Psikoaktif Madde Kullanımı ile Mücadele
Lise İkinci Sınıf Öğrencileri Arasında Yapılan Araştırmaya Göre, 2001-2004 Yılları Arasında Esrar Kullanımının Yüzde 75.7, Extacy Kullanımının İse Yüzde 287.5 ve Eroin Kullanımı Artış Oranının Yüzde 100 Olduğu Açıklandı.
Lise ikinci sınıf öğrencileri arasında yapılan araştırmaya göre, 2001-2004 yılları arasında esrar kullanımının yüzde 75.7, extacy kullanımının ise yüzde 287.5 ve eroin kullanımı artış oranının yüzde 100 olduğu açıklandı.
"10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü" dolayısıyla İstanbul Sağlık Müdürlüğü'nce "Psikoaktif Madde Kullanımı ile Mücadele" konulu panel düzenlendi. Beyoğlu Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen panelde İstanbul İl Sağlık Müdür Yardımcısı Uzman Doktor Abdülkadir Tabo bir konuşma yaptı. Dünya Ruh Sağlığı Günü'nün önemine değinen Tabo, Türkiye'de 18 yaş üzeri nüfusun yüzde 18'inde, başka bir deyişle 5 kişiden 1'inde ruhsal hastalık olduğunu belirtti. Tabo, uyuşturucu kullanımda psikolojik
sorunların da etkili olduğuna dikkat çekerek, Türkiye'de son dönemde ilkokul, ortaokul çağından itibaren uyuşturucu kullanımının başladığına yönelik haberlerin yoğunlaştığını hatırlattı. Dünya Ruh Sağlığı Günü'nde tema olarak seçilen uyuşturucu kullanımının ortaokul çağında başladığını, lisede iyice arttığını ve bütün dünyada görüldüğünü belirterek "Biz de bu noktaya hızla yaklaşıyoruz" dedi.
Panelde söz alan Çocuk ve Ergen Madde Bağımlılığı Araştırma Tedavi ve Eğitim Merkezi (ÇEMATEM) Klinik Şefi Yardımcısı Uzman Doktor Defne Tamar Gürol ise uyuşturucu madde kullanımının Türkiye'de son yıllarda ciddi oranda arttığını söyledi. Gürol, ergenlik döneminin uyuşturucuya başlama konusunda ciddi bir risk oluşturduğunu vurgulayarak, toplum dışına itme düşüncesinin sorunun büyümesinde etkili olduğunu ifade etti.
Gürol, uyuşturucuya ulaşmanın kolaylaşmasının yaşıtlar arasında madde kullanımı, aile içi sorunlar, hazzı erteleyememe, öfke kontrolünün az olması gibi kişilik yapılarının kullanımın artmasında etkili olduğunu kaydetti. Lise öğrencileri arasında eroin kullanımındaki artış hızının dikkat çekici bir noktaya ulaştığını belirterek, "2001-2004 yılları arasında lise ikinci sınıf öğrencileri arasında yapılan araştırmaya göre, esrar kullanımı yüzde 75.7, uçucu madde kullanımı yüzde 40.5, extacy kullanımı yüzde
287.5, eroin kullanımı artış oranı yüzde 100. Bu önemli bir veri" şeklinde konuştu.
Gürol, ÇEMATEM'e tedavi için 2006 yılında yapılan başvuruların 3 bin 112
olduğunu aktararak, bunların yüzde 81'inin erkek, yüzde 50'sinin göç etmiş ailelerden, yüzde 18'inin ilköğretimi, yüzde 21'inin ise ortaöğretimi yarıda bırakmış kesimden olduğunu ifade ederek, bu konuda tüm bakanlıkları da kapsayan bir devlet politikası oluşturulmasının sorunun çözümünde büyük önem taşıdığını kaydetti.
Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi (AMATEM) Klinik Şefi Doç. Dr. Duran Çakmak panelde yaptığı konuşmada AMATEM'e tedavi olmak için başvuruların 1995 yılında 3 bin 500 civarındayken şimdi 22 bine ulaştığını belirtti. Dr. Çakmak, Türkiye'nin genç bir nüfusa sahip olduğunu hatırlatarak bu gençler için yapılanların ne kadar doğru ve yararlı olduğunun sorgulanması gerektiğine dikkat çekti.
Her türlü bağımlılık yapıcı maddeye karşı ortak bir duruş ve fikir oluşturmasının önemini dikkat çekti. Önlemek için yeni stratejiler gerektiğini belirten Çakmak, "Bu sorunun ciddiyetini kabul etmemiz lazım. Etmezsek, bu sorun zaten kendini zorla kabul ettirecek. Bir kaç yıl içinde batıdaki 'çok kötü' dediğimiz duruma gelebiliriz" şeklinde konuştu.
'Fikirimin İnce Gülü' isimli dizide uyuşturucu bağımlısı çocuğu olan bir anneyi canlandıran Aydan Şener, ''Bir bölümde doktor, anneye, 'Çocuğunuz eroin kullanıyor' diyordu. 'Bu biraz abartı değil mi, o yaşta bir çocuğun eroin kullanması az bir ihtimal' dedim ama buradaki rakamlar, bunun gerçekçi olduğunu gösteriyor. Son bölümde oğlumun krizi tuttu. Bu sahneyi canlandırırken gerçekten çok duygulandım'' dedi. Şener, sanat ve magazin dünyasında kendi çevresinden uyuşturucu kullanan kişi tanımadığını, çünkü
böyle ortamlara bile girmeyi tercih etmediğini söyledi. Sanatçı ve toplumun önde gelen isimlerinin uyuşturucu konusunda çok büyük duyarlılık göstermesi gerektiğini bu nedenle de hareketlerine dikkat etmesi gerektiğini vurguladı. Şener, "magazin programlarında bazı ünlülerin sarhoş bir şekilde çıkması bence çok yanlış. Barlardan çıkarken sallanarak çıkması gibi görüntülerin yayınlanması hem ünlü kişi hem de medya açısından çok yanlış. Topluma kötü örnek olunuyor" diye konuştu.
(CİN-KK-KK-Y)










