Prof. Dr. Ali Osman Karababa, İzmir'de arseniğe bağlı bir kanser artışından bahsetmenin bilimsel gerçeklerle örtüşmediğini söyledi.
İzmir Tabip Odası'nda düzenlenen toplantıda konuşan Ege Üniversitesi (EÜ) Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi Karababa, şebeke suyundaki arsenik konusunda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu'nu savundu.
Prof. Dr. Karababa, İzmir'de arseniğe bağlı bir kanser artışından bahsedebilmek için yeterli zaman geçmediğini belirtti. Kızılırmak suyunun kirliliği tartışılırken, gündemin İzmir'in suyuna çevrildiğini kaydeden Karababa, bu konuda herkesin üstüne vazife olsun olmasın bir şeyler söyleyerek toplumun kafasının bulandırdığını öne sürdü.
Ağır metallere bağlı kanserin uzun müddette ortaya çıkabileceğini anlatan Karababa, İzmir'deki artışın, kanser kayıt sisteminin ülke geneline göre daha iyi olmasından kaynaklandığını savundu.
Sudaki arsenik miktarının artmasıyla kanser riskinin de artacağını belirten Ali Osman Karababa, riskin ortadan kalkması için hiç arsenik olmaması gerektiğini söyledi.
Prof. Dr. Karababa, İzmir'in en ekonomik su kaynağı olması planlanan Çamlı Barajı'nın altın madenine kurban edilme aşamasında olduğunu da hatırlatarak, madene izin verilmesi durumunda barajın kurulamayacağını, Tahtalı Barajı'ndaki suyun da ağır metallerle kirleneceğini ifade etti.
İzmir Tabip Odası Başkanı Dr. Suat Kaptaner ise Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in, Kızılırmak suyuyla ilgili tartışmalar üzerine İzmir'i gündeme getirerek konuyu siyasileştirdiğini öne sürdü.
Başkan Gökçek'in İzmir'e karışamayacağını, söylediklerinin de gerçek olmadığını iddia eden Dr. Kaptaner, "İzmir'in suyu, basit ve ucuz bir siyasi polemik haline getirildi. Yerel yönetimdekilerin ucuz, kolay ve bilimsel olmayan sözler sarfetmesi acıdır" dedi.
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Halil Gezer de Tahtalı Barajı'nda doluluk oranının yüzde 8'lerin altına indiğini aktararak, önümüzdeki günlerde arsenikten öte susuzlukla karşı karşıya kalınacağını vurguladı. (Cihan)