BBP Genel Başkanı
Muhsin Yazıcıoğlu, 1 Mayıs'ta yaşanan olaylarla ilgili olarak, ''Bazı işçi temsilcilerinin devletin karşısında gücünü ispata kalkışması doğru değil. Bu akılsızlığın bedelini işçilerimiz ve milletimiz ödedi'' dedi.
Muhsin Yazıcıoğlu, Aktif Metropolitan Otel'de bir basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında İngiltere ziyareti ve Lordlar Kamarası'nda yaptığı konuşma hakkında bilgi veren Muhsin Yazıcıoğlu, dışarından bakıldığında Türkiye'nin küresel aktör olma potansiyelinin daha iyi görüldüğünü kaydetti. Türkiye'deki gündemin, ülkenin enerjisini içeride tüketmesine neden olduğunu dile getiren Yazıcıoğlu, enerjisini içinde harcayan bir Türkiye'nin dünya gündemi oluşturma şansına sahip olamayacağını söyledi.
Sakarya'da yaşanan olaylara atıfta bulunan Muhsin Yazıcıoğlu, Türkiye'de bazı provokatif olaylar yaşandığını ve partisinin bu olaylarla ilişkilendirilmek istendiğini kaydetti. Bu çabaların hiçbir zaman başarıya ulaşamayacağını ifade eden Yazıcıoğlu, özellikle gençlerin oyuna gelmemesine dair telkinlerinin bazı çevreleri rahatsız ettiğini söyledi. Muhsin Yazıcıoğlu, gençlerin, nereden gelirse gelsin kanunsuz eylemlerin dışında kalmasını ve oyunlara alet olmamasını istedi. Yazıcıoğlu, ''Provokatörler her zaman şuurludur. Onlar zarar görmezler. Tahrik ettiği kitleler zarar görür. Biz, Türk gençliğini yeniden bu girdaba sokmamak
için ne yapılması gerekiyorsa onu yapmaya çalışıyoruz'' diye konuştu.
1 MAYIS'TA YAŞANAN OLAYLAR
1 Mayıs'ta yaşanan olayları değerlendiren Muhsin Yazıcıoğlu, ''Abes bir şey bunlar. Toprağın uyanışı, barış kardeşlik olan Nevruz'u kabusa dönüştürüyoruz. İşçi sorunlarının gündeme getirileceği 1 Mayıs İşçi Bayramı'nı da yine her yıl kabusa dönüştürmeyi başarıyoruz. Bayramsa bayram gibi kutlanmalı" diye konuştu. Gerçek işçi temsilcilerinin, işçi bayramını ısrarla gerginlik sebebine dönüştürerek, eylem gününe dönüştürmesini doğru bulmadığını dile getiren Yazıcıoğlu, hükümetin 'Taksim'de olmaz' ısrarını da eleştirdi.
Yazıcıoğlu, şöyle konuştu: "Taksim'de ilk defa toplantı, kutlama yapılmıyor. 1 Mayıs'ta da olsa ne çıkar? Hükümetin
Taksim Meydanı ile ilgili bu kadar büyük hassasiyet göstermesini anlamıyorum. Eğer Taksim Meydanı'nın gerçekten güvenliğe uygun olmadığı, provokasyonlarla ilgili bilgi edindiyse iktidar ve bunu işçi temsilcilerine bildirdiyse, o zaman da işçi temsilcilerinin gösterilen alanda bu kutlamaları yapmasının ne zararı var? Bunu bir hodri meydan haline dönüştürerek, iktidarın iktidar gücünü ispat etmesi, bazı işçi temsilcilerinin de kendilerini devlet karşısına koyarak gücünü ispat etmeye kalkışması doğru değil. Çünkü bu akılsızlıkların bedelini işçimiz ve milletimiz ödemiştir. İktidar bu süreci iyi yönetememiştir.''