İsedak 24. İzleme Komitesi Toplantısı

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, Dünya Ekonomisinde Son Yıllarda Önemli Gelişmeler Yaşandığını Belirterek, "Özellikle Son Bir Yıl İçerisinde Gıda ve Metal Fiyatlarında Ciddi Bir Artış Yaşanmış Olup, Bu Artışta Artan Talep, Kuraklık ve Diğer Nedenlerden Dolayı Arz Daralması ve Çeşitli Spekülasyonlar Etkili Olmaktadır. 

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, dünya ekonomisinde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını belirterek, "Özellikle son bir yıl içerisinde gıda ve metal fiyatlarında ciddi bir artış yaşanmış olup, bu artışta artan talep, kuraklık ve diğer nedenlerden dolayı arz daralması ve çeşitli spekülasyonlar etkili olmaktadır. Ayrıca petrol fiyatlarının yükselmesi nedeniyle üretim maliyetlerinin artması ve doların değer yitirmesi de bu artışa sebep olan diğer etkenlerdir" dedi.

İslam Konferansı Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) 24. Toplantısı Antalya'da başladı. Belek Adora Golf Otel'de yapılan ve Türkiye, Kamerun, Pakistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, İran, Irak, Kuveyt, Malezya, Filistin, Katar, Suudi Arabistan, Senegal, Uganda ile Yemen'den temsilcilerin katıldığı toplantıda konuşan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, emtia fiyatlarındaki artışların birçok ülkeyi olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Özellikle gıda fiyatlarındaki artışın en çok az gelişmiş ülkeleri etkilediğini belirten Ekren, "Gelişmiş ülkelerde insanlar kişisel gelirlerinin sadece yüzde 10'unu gıda tüketimine harcarken, bu oran az gelişmiş ülkelerde yüzde 80'lere kadar çıkmaktadır. Bu tür sorunlar bize bir kez daha göstermiştir ki, tarım sektörü, ülkelerin yalnız kalkınmaları için değil, hayatlarını idame ettirmeleri için de gereklidir. İslam ülkeleri arasında ekonomik ve ticari işbirliğini geliştirmeyi amaçlayan İSEDAK, yaşanan bu gelişmelere kayıtsız kalmamalı, karşılaşılan sorunları tespit etmeli ve işbirliği imkanlarını araştırmalıdır. Bu nedenle, bu alanda acilen bir uzmanlar grubu oluşturularak, emtia fiyatlarındaki artışın nedenleri ve üye ülkelere muhtemel etkileri incelenerek, FAO gibi Birleşmiş Milletler kuruluşlarının da katkılarıyla, yapılabilecek işbirliği konusunda çalışılması önem arzetmektedir. Ülkelerimizde son yıllardaki büyüme eğilimi 2007 yılında da devam etmiş olup, 2007 yılında İKT üyesi ülkelerin ortalama büyümesi ise yüzde 5.84 olarak gerçekleşmiştir. Ancak, ABD ekonomisindeki yavaşlama nedeniyle, dünya ekonomisinde büyüme beklentisi de düşmekte ve emtia fiyatlarındaki yükselme eğilimine bağlı olarak enflasyon baskısı da devam etmektedir. Öte yandan, Türkiye'nin dış ticaret hacmi son yıllarda hızla artarak 277 milyar dolara yükselmiştir. 2007 yılında Türkiye'nin İKT üyesi ülkelere toplam ihracatı 20.2 milyar dolar olarak gerçekleşmiş olup, bu meblağın toplam ihracatı içerisindeki payı yüzde 18.9 iken, aynı yıl İKT üyesi ülkelerden yapılan ithalat 21.5 milyar dolar ile yüzde 12.7 düzeyindedir. İşbirliği çabalarımız sonucunda ticaret hacmimizin daha da yükseleceğine inanıyorum" diye konuştu.

