MHP Adana Milletvekili
Yılmaz Tankut, Adana'nın içinde bulunduğu sorunların tespiti ve çözümü konusunda gerekli araştırmaların yapılması ve alınacak önlemler ile gerçekleştirilmesi gereken uygulamaların yerine getirilmesi için
TBMM Başkanlığı'na araştırma önergesi verdi.
Tankut, önergesinde, 2 milyona yaklaşan nüfusu ile Çukurova'nın metropolü sayılan Adana'nın, karayolu, denizyolu, hava ve demiryolu ulaşımında hem ülkenin değişik bölgelerini birbirine bağlama noktasında, hem de Ortadoğu'ya açılan bir kapı olma özelliklerinden dolayı çok önemli bir konumda olduğunu belirterek, "Yaklaşık yarım asır öncesine dayanan tekstil ve tarımsal sanayisi ile ülkemize birikim sağlamış, modern sanayi atılımına temel olmuş, yön vermiş güneyin bu güzide kenti, son yıllarda pek çok sorunla iç içe olmanın acısını, sıkıntısını yaşamaktadır. Gerek gerçekleştirdiği üretim değerleri ile gerekse var olan ve atıl potansiyeli ile tarımsal üretimde vazgeçilmezliğini sürdüren Adana, bu alanda sancılı günler yaşamaktadır.
Uyum sorunu nedeniyle kentin sosyo-kültürel dokusunu olumsuz etkileyen yoğun iç göç, kentin iktisadi hayatına da aynı derecede tesir etmektedir" dedi.
Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattı, Botaş, Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) projesi, Yumurtalık Serbest Bölgesi gibi iktisadi proje ve uygulamaların Adana'nın geleceği adına umut verse de, istihdam başta olmak üzere bunlardan yararlanma imkanlarının kentin beklentilerinden çok uzak kaldığını ifade eden Tankut şöyle devam etti:
"Üreticilerimizin hasretle beklediği ve binlerce insanımıza yeni istihdam alanı oluşturacak, sulu tarım potansiyeli ile ülkemizin tarımsal üretimine önemli katkı sağlayacak olan Aşağı Seyhan Ovası sulama projesi yılan hikayesine dönmüştür.
Adana maalesef sürekli geriye gitmektedir. Ticaretten sanayiye, tarımdan eğitime katmerleşen sorunlar altında ezilmektedir. İşsizlik her geçen gün artmakta, hemen her gün istenmeyen sosyal olaylara şahit olunmaktadır. 2001 yılında bile yüzde 8.4 olan işsizlik geçen yıl Türkiye ortalamasının çok çok üzerinde yüzde 16.2'ye yükselmiştir. TEKEL'in satıldığı, Aksantaş'ın kapandığı, SASA'nın birkaç kez el değiştirmek zorunda kaldığı, Bossa'nın küçüldüğü, Mensa'nın sürekli krizlerle anıldığı Adana'da ne yazık ki kamu yatırımları da sürekli gerilemiştir. 1996 yılında Türkiye'nin ilk 500 firması arasına 13 firma sokan Adana; 2006 yılında ise sadece 7 firmayı aynı listeye dahil edebilmiştir. Narenciyeden, pamuğa, buğdaydan yer fıstığına varıncaya dek tarımsal üretimde Türkiye'nin deposu olarak bilinen ve bu manada haklı olarak takdir edilmesi gereken ancak destek yerine köstek olunan Çukurova'da çiftçilerimiz perişandır. Son 4-5 yılda gübresinin fiyatlarına yüzde 700'lere varan oranda zam gören çiftçimiz, sürekli tırmanan ve 1 tonu 1 dönüm tarladan daha pahalı hale gelen mazot fiyatları karşısında şaşkındır. Girdilerdeki bu denli artışa rağmen hasat ettiği bazı ürünlerde ancak iki katı satış fiyatı bulabilen üreticimiz çaresizdir." Adana'da yaşanan ve devletin ilgili bütün kurumlarınca çok iyi bilindiğine inandıkları sorunlar karşısında vatandaşların bunalım içinde olduğunu belirten Tankut şunları kaydetti:
"TÜİK verilerine göre 2000'de 20 kişi intihar ederken 2006'da bu sayının 4 kat artarak 86'ya çıkmış olması, bunalım sözcüğünü yetersiz kılmaktadır. Çare elbette, vatandaşın canına kıyması yolu değildir. Çare vardır ve o çare de hükümetin Adana'ya daha gerçekçi, daha adil, daha eşit bakabilmesinde yatmaktadır. Bu nedenle, bir kısmı anlatılmaya çalışılan ve giderek derinleşen, yarın da tamiri daha zor ya da imkansız hale gelmesinden endişe ettiğimiz Adana'nın sorunlarının tespiti, alınacak tedbirlerin, çözüm yollarının belirlenmesi ve çaresi ne ise bir an evvel uygulanması amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ederiz." (AB-Y) 29.06.2008 11:03 TSİ