Sağlık Bakanlığı, sınav kaygısını başarının önündeki en büyük engel olarak gösterirken, kaygıyı azaltmada en önemli adımın doğru ve derin nefes alma yollarını öğrenmek olduğunu bildirdi..
Bakanlık, yaptığı yazılı açıklamayla kaygı ve etkenlerine ilişkin bilgiler verdi. Kaygının, kişinin herhangi bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı fiziksel, zihinsel ve davranışsal değişimlerin duygu durumu olarak tanımlandığı açıklamada, kaygının öğrenme ve başarı üzerindeki olumsuz etkilerine işaret edildi. Açıklamada şöyle denildi:
"Sınav öncesinde öğrenilen bilginin sınav sırasında kullanılmasına engel olan, başarının düşmesine yol açan yoğun duygu hali ise sınav kaygısıdır.
Sınav kaygısının belli düzeyde her bireyde hissedilmesi olağandır. Bu kaygı motivasyonumuzu da arttıracağı için beraberinde başarımızı da destekleyecektir. Kaygı rahatsızç edici boyuta ulaştığında da yani panik, telaş ve aşırı heyecan durumunda ne kadar akademik olarak hazır olunsa da var olan bilgileri kullanmak zorlaşacaktır.
Kaygının rahatsız edici fizyolojik boyutlara ulaşmasını sağlayan bireyin ta kendisidir. Bireyin olayları değerlendirme ve yorumlama biçimi, düşünme şekli kaygının ve stresin temel kaynağıdır. Önemli olan stresten ve kaygıdan kaçınmak değil, onunla birlikte yaşayabilmeyi başarabilmektir.
Özgüvenini kaybetmeyen, olayların kontrolünü elinde tutan hatalarını bilen, hatalarıyla başa çıkma yollarını arayan ve öğrenen birey kaygıyı en aza indirgeyendir.
Motivasyon seviyesi kaygının en önemli etkenlerinden birisidir. Yapılacak bir iş basit ve kolaysa yüksek derecede güdüleme verimi azaltır. Buna karşın yapılacak iş matematik testi gibi bilişsek süreçleri içeren karmaşık bir durumu gösteriyorsa o zaman yüksek güdüleme verimi azaltır. Sınvanı sadece bilgilerimizi sınamak olduğu düşünüldüğünde başarımız o oranda artar. Dolayısıyla sınav kaygısı başarının önündeki en büyük engeldir."
KAYGI NEDENLERİ VE BELİRTİLERİ
Açıklamada, öğrencilerin sınav kaygısı yaşamasının en önemli nedeni olarak aile ve çevrenin beklenti seviyesi, hedefi gözünde büyütme ile başarısızlık ve sınav sonuçları hakkındaki saplantılı düşünceler olarak gösteren Sağlık Bakanlığı, çalışma zamanının planlanamaması, verimsiz çalışma ve dikkati toplayamamanın diğer sebepler arasında bulunduğunu kaydetti.
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada sınav kaygısının emareleri ise şöyle sıralandı: "Fiziksel belirtiler bağlamında; karın ağrısı, bağırsak hareketlerinde değişme (ishal ve kabızlık), mide şikayetleri, kalp çarpıntısı, nefes darlığı, hızlı nefes alma, terleme, titreme, baş ağrısı, baş dönmesi, huzursuzluk ile uyku, uyuşukluk, yorgunluk ve yeme alışkanlığındaki değişiklikler görülür.
Duygusal belirtiler bağlamında da; sinirlilik, karamsarlık hayal kırıklığı, korku, mutsuzluk, tedirginlik, endişe, beklentilere cevap vermeme gibi durumlar gözlenir."
KAYGIYLA BAŞA ÇIKMA YOLLARI
Sınav kaygısının endişe ve yoğun duygular bağlamında ele alınabileceğine dikkat çekilen açıklamada sınav kaygısıyla başa çıkma yolları olarak sınava iyi hazırlanmış girilmesine bağlandı. Sınav öncesinde uykusuz ve aç olunmaması gerektiğine yer verilen açıklamada asitli içeceklerden ve kırmızı et ile baharatlı yiyeceklerden kaçınılması istendi.
Gıda olarak bol meyve ve sebze alınması gerektiğine işaret edilen açıklamada şu uyarılarda bulunuldu:"Sınav yerine zamanında gidilmeli, acele edilmemeli, son ana kadar ders çalışılmamalı, sınavdan önce gevşeme egzersizleri yapılmalıdır.
'Başaramayacağım, sorular zor olacak, bilmediğim konular çıkacak' gibi iç konuşmalar yapılmamalıdır. Var olan kaygılar panigğe dünüştürülmemelidir. Eğer aşırı bir kaygıya kapılınmışsa 2 dakikalığına sınav bırakılmalıdır. Düzgün nefesler alınıp verilerek sınavdaki diğer insanlara bakarak yalnız olunmadığı ve herkeste heyecan bulunduğu düşünülmelidir. Zaman doğru ayarlanmalı ve oturma pozisyonu değiştirilmelidir."
Açıklamada kaygıyı azaltmada en önemli adımın doğru ve derin nefes almayı öğrenmek olduğu vurgulandı. Aşırı kaygıdan dolayı yaşanan paniğin kan damarlarında daralmaya ve vücut sıcaklığında düşmeye neden olduğu bildirilen açıklamada doğru ve derin nefes alınmasının kanı vücudun tüm noktalarına yayacağı ve kaygının şiddetini azaltacağı ifade edildi.
Açıklamada, ayrıca, ailelerin çocuklarının sadece başarılı olduklarında değil başarısız olduklarında da yanında olduklarını göstermeleri, hissettirmeleri gerektiği dile getirildi.