RTÜK Başkanı Akman Bilkentli Öğrencilerle Bir Araya Geldi

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Zahid Akman, 'Her Ne Kadar Bazı Yazılı Basın Organlarında Uygulamalarımız Sansür Gibi İfade Edilse de Biz RTÜK Olarak İzleyicilerin Haber Alma, Bilgi Edinme Özgürlüğünü Kısıtlayacak Her Şeyin Karşısındayız' Dedi. 

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Zahid Akman, ''Her ne kadar bazı yazılı basın organlarında uygulamalarımız sansür gibi ifade edilse de biz RTÜK olarak izleyicilerin haber alma, bilgi edinme özgürlüğünü kısıtlayacak her şeyin karşısındayız'' dedi.

RTÜK Başkanı Zahid Akman, Bilkent Üniversitesi Kültür ve İletişim Topluluğunun düzenlediği ''Türkiye'de Medya Etiği'' konulu söyleşiye katıldı. RTÜK çalışmaları hakkında öğrencileri bilgilendiren Akman, RTÜK olarak yaptıkları denetimlerin yanında izleyici temsilcisi ve RTÜK İletişim Merkezi kanalıyla da kamunun bu denetimi yapmasını sağladıklarını söyledi. Akman, ''Biz, RTÜK olarak herhangi bir yayını yayınlanmadan önce yayın kuruluşunun bu manada talebi bile olsa denetlemiyoruz. Denetleyemiyoruz, demiyorum, sanki bunu çok arzu ediyoruz da kanun bu yetkiyi bize vermiyormuş gibi bir anlam çıkıyor, biz denetlemiyoruz. Çünkü herhangi bir yayının, herhangi bir programın yayına girmeden evvel denetlenmesi ya da denetlenme talebi sansür anlamına geliyor. RTÜK, kişilerin haber alma, bilgi edinme hakkını ve özgürlüğünü kısıtlayacak, onları yönlendirmeye çalışacak böyle bir uygulamaya karşıdır. RTÜK, sansürün ve sansür noktasında talebi olan herkesin karşısında ve bu manada çok ciddi tavırlar takınan bir kurum durumundadır. Her ne kadar bazı yazılı basın organlarında uygulamalarımız sansür gibi, sansür şeklinde ifade edilse de bizler RTÜK olarak izleyicilerin haber alma, bilgi edinme özgürlüğünü kısıtlayacak her şeyin karşısındayız ve bu manada bu özgürlükleri kısıtlayan her kişi ve kuruma da aynı tavırla karşıyız" dedi.

Etik ilkelere uyulmasının yayın kuruluşunun itibarı açısından büyük önem taşıdığını belirten Akman, ''Etik ilkelere uyulmadığı zaman bir maddi kaybınız olmuyor ama itibarınız kayboluyor, saygınlığınız kayboluyor. Bu nedenle biz yayıncıların belli bir bilinç içerisinde, RTÜK'ün kanunla elde ettiği yetkilerden korkmak yerine, kamuoyu önünde itibar kaybetme korkusunu taşıyıp etik ilkelere uymasını çok önemsiyoruz'' diye konuştu.

Konuşmasının ardından öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Akman, magazin programlarını eleştiren bir öğrenciye, Türkiye gibi toplumsal olarak gerçekten ciddi sosyal sorunları, eğitim eksikliği olan ülkelerde televizyonların kamuoyunun toplumsallaşmasına, eğitilmesine önemli katkılarının olabileceğini söyledi. Bu yayınların bazı olumsuz etkiler doğurabileceğini belirten Akman, sırf olumsuzluklara bakılarak faydalı çalışmaların görmezden gelinemeyeceğini söyledi. Özgürlüklerin sonuna kadar kullanıldığı, insana saygılı bir yayın ortamının sağlanmasının en büyük hedefleri olduğunu kaydeden Akman, ''Herkes aynı şekilde düşünüp, aynı şekilde konuşacaksa bu kadar yayın kuruluşuna ihtiyaç yok. Bir tek yayın kuruluşuyla bu yapılabilir. Biz çok sesliliği çok önemsiyoruz'' şeklinde konuştu.

