İstanbul Sanayi Odası(İSO) Başkanı Tanıl Küçük, büyümenin lokomotifi olan sanayinin gücünün giderek zayıfladığını belirterek, "Biz kötümser bakmıyoruz, gerçekçi bakıyoruz. Bu sürdürülebilir bir durum değildir ve hükümet ekonomi yönetiminde üzerine düşen görevi bir an önce gerçekleştirmek zorundadır" dedi. Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2007 Yılı Raporu sonuçlarını aktaran Küçük, rapora göre 2007'de kârdaki iyileşmenin sanal bir iyileşme olduğunu söyledi.
Küçük, "Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2007 Yılı Raporu"nu açıklamak üzere düzenlediği basın toplantısında yaptığı konuşmada, 2002'nin ilk çeyreği ile başlayan olumlu dönemin, 2007'nin ikinci yarısı itibarıyla sona ermeye başladığını ifade ederek, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimler olmak üzere iki önemli siyasi olayın ağırlığında geçen 2007'de ekonominin ikinci planda kaldığını ifade etti.
Dış gelişmelerin de etkisiyle 2007 ekonomisinin önceki yıllara kıyasla daha olumsuz bir tablo ile sonuçlandığını dile getiren Küçük, ekonomik karlılığın geçen yıl artış eğilimini sürdürerek yüzde 17,3'e yükseldiğine, ancak 1990'lı yılların ortalaması olan yüzde 20'li seviyelere hala yaklaşılamadığına dikkat çekti.
Tanıl Küçük, İSO 500'de toplam satışlarda ilk sırada yer alan TÜPRAŞ'ın ABD Fortune 500'de 160. sıraya, ikinci sıradaki Petrol Ofisi'nin 262. sıraya, üçüncü sıradaki Shell & Turcas'ın 377. sıraya, Ford Otomotiv'in ise 433. sıraya girebileceklerinin görüldüğünü kaydetti.
2007'de kardaki iyileşmenin üretim artışının sonucu olmadığını dile getiren Küçük, şunları söyledi: "Sanal bir iyileşmedir, bir yanılsamadır. Gerçekçi olmayan kur politikasının ve dövizle borçlanmanın bir yan etkisi olarak ortaya çıkan böyle bir karlılık nereye kadar devam edebilir? Ne kadar kalıcı olabilir? Unutulmamalı ki bu sanal iyileşme, kur ve enflasyon riski pahasına elde edilmiştir. Risklerin gerçekleşmesi durumunda sanayi kuruluşlarının ciddi sıkıntılarla karşılaşacağı ortadadır. Büyümenin lokomotifi sanayidir. Ancak veriler, lokomotifin gücünün giderek zayıfladığına işaret etmektedir. 10 yıl gibi kısa bir sürede sanayi ve imalat sektörünün ekonomideki ağırlığının bu derece gerilemiş olması,
Türkiye ekonomisinin yarınları açısından üzerinde ciddiyet ve hassasiyetle durulması gereken bir husustur."
Türkiye ile benzer kategoride bulunan hiçbir ülkede böyle bir durum bulunmadığını ifade eden Küçük, Çin'de sanayinin GSYİH içinde 2002'de yüzde 39 olan payının 2006'da yüzde 41'e, Hindistan'da yüzde 16'ya,
Rusya'da ise yüzde 19'a çıktığına dikkat çekti. Tanıl Küçük, "Türkiye'nin sanayiye, sanayileşmeye bu ülkelerden daha mı az ihtiyacı var? Sanayi ile ilgili politikamız ne? Bu sorunun cevabı ülkemiz, ekonomimiz, gelecek nesillerimiz açısından hayati önem taşımaktadır. Türkiye, siyasetin toz dumanını bir kenara bırakarak, bu temel meselelere odaklanmak zorundadır" şeklinde konuştu.
Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını cevaplandıran Küçük, sanayi sektörünün büyüme içindeki payının giderek düştüğünü belirterek, bunula ilgili tedbirlerin biran önce alınması gerektiğini vurguladı.Küçük "Biz kötümser bakmıyoruz, altını ısrarla çiziyorum, gerçekçi bakıyoruz. Bu sürdürülebilir bir durum değildir ve hükümet ekonomi yönetiminde üzerine düşen görevi bir an önce gerçekleştirmek zorundadır" ifadelerini kullandı.
Hükümetle söylem bazında çatışmadıklarını ifade eden Küçük, icraat bazında uyuşmazlığın olduğunu kaydetti.