Türkiye'de makineli tarımın yaygınlaşmasıyla büyük oranda değerini yitiren hamut sanatı, can çekişiyor.
Atların omuz küreklerine oturtulan ve nefes almalarını kolaylaştıran hamut üretimi Gaziantep'te birkaç esnaf tarafından güç şartlar altında gerçekleştiriliyor.
Şahinbey Mahallesi'nde zor şartlarda hamut yapan ustalar, ilginin her geçen gün azaldığını ve mesleğin son dönemlerini yaşadığını belirtiyor.
Mesleğini yaşatmak için çabalayan ustalardan biri de Mustafa Karayel. 1970'li yıllarda 4-5 hamut satarak işyerinin kirasını ödeyen hamut ustası Karayel, aldıkları siparişleri yetiştirmek için canla başla çalıştığı zamanları arar olmuş.
1974 yılından beri çeşitli renk ve desende kumaş ve deri parçalarıyla süsleyerek atlar için hamutlar hazırlayan Karayel, eskiden günde birkaç hamutu yaparken şimdi ayda 3-4 hamut yapmadığını üzülerek anlatıyor.
Karayel, "İşlerimizin iyi olduğu dönemde sabah namazından sonra hamut yapmaya başlar; akşamları saat 9'da 10'da kepenkleri indirirdik. Şimdilerde sabah 9.00 gibi açıyoruz dükkanı ve akşam 5.00 dedi mi kapatıyoruz. Memurlar gibi." sözleriyle işlerin 'tadının kalmadığını' dile getiriyor.
Hamuta talebin iyi olduğu günlerde hamut ustalarının güzel para kazandığını, bağ, bahçe ve evler satın aldığını vurgulayan Karayel, "1974'ten beri hamut yaparak geçimimi sağlıyorum. İşlerimiz iyi değil. Biz kırsal kesime çalışıyorduk. Yaptığımız hamutları tarlasını atla süren, ya da ulaşımını at ile sağlayan köylülere satardık. Şanlıurfa, Siverek, Muş, Van, Erzurum, Diyarbakır'ın köylüleri için hamut üretirdik. Eskiden günde 5-10 tane hamut yapardık. Şimdilerde ayda 3-4 hamut ancak üretiyoruz. Ne yapacağız bilmiyorum" şeklinde konuşuyor.
Mesleğin yok olmakla karşı karşıya kaldığını anlatan Karayel, hükümetin kendileri gibi el sanatıyla uğraşan esnafa çeşitli kolaylıklar sağlamasını istiyor.
Çırak olduğu dönemde ustasının bu işten çok paralar kazandığını dile getiren Karayel, mesleğinde gelecek görmediği için oğluna hamut yapımını öğretmediğini sözlerine ekliyor.