"YABANCI SERMAYE YATIRIMLARI ARTIRILMALI" Günümüzde ülkelerin kalkınmalarında dış ticaretin payının çok büyük olduğunu vurgulayan Ekren, "Kalkınma için gerekli kaynaklara tek başına sahip olunamaması nedeniyle dış kaynaklardan da azami şekilde istifade edilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, ülkeler ithalat rejimlerinin serbestleştirilmesi ve yabancı sermaye çekmek için yoğun çaba sarfetmektedir. İSEDAK üyesi ülkelerin de kendi aralarında daha çok ticaret yaparak sahip oldukları potansiyellerden en iyi şekilde istifade etmeleri hepimizin ortak arzusudur. İKT Tercihli Ticaret Sistemi'nin yanısıra İslam Kalkınma Bankası bünyesindeki Uluslararası İslam Ticaretin Finansmanı Şirketi'nin 2008 yılı için ayırmış olduğu 2.7 milyar dolar mali kaynağın, ihracat ve ithalatçılara uygun şartlarda sağlanması, söz konusu hedefimizin gerçekleşmesine önemli katkı yapacaktır. 2006 yılında yaklaşık 1 trilyon 300 milyar dolar olan yabancı sermaye yatırımları içinde 57 üyesi bulunan İKT'nin payı sadece 118 milyar dolardır. Yabancı sermaye yatırımlarının artması için, fiziki altyapı yatırımlarının yanısıra, insan kaynaklarının da geliştirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Örneğin, 2006 yılında 70 milyar dolar yabancı sermaye çeken Çin, yılda 50 milyar dolar düzeyinde altyapı yatırımı yapmaktadır. İKT olarak, yerli ve yabancı yatırımları teşvik konusunda işbirliğini geliştirmemiz ve görüş alışverişinde bulunmamız yabancı sermayeyi artırma hususunda faydalı olacaktır. Yatırım ortamının iyileştirilmesi bağlamında yapılacak çalışmalara özel sektörün de aktif katılımı mutlaka sağlanarak, 24. İSEDAK Toplantısı'na somut ve uygulanabilir önerilerde bulunmalıyız. Özellikle son bir yıl içerisinde gıda ve metal fiyatlarında ciddi bir artış yaşanmış olup, bu artışta artan talep, kuraklık ve diğer nedenlerden dolayı arz daralması ve çeşitli spekülasyonlar etkili olmaktadır. Ayrıca petrol fiyatlarının yükselmesi nedeniyle üretim maliyetlerinin artması ve doların değer yitirmesi de bu artışa sebep olan diğer etkenlerdir" şeklinde konuştu.

YENİ EKONOMİK ORTAKLIK ÖNERİSİ İKT Genel Sekreteri Prof. Ekmelettin İhsanoğlu ise yaptığı konuşmada, İKT'ye üye ülkelerin, borç yükü, yoksulluk, gıda yetersizlikleri, çölleşme, cehalet, hastalık ve salgınlar gibi mevcut zorluklarla başa çıkabilmek için yeni bir ekonomik ortaklığı geliştirmesi gerektiğine dikkat çekti. Yoksulluğun İslam dünyasında, cehalet, yanlış beslenme, hastalık ve suç işleme gibi sorunları artırdığını belirten İhsanoğlu, "İKT üye ülkeler nüfusunun yüzde 26'sı, yaklaşık 285 milyon insan, ciddi yoksulluk altında ve yemek, sağlık, eğitim ve barınma gibi en temel ihtiyaçlardan yoksun yaşamaktadır. Dolayısıyla, bu yoksulluk durumu dehşet vericidir. Temel insani ihtiyaçlardan yoksun olmak konusuna yeni bir bakış açısıyla çözüm aranmalıdır. Bu bağlamda, ben, İKT Genel Sekreterliği'nin bir politika diyalogu ve yoksulluğun azaltılması için görüş alışverişinde bulunulase7erisindeki payı yüzde 18.9n bir platform olarak hareket ettirmek için elimden geleni yapacağım. Birleşmiş Milletler Milenyum Kalkınma Hedefleri ile uyumlu olan İKT on yıllık eylem planı, yoksulluğun azaltılması için İslam Kalkınma Bankası içinde bir fon oluşturdu. Bugüne kadar 10 milyar Amerikan Doları olan toplam miktardan yalnızca yüzde 26'sı üye ülkeler tarafından kalkınma için İslam Dayanışma Fonu'na verilmiştir" dedi.

