|
İstanbul'daki 1 Mayıs olaylarını 5 kişilik bir gözlemci heyetiyle izleyen İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Yardımlaşma Dayanışma Derneği( Mazlum Der), tespit ettiği hak ihlallerini bir raporla açıkladı. Raporda polisin genel olarak orantısız güç kullandığı ve hak ihlallerine yol açtığı vurgulanırken, olayların sorumluları hakkında idari ve adli soruşturma yapılması istendi.
Mazlum Der İstanbul Şubesi'nde bir basın toplantısı düzenleyen Mazlum Der Genel Başkan Yardımcısı Gülden Sönmez ve Genel Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Sarıyaşar, 1 Mayıs olaylarıyla ilgili olarak hazırladıkları raporu basına duyurdu. 1 Mayıs öncesi sendikalar ve mülki amirler arasında yaşanan gerginliğin ardından 5 kişilik bir gözlemci heyeti oluşturduklarını belirten Gülden Sönmez, bu heyetin sabahın erken saatlerinden itibaren Taksim ve çevresinde görev aldığını söyledi. Hazırladıkları raporda yapılan hak ihlallerine ve tespitlerine ayrıntılı olarak yer verdiklerini belirten Sönmez, "1 Mayıs'a kadar gelen süreçteki beyanatlara da raporda yer verdik. Çünkü olaylarla bu sürecin doğru orantılı olduğunu düşünüyoruz." dedi.
Olaylar sonrası İstanbul Valisi Muammer Güler'le bir görüşme taleplerinin olduğunu kaydeden Sönmez, "Talebimize rağmen bize halen olumlu bir cevap gelmedi. Aynı zamanda olaylarda yaralanan polislerle görüşmek istedik. Bununla ilgili İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü'ne bu isteğimizi ilettik. Bu konuda da olumlu bir cevap alamadık ve görüşemedik. " şeklinde konuştu.
1 Mayıs olaylarında gözlemci olarak Taksim ve çevresinde görev alan ve yaşananlara şahit olan Mazlum Der Genel Yönetim Kurulu üyesi Cüneyt Sarıyaşar, gözlemlerini aktardı. Sarıyaşar, olaylarda polislerin orantısız güç kulandığını ve gördüğü grupların rahatlıkla kontrol altına alınıp adli makamlara sevkedilebileceğini dile getirdi.
Mazlum Der Genel Başkan Yardımcısı Gülden Sönmez, daha sonra 1 Mayıs'ta heyetin gözlemleri neticesinden yaşanan hak ihlallerini sıraladı. Gözlemci heyetin tespit ettiği bazı hak ihlalleri şu şekilde; 1- Taksim Meydanı'nın toplumsal olaylar ve konular ile ilgili kullanımında farklı uygulama ve yorumların olduğu bilinmektedir. Örneğin yılbaşı kutlamaları, futbol kutlamaları vs. söz konusu olduğunda Taksim Meydanı için problem teşkil etmezken veya engelleme söz konusu olmazken 1 Mayıs için problem olmuştur. Meydanların kullanımı ile ilgili tasarrufta Toplantı Gösteri yürüyüş hakkının kullanımı ile buna karşı korunan menfaat arasındaki denge genelde toplantı ve gösteri yürüyüş hakkının kullanımının engeli şeklinde yorumlanmaktadır.2- Toplantı ve gösteri yürüyüş hakkının izne tabi tutulması anayasaya ve uluslararası sözleşmelere aykırıdır. 3-Alınan olağan üstü tedbirler çok sayıda insanın seyahat, çalışma haklarını ihlal edilmiştir.4- DİSK ve ÖDP'nin binasına yapılan saldırı ve devamında gelen engelleme ile yaşam hakkı tehdit altında kalmış, kişi dokunulmazlığı, konut dokunulmazlığı, ifade hürriyeti, mülkiyet hakkı, toplantı ve gösteri yürüyüş hakkı ihlal edilmiştir. 5- 1 Mayıs günü olaylar sırasında Polis tarafından biber gazı diye bilinen CS (resmi verilere göre 1600 adet kullanılmış), tazyikli su sıkmada kullanılan müdahale araçları, panzer, cop, taş ve plastik mermi, helikopter, Mobesa kameralar ve özel kameralar kullanılmıştır. Göstericiler tarafından ise sapan, taş, bayrak sopaları, soda şişesi, bilye kullanıldığı görülmüştür. 6- 530 kişi yakalanarak gözaltına alındı, 8 kişi savcılığa sevk edildi. Bunlardan 3 tanesi başka suçtan arandığı için tutuklandı. 165 kişi hakkında 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa muhalefetten işlem yapıldı. Bu tablodan çok sayıda kişinin haksız gözaltına alındığı sonucu ortaya çıktı. 7- Topluluklara müdahale sırasında kimi yerlerde "dağılın" uyarısı yapıldığı, kimi yerlerde yapılmadığı tespit edilmiştir. 8- Kolluk kuvvetleri tarafından göstericilerin üzerine, bulundukları yerde gösterici olmayan halkın olup olmadığına bakmadan gaz bombası, taş, cop kullanılmıştır. Kimi yerlerde çok sayıda polisin az sayıda gösterici/diğer kişilere şiddetli şekilde cop ile darp ettiği tespit edilmiştir. 9-Göstericilerin, kullandıkları bazı taşlarla, muhatabın hayati bölgelerine gelmesi durumunda yaşam hakkını ihlal edebilecek şekilde polislere saldırdıkları tespit edilmiştir. 10-Sivil kuruluşlara, işyeri ve araçlara yapılan fiziki saldırılarla, konut dokunulmazlığı ve mülkiyet hakkı göstericiler ve polis tarafından ihlal edilmiştir. 11-Hastane yakınında içerisine gaz gidecek şekilde gaz bombası atmak, hastalar açısından yaşam hakkını tehlikeye atabilecek olup, sağlık hakkının ihlali niteliğindedir. 12-Orantısız güç kullanması ile kolluk kuvvetleri halkın güven içerisinde yaşama hakkını ihlal etmiştir. 13- Polisin, genel olarak gösterici olsun olmasın tüm insanların güvenliğini sağlamak bakış açısı ile değil tüm göstericileri hasım sayan bir tutum içerisinde olduğu gözlenmiştir.
Gülden Sönmez, hak ihlallerini sıraladıktan sonra sonuç olarak; "Yukarıda sayılan tüm hak ihlallerinde ve açıkça yasalara göre suç olan eylemlerde sorumluluğu olan tüm gerçek ve tüzel kişiler hakkında idari ve adli soruşturmanın başlatılması ve sonuçlandırılması sağlanmalıdır. " dedi.
(Cihan Haber Ajansı) 09.05.2008 14:37 [1345198]
|