-com teklifi geldi, onu düşünüyorum. Çok istiyorum sit-com'da oynamak.
- Kanaldaki ilk gününüzde bir kamyon dolusu gül gelmiş. Kim bu güllerin sahibi? Reha Muhtar mı?
- Hayır, ne Reha Muhtar'ı canım. Zaten bir kamyon değildi. Beyaz gül ve kır çiçekleri vardı. Bütün servise dağıttık. Herkesin masasına koyduk. Ama çıtayı yükselttim bu olaydan sonra. (Gülerek) Artık sevdiğim birinden helikopterle gül istiyorum.
- Oray Eğin olabilir mi gönderen?
- Hayır, bilmiyorum kimin yaptığını. Kimse üstlenmedi, kart falan da yoktu.
- Hiç merak etmediniz mi peki?
- İnanın ki etmedin. Etsem de araştırabileceğim bir şey yok ki. Bir yıl ekranlara ara verdiğim için, belki beni çok özleyen bir hayranımdır dedim.
- Gül olayı sevgilinizle aranızı bozdu mu?
- Hayır bozmadı. Zaten biraz alaturka bir hareketti
Sabah