"KÜRESEL GIDA KRİZİYLE BAŞA ÇIKABİLİRİZ" Küresel gıda açığının "dehşet verici" boyuta ulaştığını kaydeden İhsanoğlu, şunları söyledi; "Hızla artan küresel gıda krizi, İKT üye ülkelerinin, özellikle yoksullukla ettiği mücadeleyi ve ekonomik kalkınmaya yönelik çabalarını tehdit etmektedir. Düşük gelirli nüfus, gıdaya toplamda zengin kesimden daha çok harcama yaptığı için bu krizden en çok etkilenen gruptur. 14 İKT üyesi ülke, dünyanın kriz içindeki 37 ülkesinin içindedir ve gıda tedariki için dış yardım almaktadır. Bu ülkelerin gıda fiyatlarındaki hızlı küresel artışla başa çıkabilmek için diğer İKT üye ülkelerinden ve uluslararası topluluktan daha çok desteğe ihtiyacı vardır. Eğer İKT üyesi ülkelere bakacak olursak, bazılarının geniş arazilere, önemli miktarda su kaynağına ve daha fazla gıda üretimine olanak sağlayacak iyi iklim koşullarına sahip olduklarını görebiliriz. Ayrıca diğer bazı üye ülkeler de gelişmiş teknolojiye ve yeterli mali kapasiteye sahiptirler. Şimdi biz bu iki grup üye ülkelerin çabalarını birleştirebilirsek, yayılmakta olan bu gıda krizi ile kesinlikle başa çıkabiliriz. Bu nedenle İKT üye ülkeleri ile İSEDAK'ı bu büyüyen krizin daha büyük politik ve ekonomik göstergelerinden kaçınmak için bu konuya acilen İKT ailesi içerisinde çabalarını birleştirme noktasında gayret göstermeye çağırıyorum." CUMHURBAŞKANI GÜL'DEN MESAJ Bu arada, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de, toplantıya bir mesaj gönderdi. İslam Konferansı Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi'nin 24. İzleme Komitesi Toplantısı'na katılan tüm temsilcileri Türkiye'de görmekten büyük mutluluk duyduğunu belirten Gül, toplantıda birçok önemli ekonomik ve ticari işbirliği konusunun görüşüleceğini ve bu alanlardaki işbirliğinin daha da geliştirileceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Ekonomik işbirliğindeki yöntem ve araçları belirlerken, halklarımızın ihtiyaçlarını ve dünya ekonomisinde ortaya çıkan gelişmeleri de göz önüne almalı ve ekonomilerimizi küresel ekonomide zaman zaman yaşanan dalgalanmalara ve şoklara hazırlamalıyız. Dünya ekonomisinde yaşanan gelişmeleri hep birlikte izliyoruz. Son yıllarda petrol ve emtia fiyatlarında yaşanan artış 2007 yılı ortasından itibaren daha da hızlanmıştır. Bu fiyat artışlarında arz ve talep arasındaki uyumsuzluk etkili olmakla birlikte, başka etkenler de artış eğilimini körüklemiştir.

Halklarımızın günlük yaşantısından sanayi üretimine kadar birçok alanda soruna sebep olan bu artışlar, küresel düzeyde ortak hareket edilmesinin yararını göstermektedir. İslam Ülkeleri arasında ekonomik ve ticari işbirliğini geliştirmeyi amaçlayan İSEDAK'ın bu gelişmelere kayıtsız kalmaması ve bu çerçevede işbirlibulği geliştirmesi faydalı olacaktulase7erisindeki payı yüzde 18.9ır. İslam ülkeleri arasında ekonomik ve ticari işbirliği faaliyetleri giderek gelişmektedir. Üye ülkelerimiz arasındaki ticaret hacmi 2006 yılında yüzde 16.3'e çıkmıştır. Bu kapsamda, dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 7'sini oluşturan tarımsal ticaretin üye ülkelerimizde yüzde 11.5 dolayında olduğunu sizlere hatırlatmak isterim. Bu nedenle, petrol ve tarım ürünlerindeki fiyat artışının İKT üyesi ülkelerin ticaret hacmini ve İKT içi ticareti çoğaltması beklenmekle birlikte, ülkelerimiz arasındaki petrol ve tarım ürünleri dışındaki ticaretin arttırılması için de özel gayret göstermeliyiz. Bu amaca yönelik olarak İKT çerçevesinde, İSEDAK ve İslam Kalkınma Bankası bünyesindeki mevcut ve geliştirilecek yeni mekanizmaların etkin olarak kullanılacağına inanıyorum. Öte yandan, İslam Konferansı Teşkilatı On Yıllık Eylem Programı'nda İSEDAK'a verilen İKT içi ticaretin 2015 yılında yüzde 20'ye çıkarılması hedefi için İKT Tercihli Ticaret Sistemi (TPS-OIC) önemli bir araçtır. Bu itibarla, Tercihli Ticaret Sistemi'nin 2009 yılı başında yürürlüğe girmesi için tüm ilgili ülkeleri, bir kez daha Çerçeve Anlaşması'nı, Tercihli Tarifeler Protokolü'nü ve Menşe Kuralları'nı bir an önce imzalamaya ve onaylamaya çağırıyorum. Son dönemde İKT içi ticarette, Tercihli Ticaret Sistemi'nin kurulmasında ve ticaret finansmanında yaşanan olumlu gelişmeler ve fakirlikle mücadelede atılan adımlar, İKT camiasının üye ülkelerin ekonomik kalkınması ve refahına ciddi bir katkısı olabileceğini göstermiştir" ifadelerini kullandı.

