 |
|
 |
| |
GİRESUN'DA 'YAYLALARIMIZIN ORTAK SORUNLARI VE ÇÖZÜM YOLLARI' KONULU BİR TOPLANTI DÜZENLENDİ
|
Resmi büyütmek için tıklayın
|
Giresun'da, Komşu İllerin Valilerinin de Katıldığı 'Yaylalarımızın Ortak Sorunları ve Çözüm Yolları' Konulu Bir Toplantı Düzenlendi.
|
Giresun'da, komşu illerin valilerinin de katıldığı 'Yaylalarımızın Ortak Sorunları ve Çözüm Yolları' konulu bir toplantı düzenlendi.
New Jasmin Otel'de gerçekleşen toplantıya başta Giresun Valisi Mustafa Taşkesen olmak üzere; Ordu Valisi Ali Kaban, Gümüşhane Valisi Enver Salihoğlu, Artvin ve Rize'den ise Valilik temsilcileri, Giresun'un ilçe Kaymakamları, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Müdürleri katıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan Giresun Valisi Mustafa Taşkesen, son yıllarda yaşanan küresel ısınmanın etkisiyle yayla turizminde hareketlenmeler olduğunu bu yüzden Doğu Karadeniz'deki yaylalara gelen insan sayısının önümüzdeki yıllarda daha da artacağını söyledi.
Konuşmasına yaylalardaki sorunlara değinerek devam eden Taşkesen, "Geçmişte hayvancılıkta geçim kaynağı olarak kullanılan yaylalarımız günümüzde yazlık ikinci konutların yapıldığı çarpık ve beton yapılaşma tehdidiyle karşı karşıya kaldığı bilinmektedir. Diğer taraftan bölgemizde yaylaların iller arasında iç içer geçmiş olması, bir ilin mülki hudutları içerisinde yaşayan vatandaşlarımızın bir başka ilimizin yayla ve otlaklarını kullandığı bu nedenle zaman zaman yayla anlaşmazlıklarının yaşandığı da bir gerçektir." dedi.
Toplantının amacını son yıllarda artan talepten dolayı imar ve mera mevzuatına aykırı olarak hızlı ve çarpık yapılaşma tehlikesine maruz kalan yaylaların, beton yığını haline dönen köylerin sağlıklı bir şekilde gelecek nesillere nasıl aktarılacağını tespit etmek olduğunu ifade eden Taşkesen, "Komşu illerimizle burada bu sorunlara cevap aramaktayız. Çünkü sorun ortak ve iç içe geçmiştir çözümü de ortak olmalıdır." diye konuştu.
Mevcut haliyle yayla olgusunun mevzuatlarında yer almamasına rağmen yıllardır bir realite olarak gözlerinin önünde bulunduğuna dikkat çeken Vali Taşkesen, "Karadeniz'in dik yamaçlarında hayata tutunma mücadelesi veren Doğu Karadeniz insanı günden güne artan bir şekilde bizlerden çözüm beklemektedir. Şayet bu çözümleri üretmezsek yaylalarımızın da tıpkı şehirlerimiz gibi güzelliğini ve ruhunu kaybetmesinin maddi ve manevi sorumluluğu bizlerin üzerinde kalacaktır." şeklinde konuştu.
Vali Taşkesen'in konuşmasından sonra yaylalar ve sorunları ile ilgili slayt izletildi.
