Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı
Melih Gökçek, mahalli idarelerin Mali Yönetimi Forumu'na katıldı. Mahalli idarelerin merkezle ilişkilerini güçlendirmek ve katılımcılar arasında bilgi birikiminin paylaşılmasının amaçlandığı Mahalli İdarelerin Borçlanması konulu forumun açılış konuşmasını yapan Devlet Bakanı
Mehmet Şimşek'in ardından, birçok belediye başkanı, uzman ve bürokrat biraraya gelerek, fikir alışverişinde bulundu.
Forumun Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakcı başkanlığındaki 'Sermaye Piyasalarından Finansman Sağlanması' başlıklı paneline katılan Başkan Gökçek, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Turan Erol, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Fithc Ratings İstanbul Ofisi Genel Müdürü A. Botan Berker, mahalli idarelerin finansmanında alternatif yaklaşım, tahvil ihraçları ve diğer araçlar, mahalli idarelerin yurtiçi ve yurtdışı piyasalara tahvil ihracında karşılaşılan zorluklar, atılması gereken adımlara ilişkin görüşlerini aktardılar.
Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakcı, tahvillerin ihracının, Türkiye'de ilk defa 1990-1992 yıllarında Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapıldığını kaydederek, bunun olumlu bir örnek olmadığını kaydetti. Daha sonra konuşmacıların bilgi verecekleri konulara ilişkin kısa bir açıklama yapan Çanakcı, ana Konuşmacı olarak SPK Başkanı Turan Erol'u kürsüye davet etti. Turan Erol, ülkenin altyapı sorunlarının giderilmesinin en önemli yatırım olduğunu kaydederek, "Alt yapı yatırımlarının gerçekleşmesi ülke refahı için de önemli" dedi.
Sermaye piyasalarında, yatırımların finansmanından çok yatırımı yapacak yönetim boyutunun önem taşıdığını anlatan Erol, tahvil satışlarının tarihçesini ve bu satışların sermaye piyasasındaki etkilerini ifade etti.
GÖKÇEK: "BORÇLAR, BİZDEN ÖNCE ALINAN PARALAR"
Erol'un ardından "Mahalli idarelerin finansmanında alternatif bir yaklaşım lazım. Önce tahvil ihraçlarından başlamak lazım. Türkiye'de bu deneyim Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne verildi ve çok kötü bir deneyim oldu" diyerek konuşmasına başlayan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, "Benden önceki dönemde, 600 milyon dolar tahvil ihracı yapılmış. Japonya piyasasına verilmiş. Bugün itibariyle Hazine'ye borcumuzun rakamını ben de bilmiyorum. Faiziyle herhalde 2-3 katladı. Zannedersem 1 milyar 400 milyon doları bulmuştur" diye konuştu.
Tahvil ihracı yapılırken bir otokontrol sistemi oluşturulması gerektiğini kaydeden Başkan Gökçek, şunları söyledi:
"Böyle bir sistem olmadığı için tahvilin nereye harcanacağı meçhul. Tamamen belediye başkanının herhangi bir proje sunmadan belirli bir parayı kullanmasından ibaret. Bu mantıkla hareket edildiği için para tamamen çarçur olmuş. 600 milyon dolar içerisinde, karşılığını bulabileceğimiz yatırım rakamı 50 ila 60 milyon doları geçmiyor. Geride kalanların çoğu maaşlara, ilçe belediyelerine yardım ve para dağıtımı tarzında tecelli etmiş. Geriye dönüşü kesinlikle düşünülmemiş. Bugün ise bize yük olarak duruyor. Daha bugünkü gazetelerde 'Türkiye'nin en borçlu belediyesi Ankara Büyükşehir Belediyesi'dir diye haberler çıktı. Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin borçlu olmasının nedeni, zamanında alınmış olan bu paralar."
"2.8 GELİRLE, HİZMET YAPAMAZSINIZ"
Kendinden önceki dönemde alınan paraların bununla da sınırlı olmadığını kaydeden Başkan Melih Gökçek, "Metro için alınan paralar da var. Raylı sistemler için alınan paralar da var. Bu paraların normal şartlar içerisinde, Ankara Büyükşehir Belediyesi bütçe kaynaklarıyla ödenme şansı sıfır. Çünkü bizim gelir kaynaklarımız, normal vergi gelirlerinin 2.8'ine tekabül ediyor. Yüzde 5 gibi gözüküyor ama, vergi dilimlerinin yüzde 45'inden biz pay almayız. Yüzde 55'i peşin alırız. Gerçek anlamda 2.8'e tekabül ediyor. 2.8 gelirle hem alt yapı yapacaksınız, hem su getireceksiniz, hem doğalgaz getireceksiniz, hem arıtma tesisi yapacaksınız, hem normal bütün hizmetlerinizi yapacaksınız, hem de faiz borcunu, havada çarçur edilen paraları ödeyeceksiniz. Bunun mantığı yok" dedi.