"İÇ İÇE GEÇMİŞ SORUNLAR VARLIĞINI SÜRDÜRÜYOR" Cumhurbaşkanı Gül, mesajında şu görüşlere yer verdi:

"Uluslararası ticaretin artmasında yatırımların ve bu doğrultuda yatırım ortamının iyileştirilmesinin çok önemli bir yeri olduğunu hepimiz biliyoruz. Esasen yatırım ortamının iyileştirilmesi tecrübesi bazı üye ülkelerimizde mevcuttur. Ayrıca, İKT'nin net ticaret fazlası ve ülkelerimizde bulunan önemli sermaye birikimi bize yeni yatırım imkanları sunmaktadır. Bu kapsamda, bu yıl görüş alışverişi oturumunun konusu olarak 'Yatırım Ortamının İyileştirilmesi' konusunun belirlenmiş olması yerinde bir seçimdir. İslam ülkelerinde fakirlik ne yazık ki önemli ölçüde devam etmektedir. Üyelerimizin 22'si en az gelişmiş ülke statüsündedir. Bu çerçevede İslam Kalkınma Bankası bünyesinde kurulmuş olan 'Kalkınma İçin İslami Dayanışma Fonu', ekonomik olarak zor durumdaki kardeş ülkelere yapılan yardımları arttırmak ve etkinleştirmek için büyük bir adımdır. Bu fonun yönetimine ilişkin en uygun yöntemin bir an önce belirleneceğini ve bu alanda teknik yardım ve finansman faaliyetlerinin en kısa sürede ivme kazanacağını ümit ediyorum. Halen ülkelerimizin fiziki ve sosyal altyapılarını geliştirmek için azami gayret gösteren İslam Kalkınma Bankası'nın, bu fonu, az gelişmiş üye ülkelerin ekonomik ve sosyal kalkınmaları için de en iyi şekilde değerlendireceğine inanıyorum. Bu çerçevede, ülkelerimizde üretim altyapısının sürekli geliştirilmesine, eğitime, özellikle işgücü eğitimine, yeni buluş ve yaklaşımlara özel önem verilmesi gerekmektedir. Öte yandan, nüfusumuzun yaklaşık yüzde 40'nın geçim aracı ose7erisindeki payı yüzde 18.9lan tarımda, katma değerin arttırılmasına ve tarımsal ürünlerin sınai ürünlere dönüştürülerek pazarlanmasında bu fonun önemli imkanlar sunacağına inanmaktayım. Halen sürmekte olan pamuk işbirliğinin daha da geliştirilmesinin ve bu konudaki eylem planının etkin bir şekilde uygulanması da bazı üye ülkelerdeki fakirlikle mücadele çabalarına önemli katkı sağlayacaktır. İslam coğrafyasında köklü ve iç içe geçmiş sorunlar maalesef varlığını sürdürmeye devam etmektedir." 2 gün sürecek toplantıda, teşkilata üye ülkeler arasında çok taraflı ekonomik ve ticari işbirliğinin geliştirilmesi ile koordinasyon konuları ele alınacak. İSEDAK'ın ekim ayında İstanbul'da yapılacağı toplantının ön hazırlığının da gerçekleştirileceği toplantıda, yoksulluk ve küresel gıda krizi konuları ön plana çıktı.

(ATA-HE-Y)

Haber Yayın Tarihi: 14 Mayıs 2008 Çarşamba Saat 13:18

Yazdırılan Sayfa: http://www.haberler.com/isedak-24-izleme-komitesi-toplantisi-haberi/

(C) 2006-2008 Haberler.Com
Yeni Medya Elektronik Yayıncılık Ltd Şti.