39 yıl hapse çarptırılan astsubayların davası, eksik soruşturma ve görevli mahkeme yönünden bozuldu.
Gerekçede, meslekten ihraç edilen savcı Sarıkaya’nın iddianamesi, "Asker sanıkların, terör örgütünün işlediği suçlarla aynı suçu işledikleri şeklindeki nitelendirme hayal gücünün de çok ötesinde tamamen varsayımlara dayalı, hukuki değerden yoksun düşünceye dayanmaktadır" diye eleştirildi.
YARGITAY 9. Ceza Dairesi, Şemdinli davasında, ikinci kez yapılan temyiz incelemesi sonunda, "eksik soruşturma" ve "görevli mahkeme" yönünden oy birliğiyle bozma kararı verdi. Daire, Umut Kitabevi’nin bombalanması eylemine karıştıkları öne sürülen ve 39 yıl 5 ay 10’ar gün hapse mahkûm edilen sanık astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz’in "asker olduğu" ve bu nedenle askeri mahkemede yargılanmaları gerektiğine hükmetti. Daire, tahliye talebini ise reddetti.
HUKUKEN DEĞERSİZ
Bozma gerekçesinde, ihraç edilen Savcı Ferhat Sarıkaya’nın iddianamesi eleştirilirken, suçlamalar, "hayal gücünün ötesinde varsayıma dayalı" olarak nitelendirildi. Gerekçede, "Asker olan sanıkların, terör örgütünün işlediği suçlarla aynı suçu işledikleri şeklindeki nitelendirme hayal gücünün de çok ötesinde tamamen varsayımlara dayalı, hukuki değerden yoksun düşünceye dayanmaktadır" denildi.
SUÇ DELİLİ YOK
Sanıklar Kaya ve İldeniz’in üzerine atılı TCK’nın 302. (Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak) ve 316. (Suç için anlaşma) maddelerinde tanımlanan suçların "maddi ve manevi unsurları itibariyle oluştuğuna ilişkin delil olmadığı" belirtildi.
ŞİMDİ NE OLACAK?
Bozma kararı Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilecek. Mahkeme, bozmaya uyarsa Şemdinli dosyası Van’daki askeri mahkemeye gönderilecek. Askeri mahkeme, bozma kararındaki eksikleri tamamlayarak, silbaştan yargılama yapıp yeniden karar verecek. Van mahkemesi, ilk kararda direnirse, Şemdinli davasında son sözü Yargıtay Ceza Genel Kurulu söyleyecek.
ASKERİ MAHKEME
Kararda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bölücü terör ile ilgili bütün faaliyetlerinin "askeri nitelikte" olduğu vurgulandı ve asker sanıkların davasına askeri mahkemenin bakmakla yükümlü olduğu kaydedildi.
İŞTE GEREKÇELER
Usulden bozma gerekçeleri şöyle:
Olay yerinde bomba uzmanı bilirkişi eşliğinde keşif gerçekleştirilmeli.
Soruşturma aşamasında ifadeleri alınan görgü tanıkları, yargılama aşamasında da dinlenmeli.
Tanık ifadeleri arasındaki çelişki giderilmeden karar verilemez.
Olay saati kuşkuya yer bırakılmayacak şekilde saptanmalı.
Sanık avukatlarının keşif duruşmasına çağrılmaması savunma hakkının ihlalidir. Sanıklar ve avukatlarının savunma hakkı kısıtlanmıştır.
İtirafçı sanık Veysel Ateş’in dosyası, Kaya ve İldeniz’in dosyası ile birleştirildikten sonra yerel mahkemenin "görevsizlik" kararı vermesi gerekir. Ateş diğer sanıklarla birlikte yargılanmalıdır.
Sanıkların son sözleri sorulmamıştır.
Bu bir ilktir diğer davalara örnektir
ŞEMDİNLİ davasının sanık avukatı Vedat Gülşen, "Bu karar, adaletin yerini bulması yönünden çok önemlidir. Terörle mücadelede çalışan diğer arkadaşlar için moral olacaktır" dedi. Gülşen, gazetecilere şu değerlendirmeyi yaptı: "Eksik soruşturma neticesinde verilen hüküm, tüm eksikliklerden tek tek bahsedilerek itirafçıların dinlenmeleri dahil olmak üzere bozuldu. Terörle mücadele eden askeri güçlerin görevleri dolayısıyla işlenmiş suçlara da bu karar emsal oluşturacaktır. Bu çok önemlidir. Artık adli yargı ile askeri mahkemeler arasındaki uyuşmazlık mahkemesinin kararı uygulanmaya başlanacak ve askeri mahkemeler bu konuda yetkili olacaktır. Bu bir ilktir."