Milli Eğitim Bakanı
Hüseyin Çelik, herkesin beyaz yakalı olmaya (doktor) talip olduğu bir memlekette üretim yapacak iş gücü bulmakta zorluk çektiğini belirterek, Türkiye'nin çözülmesi gereken en önemli sorunlarından birinin de meslek yüksek okulu sorunu olduğunu söyledi.
Çeşitli açılış ve incelemelerde bulunmak üzere Van'a gelen Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Ferit Melen Havaalanında Vali Özdemir Çakacak, AK Parti Van milletvekilleri, kurum müdürleri, sivil toplum örgütü temsilcileri ve çok sayıda partili tarafından karşılandı. Karşılama için çok sayıda kişi gelince apronda uzun bir kuyruk oluştu.
Bakanlar Çelik ve Unakıtan, Avrupa Birliği (AB) finansörlüğünde Milli Eğitim Bakanlığı Projeler Koordinasyon Merkezi Başkanlığınca hazırlanan ve 8 ilde uygulanacak olan ''Milli Eğitim Bakanlığının Kapasitesinin Geliştirilmesi'' ile ''İnsan Kaynaklarının Mesleki Eğitim Yoluyla Geliştirilmesi'' projelerinin tanıtım toplantısına katıldı.
Milli Eğitim Bakanı Çelik, 5 yıllık süre içerisinde AB'yle 246 milyon dolarlık 3 projeyi hayata geçirdiklerini vurgulayarak, projelerin parasal yönünden çok uluslar arası tecrübeye önem verdiklerini vurguladı.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın bütçesi içerisinde fazla bir anlam ifade etmediğini anlatan Çelik, ancak AB standartlarına ulaşmak, uzmanların ve kurumların birikiminden yararlanmak, tecrübelerinden faydalanmak amacıyla bu tür projeleri önemsediklerini söyledi.
Türkiye'deki işsizliğin, eğitimli iş gücüyle önüne geçileceğini anlatan Çelik, 2008 yılında işsizlik fonundan mesleki ve teknik eğitim için ayrılan para 242, 2009 yılı için de 300 milyon YTL ayrıldığını kaydetti.
Çelik, işsizlik fonundan ayrılan bu paranın işsizliğin azaltılmasına yönelik meslek kursları ve meslek eğitimi için ayrıldığını dile getirerek, "Bu kurslar Çalışma, Sanayi ve Milli Eğitim bakanlıklarının işbirliğiyle yapılacak. Hükümetimiz kendi kaynaklarından bu ciddi paraları ayırırken, bir taraftan da AB fonlarından yararlanmak için arkadaşlarımız kolları sıvadılar. Bu projeler hazırlandı ve bugün de Türkiye'nin serhat şehri Van'dan projelerin startını veriyoruz. Projeleri buradan başlatmamız da bir tesadüf değildir. Van'ın proje hazırlama, hayata geçirme ve AB kaynaklarından yararlanma konusunda ciddi birikimi var. Bundan sonra da ümit ediyorum ki bu devam edecektir." dedi.
Çelik, firmaların gazetelerin ilan sayfasına her gün binlerce iş ilanı verdiğini anımsatarak, vasıflı ve alanında yetişmiş uzman insan bulunamadığı için ülkedeki işsiz sayısının fazla olduğunu ifade etti.
Gençlerin genel olarak düz liseleri tercih ettiğine ve okulu bitirdikten sonra işsiz kaldığına dikkat çeken Çelik, "Oysa meslek lisesinden mezun olan gençler daha rahat iş bulabiliyorlar. Herkes beyaz yakalılığa talip olduğu zaman, o memlekette üretim yapacak iş gücü bulmakta zorluk çekersiniz. Vanlılar der ki, 'sen ağa, ben ağa ya bu ineği kim sağa' Birileri ineği sağacak ki hep birlikte süt içelim. Herkes süt içmeye talip, ama kimse inek sağmaya talip değil. Bu memleketin elbette diplomata, ingilizce öğretmenine, Türkçeciye, matematikçiye ihtiyacı vardır. Ama bu memleketin kaynakçıya, duvar ustası olacak insanlara da ihtiyacı var. Bu projeler işte bunun içindir. Geçmiş süreçte Yüksek Öğretim Kurulunu (YÖK), meslek yüksekokullarını ıslah etmeye çağırdık. Fakat YÖK'ün daha önemli işleri olduğu için meseleye el atmadılar. Türkiye'de 600 küsür meslek yüksekokulu var. Üzülerek söylüyorum ki bazıları istisna edilirse, diğerlerinin durumu hiç de iyi değil. Eğitim olarak, teknik olarak ve donanım olarak iç aaçıcı değiller" şeklinde konuştu.
"UNAKITAN'A DEĞİL KEMAL PARAAKITAN'A İHTİYAÇ VAR"
AK Parti ile birlikte ülke tarihinde bir ilk kez Milli Eğitim Bakanlığı'nın, ülkenin en büyük bütçesine sahip bakanlık olduğunu anımsatan Çelik, şunları söyledi: "Sayın bakanımızın, maliye bakanı olarak çok cömert olduğunu söyleyemeyiz, ama eğitime karşı çok cömerttir. Maliye bakanları tabiî ki çok cömert olamaz, olursa mali denge bozulur, dengeyi korumak zorundadırlar. Bu memlekette, 'kim ne verirse ben 5 katını veririm' diyen siyasetçiler gördük. Bol keseden para basan yönetimler gördük ve para pul oldu. Altı tane sıfır yan yana geldi. Ben bakanımıza buraya gelmeden söyledim. Sizin soy isminiz Unakıtan ama Van'da 20 tane un fabrikası var. Bize un lazım değil. Van'a gelince biz Unakıtan değil, Kemal Paraakıtan istiyoruz.''
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ise en iyi yatırımın insana yapılan yatırımın olduğunu ve bunun milli eğitimle mümkün olduğunu ifade ederek, Maliye Bakanlığı'nın da bunu bildiği için bütçeden en fazla payı Milli Eğitim Bakanlığı'na ayırarak bunu gerçekleştirmeye çalıştıklarını söyledi.
İnsana yapılan yatırımın ülkeyi hiçbir zaman darda bırakmayacağını anımsatan Unakıtan, az gelişmiş ülkelerde yetişmiş eleman bulmakta zorluk çektiğini, Türkiye'nin yeterli teknik elemanı olduğu zaman kalkınmada daha büyük hamle yapacağını kaydetti.
AK Parti hükümetlerinin ülkeyi dünyaya açtığını ve AB'ye katılım sürecinde bu tür projelerin büyük önem taşıdığını vurgulayan Unakıtan, "Hayatta mesleği olmayan bir adam bir işe yaramaz. Mesleğin ne? 'Her işi yaparım' palavra, geç gitsin. Bir iş yapamazsın. Meslek sahibi olmak fevkalade önemli, ama mesleğinin gerektirdiği şekilde meslek sahibi olunmalı. Ülkeyi kalkındıran, üretimi yapan bu insanlar. Üretim yaptığın müddetçe ülke kalkınır, milli gelir artar. Yapmazsan hiçbir şey olduğu yok" şeklinde konuştu.
Toplantı sonrası Bakanlar Çelik ve Unakıtan, Cumhuriyet Caddesi Yüzbaşıoğlu Sokak'taki iş yerlerini ziyaret ederek, esnafla bir süre sohbet etti.