ABD yargısı, 'olağanüstü yetenekli yabancı'lara tanınan vize statüsü talebini kanunsuzca reddettiği gerekçesiyle Göçmenlik Bürosu (USCIS)'nu ve İdari Temyizler Dairesi (AAO)'ni dava eden
Fethullah Gülen'i haklı buldu. Böylelikle Gülen'in 1999'dan beri yaşamak mecburiyetinde kaldığı
ABD'deki vize sorunlarına son vermesi beklenen sürekli oturum (yeşil kart) başvurusunun önündeki çok önemli bir teknik engel ortadan kalkmış oldu.
Fethullah Gülen, kanundaki ilgili şartları yerine getirdiği halde 'olağanüstü yetenekli yabancı' statüsünden kendisini mahrum eden
ABD hükümetini temsilen Göçmenlik Bürosu ve İdari Temyizler Dairesi'nin bağlı bulunduğu İç Güvenlik Bakanlığı'nı geçen yıl mahkemeye vermişti.
Pennsylvania eyaleti doğu bölgesi federal hakimlerinden Stewart Dalzell'in baktığı dava resmi kayıtlara, 'Fethullah Gülen - İç Güvenlik Bakanı Michael Chertoff davası' olarak geçti.
Hakim Dalzell, 16 Temmuz tarihli karar gerekçesinde hükümetin argümanlarını birer birer çürüttü. Amerikan İdari Prosedür Kanunu, yargı makamlarına hükümet kurumlarının 'keyfi, kaprisli takdir hakkını istismar eden veya sağlam delillerle desteklenmeyen' kararlarını geri çevirme yetkisi veriyor.
Mahkeme, ilgili hükümet kurumlarının görüşünün aksine, Gülen'in kanundaki 'olağanüstü yetenekli yabancı' tanımını karşıladığı kararına vardı. İlgili kanun, 'bilimler, sanatlar, eğitim, iş veya atletizmde olağanüstü yeteneği ulusal ve uluslararası alanda ispatlanmış ve sahadaki başarıları kapsamlı belgelerle tasdik edilmiş' kimselere bu statüyü layık görüyor. Söz konusu kimselerin 'iştigal alanın en tepesindeki küçük bir kısım yüzdeliğe' tekabül eden bir 'uzmanlık derecesi'ne sahip olduklarını Nobel Barış Ödülü gibi bir uluslararası ödülle veya kanuni düzenlemelerde listesi yer alan 10 kriterden en az üçünü karşılayarak ispatlamaları gerekiyor.
Davalılar Gülen'in 'eğitim' alanında olağanüstü yeteneği olduğunu kanunda belirtilen tarzda ispatlayamadığını iddia etmişti. Davacılar ise 'eğitim' alanı tanımının daraltıldığını belirterek, Gülen'in ilahiyat, siyasal bilim ve İslami araştırmalar gibi alanlardaki başarılarının da nazar-ı itibara alınabileceğini savunmuştu. Hakim, davacı Gülen'e hak verdi.
ABD İç Güvenlik Bakanlığı'nın avukatlığını yapanlar, Gülen'in delil olarak gösterdiği makalelerin bilim adamlarına değil genel halka sunulmasından dolayı kanunda işaret edilen 'ilmi' niteliğini taşımadığını öne sürüyordu. Hakim Dalzell ise bu yorumun 'ilmi' kelimesinin sözlük anlamına ve Göçmenlik Bürosu'nun kendi el kitabındaki tasvire dahi ters düştüğüne işaret etti.
Hakime göre, Gülen'in ABD'de kalması halinde 'dinlerarası diyaloğu ve farklı inanç ve dinler arasında uyumu teşvik ve yaymaya devam edeceğini' bildirmesi, bu vize statüsünü almak için gereken şartlardan biri olan ülkeye katkıda bulunmayı da karşılıyor.
Hakim Dalzell, Gülen'in uzun süre önce reddedilen başvurusunun ücreti olan bin Amerikan doları tutarındaki başvuru ücretini hâlâ iade etmeyen ABD Göçmenlik Bürosu'na, bu tutarı en geç 1 Ağustos'a kadar ödeme talimatı da verdi. Mahkeme, davacı Gülen'in avukatlarının böyle bir talepte bulunmamasına karşın bu karara hükmetti.
Hakim, çözülmesi gereken ve kalan diğer konular ile davanın bundan sonraki istikametini belirlemek üzere tarafları 4 Ağustos'ta 'statü toplantısı'na çağırdı.