Kadınların Kilo Korkusu

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Eskiden Hamilelere İki Can Besliyorsun Diye Yemesi İçin Baskı Uygulanırdı. Şimdi Kadınların Vücut İmajlarıyla İlgili Kaygıları Daha Fazla.

ESKİDEN HAMİLELERE İKİ CAN BESLİYORSUN DİYE YEMESİ İÇİN BASKI UYGULANIRDI. ŞİMDİ KADINLARIN VÜCUT İMAJLARIYLA İLGİLİ KAYGILARI DAHA FAZLA.

Hamilelikte kilo alma kaygısı daha da belirginleşiyor. Kadınlar artık çocuk beklerken çok kilo almamayı başarı sayıyor, övünerek anlatıyor, bu nedenle takdir ediliyorlar. Pregnoreksiklerin farkı, bu kilo alma korkusunu çok abartılı yaşamaları, ciddi bir saplantı haline getirmeleri.

Arkadan bakınca hamile olduğu bile anlaşılmayan yeni nesil hamilelere, 'leblebi yutmuş sinek' diyen de var, 'Nişantaşı hamilesi' ismini takan da. Pregnoreksiya, İngilizce 'pregnant' hamile ve 'anoreksiya' kelimelerinin bileşiminden oluşmuş yeni bir kelime.

Nicole Kidman gibi hamileliğini hemen hemen hiç kilo almadan bitirenler için kullanılıyor. Türkiye pregnoreksiya deyimini henüz ithal etmedi. Ancak tartışması eski. Konu 5 yıl önce Ebru Şallı'nın hamileliğiyle konuşulmaya başlandı. Çünkü Ebru Şallı çocuğunu beklerken sadece 7 kilo almıştı. Sebze ve meyveyle, hatta bolca kiviyle beslendiğini yazdı gazeteler. Bebeği de 3 hafta erken doğunca, 'fazla kilo almasın diye erken aldırdı' iddiası ortaya atıldı.

Gerçekten de bazı anneler son bir-iki ayda alacağı fazla kilodan kurtulmak için bebeğin yeterince geliştiğini düşünüp, erkenden sezaryenle alınmasını istiyor. Oysa doktorların buna rıza göstermesi bebeğin ciddi zarar görmesine, yaş akciğer hastalığı denilen akciğerin su toplamasına, yoğun bakımda birkaç gün geçirmesini gerektiren hastalıklara neden olabiliyor. Bunları önlemek için annenin çocuğuna rahimde büyüme şansı vermesi gerekiyor.

SADECE 7 KİLO ALDIM AMA ÇOK SAĞLIKLIYDIM

Ebru Şallı: Hamileliğini fit geçiren ilk kadınlardanım. Ben hamileliğin hastalık olmadığını kanıtladım, normal yaşantımı sürdürdüm. Haftanın 5 günü 1 saat kadar yürüdüm, yüzdüm, hamile pilatesi yaptım. Spor yapınca hem kilo kontrol altında tutuluyor hem de fiziksel olarak daha güçlü hissediliyor. Vejeteryanım ama bu hamileliğimde sağlık açısından herhangi bir sorun yaşatmadı. Protein ihtiyacımı bakliyat, süt ve süt ürünleri, soya eti ve peynirinden karşıladım. Bol sebze ve meyve tükettim. Turunçgillere çok düştüm. Kivi çok yedim ama yazıldığı gibi sadece onunla yetinmedim. 48 kiloyla hamile kaldım, toplamda 7 kilo aldım. 15 kilo da alsam üzülmezdim. Çünkü bu geçici bir süreç. Hastaneden çıktığımda 6 kilo vermiştim bile. Bebek 3 hafta erken geldi. 2.5 kilo ve sağlıklı doğdu. 3 hafta daha kalsaydı 3 kiloyu aşardı.

KENDİNİ FRENLEYENLERİ ANLAMIYORUM

Demet Şener Kutluay: 26 aylık kızım var şimdi de iki aylık hamileyim. İlk hamileliğime, 51 kiloyla başladım, 23 kilo aldım. Abur cubur yemedim ama kendimi de kısıtlamadım. Kendini kısıtlayabilenleri de anlayamıyorum. İnsanın içi kazınıyor, çok fazla yemek istiyor. Hamilelikte canım istediği zaman yürüyüş ve yoga yaptım. Doğumdan sonra diyete bile girmedim. Eve döndüğümde 10 kilo gitmişti bile. 1 ay sonra bir dergide kapak oldum. İlk çocukta geriye dönüş kolay, ikincide deformasyon artıyor diyorlar. Bu da hiç umurumda değil.

BENİMKİ GENETİK ŞANS

Arzu Kaprol: İkizlerim olduğu için hamileliğimi mümkün olduğunca doktor kontrolünde geçirdim. Başından itibaren yememde sorun vardı. Bu annem ve anneannemde de olan genetik bir durum: İlk aylarda 14.00'den, sonraki aylarda 18.00'den sonra hiçbir şey yiyemedim. Ama yine de o saatlere kadar mümkün olduğunca doğru beslenmeye gayret ettim. Bütün hamileler benzer kaygıyı yaşıyor. Benim de kilo alma endişem vardı. 13 kilo da aldım. Doğum ertesi normal kilomdan geriye sadece 3 kilo kalmıştı.

Kaynak: Gecce