ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ural Akbulut, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı
Melih Gökçek'in
ODTÜ'yü dünya üzerinden silmek istediğini savunarak, "Gücü yetiyorsa gelsin haritadan silsin" dedi.
Gökçek'in arsa pazarlığı yapmak için ODTÜ binalarını kaçak ilan ettiğini iddia eden Akbulut, "Biz şantaja, tehdide boyun eğmeyen bir kurumuz" diye konuştu.
Gökçek'in, son bir yıl içinde yaptığı hatalar nedeniyle Başbakan Recep Tayip Erdoğan'dan aldığı sert uyarılar nedeniyle kendini normal şekilde kontrol edemediğini ileri süren Akbulut, "Sanıyorum, yaşananların nedeni bu" dedi.
Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin, ODTÜ kampüsü içindeki 45 binanın ruhsatsız olduğu gerekçesi ile yıkılmasına karar vermesi ile başlayan polemikler zinciri, ODTÜ Rektörü Akbulut'un rektörlük binasında yaptığı basın toplantısı ile devam etti.
Yurt dışında olduğu için, böyle bir toplantıyı geç düzenlediğini belirten Akbulut, Gökçek'in ODTÜ'yü korkutmak için böyle bir olaya neden olduğunu ileri sürdü. Akbulut, "O, herhalde bizi biraz korkutmak için başlattığı bu iş, bu noktaya gelince şu anda içinden nasıl çıkacağını O'da bilemiyor" diye konuştu.
Korktunuz mu ? Sorusu üzerine ise Akbulut, "Yok canım, ODTÜ niye korksun ki ODTÜ'nün yasadışı bir şeyi yok ki. Biz yasal işlemi yıllar önce başlatmışız, yürütüyoruz. Yasal işlemi Çankaya Belediyesi ile bitmek üzere iken, birdenbire kontrolü ele geçirip, pazarlık yani. O kadar net. Pazarlık gücünü arttırmaya çalışıyor, arsa pazarlığı. Oda biz, şantaj tehdide boyun eğmeyen bir kurumuz. Bizim hiç kimse için böyle bir şeyimiz yok. Biz desek ki, imar planı çıkarmıyoruz, ne yaparsanız yapın. O zaman haklılık payı olur. 2004 yasası çıkmadan. Biz 1990'ların ortasında daha Melih Gökçek belediye başkanı olmadan, Murat Karayalçın zamanında 1/25000'likleri hazırladık. Yapılaşmaların limiti, sınırı, yüksekliği dâhil hepsini çıkardık. Eskiden böyle bir yasal zorunluluk yoktu zaten. Belediyelerin böyle bir yetkisi de yoktu. Son olarak 2004'te çıkan yasanın boşluğundan faydalandığı durum oluştu" dedi.
"ODTÜ'NÜN EYMİR GÖLÜ'NÜ ALMAYA ÇALIŞIYOR"
ODTÜ'lü bilirkişilerin, Başkan Gökçek'in Ankara'da istediği yeni yapılaşmayı, yapılaşma oranlarını doğru bulmaması nedeniyle bu yönde açılan davaları Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin kaybettiğini hatırlatan Akbulut, "O kızgınlıkla yazıyı bize yazdı. Yazıyı ciddiye alamadım şaka zannettim. Bizi korkutup köşeye sıkıştırmak, bilirkişilerimizi susturmak istediğini zannettim. Fakat arkasından kapıya bir mühürleme kağıdı bırakmışlar. Sonra ceza verilmiş. Bizim elimize henüz geçmedi, ceza yazısını biz almadık henüz. Gelir gelmez mahkemeye götüreceğiz. Bu yaklaşım tamamıyla yasadışı, hukuka aykırı, sindirmeye yönelik tehdittir. Sayın Melih Gökçek, belediye başkanı olduğundan beri ODTÜ'nün Eymir Gölü'nü almaya çalışıyor. Çankaya Belediyesi ile biz 1/100'likleri tamamlamış olsaydık, yapacağı bir şey kalmayacaktı ve bizle de pazarlık yapma gücünü kaybedecekti. Hem bilirkişilerimize kızması hem de Çankaya Belediyesi ile aralarında yıllardır süren gerginlik, bir taşla iki kuş vurmaya kalkıştı ama o kadar kötü şekilde konuya yaklaştı ki. ODTÜ'nün kaçak binaları ne olacak diye belediye parası ile bilbordlara astırdı, toplumun önünde bizi küçük düşürmek için" dedi.