"BİR KUTLAMA YAPILACAKSA SABAHLEYİN YAPILMASI ANLAMSIZ" Akman, bir başka öğrencinin basın ve yayın organlarında çok sayıda tekzibin yayınlandığını, bunun yanlış haberlerin da sayıca fazlalığını ortaya koyup koymadığını sorması üzerine, ''Kelin ilacı olsa başına sürer diye bir laf var, biliyorsun değil mi?'' karşılığını verdi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda TBMM'ye gittiğini belirten Akman, şöyle devam etti:

''Çıkışta iki değerli arkadaşımla beraber sabahleyin oturduk, bir pastanede kahvaltı yaptık. Güzel, bayram sabahı, hava da çok güzeldi. Bir yayın kuruluşu, bu hafta sonu televizyonda birini çıkarmış, 'çok iyi araştırma yaptım, her yerden teyidini aldım, Zahid Akman ve yanındaki iki kişi falan gazete ve televizyonun satışını kutluyorlardı'. Yani, bir kutlama yapılacaksa sabahleyin yapılması anlamsız. İkincisi 3 kişiyle ne kutlanır? Üçüncüsü, kamuoyunun, milletin içinde, pastanede herkesin gelip bir şeyler yeyip içtiği bir yerde portakal suyu içerek yapılan bir kutlama ne kadar anlamlı olur? Ama, bu insan hiç utanmadan, sıkılmadan, yüzü kızarmadan 'bu kutlamayı yapıyordu' diye söyleyebiliyor. Şimdi bununla ilgili ne yapacağım? Tabii bizim uzmanlarımız araştırıyor, tabii ben kendim yargı yoluna gidiyorum. Şu ana kadar kendimle ilgili çıkan haberlerle ilgili tekzip yayınlattım. Bu da şık değil. Ama adamcağız yalan söylüyor. Yani kutlamayı yaparken sanki o satışı ben organize etmişim, o parayı ben verdirmişim, öyle bir anlamsız iş olur mu?''.

Zahid Akman, bir ulusal televizyon kanalının bir siyasi partiden para aldığının öne sürüldüğünün anımsatılması üzerine de konunun Maliye Bakanlığı ve yargıya intikal etmesinden dolayı sonucun beklenmesinin yararlı olacağına inandığını belirtti.

"DÜŞÜNCELERE SAYGI DUYMAK GEREKİR" Eski propaganda dönemlerindeki gibi kitle iletişim araçlarını kullanarak insanları dönüştürme, belli bir ideoloji etrafında toplama, kenetleme dönemlerinin geçtiği görüşünü dile getiren Akman, tek bir yayın kuruluşuyla kişilerin haber alma imkanlarının ve iletişim kaynaklarının önüne geçilemeyeceğini söyledi. Türkiye'de bin 500'ün üzerinde farklı yayın organı olduğunu hatırlatan Zahid Akman, ''Böyle bir ortamda bir tek televizyon ya da radyoyu kullanarak, 'Ben bütün Türkiye'yi kendi düşündüğüm gibi düşündüreceğim, benim gibi düşünmeyenleri de yok edeceğim' gibi bir uçuk fikir sahibiyseniz, böyle bir fikre elbette sahip olabilirsiniz, böyle bir fanteziniz olabilir, ama böyle bir fikri gerçekleştirme imkanınız yoktur'' dedi.

Kişilerin düşüncelerine saygı duymak gerektiğini ifade eden Akman, ''Herkes benim gibi düşünecek, herkes benim gibi giyinecek, herkes benim gibi bir yaşam tarzına sahip olacak iddiasıyla ortaya çıkıp insanları küçümsememek lazım. Türkiye'yi olduğu gibi düşünmek lazım'' diye konuştu.

Akman, kendisinin hangi programları izlediğinin sorulması üzerine de, ''Bakın, benim kendi evimde bile çatışma olabiliyor. Ben, ruh karartan dizileri izlemiyorum. Ama sevgili eşim izliyor'' yanıtını verdi.

''Avrupa Yakası'' ile ''Elveda Rumeli'' dizilerini izlediğini anlatan Akman, ''Mesela hafta sonunda Galatasaray-Sivasspor maçını izledim. O da çok güzeldi hem sonuçları, hem de oyun kalitesi itibariyle. Bazılarımız da bu programdan rahatsız olmuş olabilir ama, ne yapalım'' diye espri yaptı.

(DUY-ÖZ-Y)

Haber Yayın Tarihi: 06 Mayıs 2008 Salı Saat 17:52

Yazdırılan Sayfa: http://www.haberler.com/rtuk-baskani-akman-bilkentli-ogrencilerle-bir-haberi/

(C) 2006-2008 Haberler.Com
Yeni Medya Elektronik Yayıncılık Ltd Şti.