"KENTİN YAŞAM HAKKI YOK"
"Türkiye'de o kadar enteresan uygulamalar var ki. Belediye bütçelerinden muazzam kesintiler var. Bizim yüzde 50'lik paramızı kesiyorlar. Normal hukuk kurallarına göre de mantığı yok. Çünkü siz nerede olursanız, maaşınıza haciz gelse yüzde 25'inden fazlasını kesemez. Yüzde 25'ten fazla kesecek olurlarsa, mahkeme bunu engeller. Çünkü sizin yaşam hakkınız, maaşınızın yüzde 75'i. Peki kentin yaşam hakkı nerede? Kentin yaşam hakkı yok" diyerek konuşmasına devam eden Başkan Gökçek, bu kesintinin nedenini sorması üzerine de 'devamlılık var' sözüyle karşılaştığını kaydederek, şöyle devam etti:
"Bu olduğuna göre bu tahvil borçları ve repo borçları, borçların tamamı sizden kesilmek zorunda kalınıyor. Şimdi devlet de devamlı, hazine de sıkışıyor, hazine sıkışınca kredili tahvil ihraç ediyor, borcunun üzerine borç katlıyor, sorunu çözüyor. Biz, belediye olarak kaynak olmazsa, sorunu nasıl çözeceğiz? Bu işin mantığını ve cevabını şu ana kadar verebilmiş değiller. Dünyanın hiçbir ülkesinde Türkiye haricinde, raylı sistemin kaynakları, hatta, pek çok ülkesinde de alt üst geçitler dahil olmak üzere büyük sistemlerin hiçbiri, yerel yönetimler tarafından kaynak olarak karşılanmıyor. Hem yerel yönetim olarak bunları karşılayacaksınız, hem de bunun yükünü devlet sizin sırtınıza öyle bir bindirecek ki, kentin yaşam hakkını da elinden almış olacaksınız."
Son 9 aydır Belediye bütçesinin yüzde 49-51 arası parasının kesildiğini, şu anda 43 kilometresi biten metro hattı için de muhalefetin "Niye metro bitmedi?" diye sorduğunu ifade eden Başkan Melih Gökçek, "Bir meziyet lazım bitirmek için. 4,5 katrilyon senin borcun var. Bu mümkün değil" diye konuştu.
Müsteşar Çanakcı'ya bir teklif sunmak istediğini kaydeden ve yöntemini örnek vererek anlatan Başkan Gökçek, "Bir tahvili satıyorsak, bu tahvili sattıktan sonra ne yapacağız? Bunu proje olarak bizim sunmamız ve hazineye de kabul ettirmemiz lazım. Bunun karşılığında da hazinenin de kendisini garanti altına alması lazım. Böyle bir yöntemle çok rahatlıkla tahvil ihracıyla çok ciddi bir işsizliğin önüne de geçilir ve olay da garanti altına alınır. Hem belediye kar edecek, hem hazine parasını garanti altına alacak, hem de yapılan yatırım sebebiyle işsizlik çok ciddi anlamda ortadan kalkmış olacak. Parayı biz almayacağız belediye olarak. Parayı hazine alacak, onun adına onun açacağı banka hesabında olacak" dedi.
İller Bankası ve Hazine'nin, faiz uygulamasında insafsız davrandığını ifade eden Başkan Melih Gökçek, İller Bankası'ndan kendisinden önceki dönemde Çankaya Mamak Viyadüğü için bir borç alındığını, alınan borç miktarına karşın kat kat fazla faiz talep edildiğini anlattı. Başkan Gökçek, "Bunun hangi tarafı makullere uyuyor soruyorum. Belediye, nasıl bu işleri yürütecek. Bence samimi olarak söylüyorum, mantığı yok. Önce buna bir mantık getirmek şart. Tekrar ediyorum, Metro gibi, büyük dev kanal yatırımları gibi yatırımları belediyelerin sırtından alınması lazım veya bu hususta özel kaynak aktarılması lazım" diye konuştu.
"HER BAŞKAN KENDİ DÖNEM BORCUNU ÖDESİN"
Kanuna konulacak bir hükümle birlikte bir teklifi daha olduğunu kaydeden Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, "Bir belediye başkanı, kendi döneminde ödeyeceği para haricinde, devletin garantisi olmadan, devlet onu göz önüne alarak önceden, borçlanmaya müsaade edilmemesi lazım. Ben borçlanacağım Melih Gökçek olarak, benden sonra gelen belediye başkanı benim yükümü çekecek. Böyle bir haksızlık olamaz. Ben dönemimde ödeyebileceğim kadar borçlanayım, bununla ilgili bir kanuni düzenleme lazım" şeklinde konuştu.