"TÜRKİYE'Yİ BU ÇIKMAZA SAYIN BAŞBAKAN SOKMADI Kİ"
ODTÜ'nün binalarına kaçak demenin tamamen saptırma olduğunu savunan Akbulut, "ODTÜ'nün 1-1000'lik planları yoktur demek doğrudur Evet, 1/1000'lik planı onaylanmadan binalar ruhsat alamıyorsunuz. Eskiden böyle bir ruhsata gerek yok idi. Yeni yasa ile gerekiyor. Bizde 1/1000'likleri de bitirmek üzereyiz. Bitince işlemler sonuçlanacak, fakat sonuçlanmayı beklemeden böyle bir yola girdi. Şimdide Sayın Rektör, Sayın başbakana gitsin, af çıkarsın diyor. İyi de, bu çıkamaza sayın başbakan sokmadı ki, Türkiye'yi. Durup dururken, Sanki Türkiye'de başka sorun yokmuş, kamu kurumlarının tümünün ruhsatı varmış gibi, örneğin kendi ASKİ Sosyal Tesisleri gibi, Dışişleri, Sanayi Bakanlığı gibi bakanlıkların binaları aynı durumda" diye konuştu. ODTÜ'nün arazisinin Ankara'nın en büyük arazisi olduğunu ve bu arazide gözü olan çok sayıda kişinin bulunduğunu ifade eden Akbulut, "Bunlardan biride Sayın Gökçek, geldiği günden beri gözü bu arazide. Bunlar olmasın diye arazimizi ormanlaştırıp, tescil ettirmişiz. Ve Sayın Gökçek bunun yüzde 40'ın alıp yol yapacakmış, yeşillendirecekmiş. Bu alay etmek demektir. Türkiye'de ODTÜ arazisi kadar yeşil arazi mi var? Hangi yol yok ODTÜ'de? Yolların hepsini biz yapıyoruz. Ormanın tüm bakımını kendimiz yapıyoruz, halk için" ifadesini kullandı.
Gökçek'in 45 binanın kaçak olduğunu iddia ederek,sanki ODTÜ'de bazı binalar kaçak bazıları değilmiş gibi bir hava oluşturmak istediğini iddia eden Akbulut, şöyle dedi:
"ODTÜ'ne nöbetçi kulübesi de dahil,bütün binaların durumu aynı. Cezayı neden bütün binalara kesmiyorsun. Bu kadar üstün başarı kazanmış bir üniversiteyi haritadan, dünya üzerinden silmek istiyor. Çünkü, bütün binaların yıkılması lazım. Hepsi aynı durumdadır. Kendisine ihbar ediyorum, hepsi aynı durumda. Gelsin, Ortadoğu Teknik Üniversitesi'ni silsin haritadan, silsin gücü yetiyorsa. Hukuk dışı davranışları ile bilinen belediye başkanı anketi yapılsa, kimi çıkacağını tahmin edersiniz. Bu kadar mahkeme kararına rağmen, bu kadar hukuk dışı işi yapan belediyenin, kalkıp ta Ortadoğu Teknik Üniversitesi'ni halkın önünde küçük düşürmek için, yasanın boşluğundan faydalanıp köşeye sıkıştırmak için, koparmak istediği araziyi almayı kolaylaştırmaya çalışmasından başka bir şey değil."
Bir soru üzerine, ülkedeki gergin ortamda Gökçek'in bu tavrını gereksiz olarak niteleyen Akbulut, "Şu ortamda yapılabilecek en büyük hatalardan birini yaptı Sayın Gökçek, son 1 -1,5 yılda kendini normal şekilde kontrol edilemedi. Geçen yıl Ankara'nın suyunu kesti. Başbakan kendisini sert biçimde uyardı. O sert uyarı kendisini bocalattı. Etrafındaki herkesi işten attı, istifa ettirdi. Arkasından bir başka büyük hatası olmuştu. Bunlar sanıyorum, bu tür yanlış kararlarına neden oldu. BOTAŞ'a bıraktığı borç için sayın başbakandan yine sert uyarı aldı ve hükümet Büyükşehir Belediyesinin doğalgaz dağıtımını elinden aldı. Bütün bunlar sanıyorum, kendisinin bocalamasına, sakin biçimde düşünme şansını kaybetti. Olay budur diye düşünüyorum. Bu kadar büyük gaf yapmaması gerekirdi, etrafındaki danışmanlarını dinleyerek. Şu anda tek bir çıkış yolu gözüküyor, O'na göre tabi. Sayın Başbakan'ın bir kanun çıkararak, O'nu kurtarması. İyide hatayı yapan sensin. Sayın başbakanın bu işte hiçbir duhulü yok ki. Şunu diyebilir mi, sayın başbakan emir verdi de, öyle bir şey yok. Oda bizim gibi belki de gazeteden okudu. Bizim başbakana gidip, bir kanun çıkarında Sayın Melih Gökçek'in hatasını düzeltelim dememizde doğru değil. Biz ne yapacağız, normal olan hukuk çerçevesidir" ifadelerini kullandı.