Diyarbakır'da "1925 Kürdistan Hareketinin Lider ve Mücadelelerini Anma Komitesi"nin üyeleri,
Şeyh Sait ve 47 arkadaşının idam edilişlerinin yıldönümü nedeniyle anma töreni düzenledi.
Şeyh Sait ve arkadaşlarını anmak için oluşturulan "1925 Kürdistan Hareketinin Lider ve Mücadelelerini Anma Komitesi"nin basın açıklaması adı altında düzenlediği anma toplantısına yaklaşık 25 kişilik bir grup katıldı.
Basın açıklamasına katılan grup, Şeyh Sait ve arkadaşlarının fotoğrafları taşıdı. Asılanların torunları olduklarını söyleyen bazı kişiler de Kürtçe ve Türkçe konuşma yaptı.
Ulu Cami önünde toplanan gruba hitap eden komite üyesi İbrahim Güçlü, bir gün önce Şeyh Sait'i anma paneline valilikçe izin verilmediğini hatırlattı.
Hazırladıkları davetiyenin dağıtımının mahkeme kararıyla engellendiğini dile getiren Güçlü, bu nedenle Şeyh Sait ve arkadaşlarının 83 yıl önce asıldıkları Ulucamii önünde basın açıklaması için toplandıklarını söyledi.
Diyarbakır Barosu üyelerinden Avukat Sıtkı Zilan ise Şeyh Sait ve arkadaşlarının idamı sonrası ne Kürtün Kürtlüğünü ne de İslam'ın İslamlığını kaybettiğini belirtti.
Arap, Fars ve Türklerin Kürtlere hiçbir hak tanımadığını ileri süren Zilan, Kürtlerin de devlet olmaya meşru hakkı olduğunu belirterek bu hakkın gayri hukuk gayri şerh olmadığını vurguladı.
Muhittin Batmanlı isimli bir kişi de, Şeyh Sait ve arkadaşlarının terörist olmadığını ifade etti. "Türkiye'deki mevcut sistem 83 yıl önce idam edilen dedelerimizi anmaya bile müsaade etmiyor." diyen Batmanlı, "Fakat şunu bilsinler ki Müslüman Kürdistan halkı olarak biz dünya ırklarının çoğundan daha demokratız. Ne yazık ki Araplar, Türkler ve Farslar hiç bir zaman Kürtlere hayat hakkı tanımadılar. Biz Kürtleri insan yerine sokmadılar. Bizler hem Müslüman hem Kürt'üz. Bazılarımız Müslüman Kürt bazılarımız demokratik, bazılarımız Komünist, Yezidi, Hıristiyan Kürt'üz." diye konuştu.
Basın açıklaması sonrası Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şubesi ekipleri açıklama yapan kişilerin nüfus cüzdanlarını görmek isteyince gerginlik yaşandı.
Kendisinden kimlik isteyen sivil polisler ile tartışan avukat Sıtkı Zilan, "önce siz kimlik gösterin." dedi.
Tartışma sırasında yüksek sesle konuşan İbrahim Güçlü polis tarafından uyarıldı. Tartışma, Güçlü'nün konuşmacıların kimliklerini pazartesi getireceği yönünde verdiği söz ile sona erdi.