Borçlanmalara örnek olarak da geçtiğimiz yıl içerisinde Ankara'ya gelen Almanya'nın Hamm Belediye Başkanı ile yaptığı bir sohbete deyinen Başkan Gökçek, "Yurtdışındaki borçlanmalara bir örnek vereyim. 200 bin nüfuslu Türklerin bol yaşadığı bir yer, Hamm. Belediye Başkanı, 'Benim borcum, 200 bin nüfusa karşılık, 300 milyon dolar. Buna karşılık, Berlin Belediyesi'nin borcu, 60 milyar Euro' dedi. Yani bizim borçlarımızla düşündüğünüz zaman, kaldı ki orada devlet kalkıp pek çok şeyi finanse ettiği halde, bu tip borçlarla karşılaşılması mümkün" diye konuştu.
"BORÇLAR SİLİNSİN"
Daha önce 3 defa tahkim yapıldığını, bir kez daha tahkim yapılarak borçların silinmesi gerektiğini kaydeden Başkan Melih Gökçek, "Benim kişisel kanaatim, bir daha belediye sırtında yük kalmayacak şekilde tedbirleri alıp, borçları mutlaka tahkimle halletmek lazım. 5'inci defa yapılmaması için de önlem alınmalı" dedi.
Yap-işlet-devret modeline de değinen Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek, "Belediyeler, borçlanmadan ziyade, yeni projeler üretilirken, hizmeti almayı bilmesi lazım. Bunun en güzel yolu da yap-işlet-devret. Bu model için kanunda değişiklik yapıp, belediyelere bu konuda daha büyük özgürlük verilmeli. Yani ben bir yap işlet devretle kentin içerisine tünel, alt geçitler yapacaksam, bunun için değişik kurumlardan izin almak gibi bir zorunluluğum olmamalı. Artık bütün dünyada yerel yönetimlere belli yetkiler veriliyor" diye konuştu.
Sözlerine, "Yap-işlet-devretin belediyelerin nasıl yapacağına dair devlet bir takım hukuki sınırlamalar getirecekse, kanunla getirmeli. O sınırlamalar içerisinde belediye de dilediği gibi oynayabilmelidir. Herkese dil dökmekten, rica minnet etmekten bitap düşüyorum. Mesela bir yaya üst geçidi yaptıracaksınız. Çok rahatlıkla reklam karşılığı veya altına koyacağınız iki tane büfeyle bedava yaptırabilirsiniz. Belediyenin cebinden bir kuruş para çıkmaz. Yapan da yaptıran da halk da memnun. Ama bunun için halk sıkıntıda. Örnek veriyorum, metroyu yap işlet devretle yaptıracaksınız, ama izne tabi. Bunun için de bir çok kuruluşa sunacaksınız, izin alacaksınız. Kanuni sınırlamaları koyun biz onun içinde istediğimiz gibi oynayalım" diyerek devam eden Başkan Gökçek, şöyle konuştu:
"Denetim yaptırırız. Kanuna koyun, bu ihalenin her safhasını belediye internette yayınlamak zorundadır, diye. En ince detayına kadar. Yani bir taraftan devlet kendisini garanti altına alsın denetim açısından, ama öteki taraftan bıraksın, belediye başkanı ve bürokratları kendi yeteneklerini ortaya koyabilsin."
Başkan Gökçek'in ardından tahvil satışları, mahalli idarelerin konuyla ilgili sıkıntılarına değinen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu da "Hazinenin uygulamış olduğu faizle belediyelerin ayağa kalkması mümkün değil. Çok yüksek" dedi.
Kocaoğlu'nun ardından da tahvil satışları ve kredilerdeki derecelendirmeye ilişkin konularda sinevizyon eşliğinde açıklama yapan Fitch Ratings İstanbul Ofisi Genel Müdürü Botan Berker ise Başkan Gökçek'in görüşlerine katıldığını ifade ederek, 1990-1992 yıllarında Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından alınan kredilerin Japonya'da faizlerin çok yüksek olduğu bir dönemde alındığına işaret ederek, "Ayrıca, dış borçlanmanın çok fazla kontrol altına alınmadığı bir dönem. Sayın Başkan Gökçek'e katılıyorum. Büyük bir hataydı. Cari harcamalar için uzun dönemde uzun vadeli bir borçlanmaya gidilmiş. Borçlanmasının vadesiyle harcamaların süresi birbiriyle uyumlu değil" dedi.
Berker'in de konuşmasını bitirmesinin ardından soru cevap bölümüne geçilen panelde, il, ilçe ve belde belediye başkanları merak ettikleri konulara ilişkin sorular sordular.