(Cihan Haber Ajansı) 04.07.2008 18:49 [1430773]
|
|
| Haber Resimleri |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
Haber Yorumlarınız |
Tüm yorumlar için tıklayın |
 |
| |
| "Giresun'da 'Yaylalarımızın Ortak Sorunları ve Çözüm Yolları' Konulu Bir Toplantı Düzenlendi"
haberi ile ilgili okuyucu yorumları: |
|
 |
BEKİR KEŞMER
(11 Temmuz 2008 Cuma 10:26:00)
YAYLA İÇİN ALADAREÇAM BARAJI, BULUNMAZ AVANTAJ
“Ahh Gelevara vadisi boyunca Kazıkbeli’ne asfalt acaba gerçek olacak da ve bizde görebilecek miyiz?” diye çok düşünmüşüzdür veya düşünenlerin söylentilerini duymuşuzdur. Ayrıca “Tirebolu’da bizim Akılbaba ormanlarında da Uzungöl gibi bir yer olsa” çok demişizdir. İşte yetkililerin, birbirine destek olarak yapacakları yayla yolları asfaltlama ve yaylaları tüm yönleriyle değerlendirme planı, Aladereçam barajının yapımı başladığından dolayı yaylalarımız için, avantaj olarak doğmuş ve değerlendirilmesi zaruri görülen memleket hizmeti oluyor. Şöyle ki; Aladereçam barajı, Gümüşhane’nin Giresun sınırında, Gelevera Deresi'nin Karaovacık kolu üzerinde yapılmasına başlanmış olup, bu barajın, depolayacağı suyu 3 m genişliğinde su tüneli ile Gökçebel Baraj Gölü'ne, oradan da 4 m genişliğinde su tüneli ile Doğankent Akköy II HES'e aktararak enerji üretmek düşüncesiyle yapılmaktadır. Bu barajın temel tabanından yüksekliği 58,00 m'dir. Aladereçam Barajı'ndan sağlanan su 4 bin metrelik (4 km) iletim tüneli ile Gökçebel Baraj Gölü'ne taşınacak, oradan da Doğankent Akköy II HES'e aktarılacaktır. Yani Aladereçam barajından Doğankent Akköy II HES'e e tünel ile geçiş en fazla 4 km olabilecektir. Böyle planlandığına göre tüm yetkililerin; Kürtün ve Torul halkı, gerek Tirebolu halkının kaynaştığı yaylalar olarak bölgeyi, Kazıkbeli başta olmak üzere bu kolaylığı değerlendirerek, Gelevara vadisinden Doğankent Akköy 2 HES e yapılacak olan bu tüneli şöyle planlayabilmeliler.
Yapılacak olan su tüneline, bugünkü zaruri ihtiyaç olan asfalt yol tüneli ve ileriki tarihte yapılmak üzere tren yolu tüneli eklenmesi sebebiyle çok geniş düşünülüp, tünelin hem su, hem tren hem de asfalt yol olarak kullanılmasını sağlayabilmeliler. Şimdi bunun gereklilik sebeplerine açıklık getirelim.
Kazıkbeli yaylamız en kalabalık ve şenlik yapılan yer olarak sahile 90 km mesafededir. Yani sahilden itibaren stabilize yollardan gidildiğinde 3 saatte alınmakta iken, Güce asfaltı ve Kürtün musallı köy asfaltı sayesinde bu mesafe kısmen kısalmış olsa bile, yinede arazi engebeliğinden ulaşımda büyük zorluk çekilmektedir.
Yetkililerin, yapılacak olan 4 m genişliğinde 4 km uzunluğunda su tüneline, ek 8 m yüksekliğinde 15 m genişliğinde karayolu ve tiren yolu tüneli planlanıp uygulamaya koydurdukları takdirde, Tirebolu’dan Kazıkbeli’ne Kürtün üzerinden şu anda 2,5 saatte en erken gidilebildiğine göre, 1 saatte veya daha kısa zamanda rahat ulaşım olabilecektir.
Bu tünelin geniş yapılması durumunda diğer yandan çok büyük avantajlar daha vardır. Tarihte Cenevizlilerin Gelivara, bugünkü adıyla da Sapmaz köyünü kurdukları ve burada maden işletip demir, altın, gümüş bakır çıkardıkları söylenmektedir. Cenevizlilerin Rum istilasıyla da burayı terk ettikleri ve maden yataklarının o tarihten sonra işletilmediği bildirilmektedir. Yine tarihte Yukarı Karadere üzerinde bulunan Eğrikar mevkiinde maden işletilip granit çıkarıldığı söylenmekte, MTA verilerine göre de bir milyon ton demir-bakır potansiyeli bulunup şu an hiç işletilmemektedir.
Öte yandan Tirebolu sınırları içersinde Böğürtlenbükü mevkiinde Akıl baba Orman şefliği bulunmakta, burada da 8836 ha lık orman ve bu ormanlardan da, yılda ortalama 20 000 m3 dikili kabuklu gövde hacminde orman envali üretimi yapıldığı ve 350 kişiye de iş imkânı sağladığı bildirilmektedir. Bunlara ilaveten de daima yayla turizmi gündemde tutulup, Ağaçbaşı ve Kazıkbeli yaylalarımız aynen Ayder veya Uzungöl gibi işlek hale getirilmesi düşünülmektedir.
Görünen bu durumlar ve geleceğe göre büyük ihtiyaç olan hususlar böyle olduğuna göre, Gümüşhane ve Giresun un bütün önemli yetkilileri, bu belirttiğimiz önemli değerlendirilmesi gereken hususlar sebebiyle, Gelivara vadisinden Doğankent’e yapılacak olan 4 km lik ve 4 m genişliğindeki su tünelini, niye hem su ve yol hem de tiren yolu olabilecek şekilde yapımını geniş ihale etmesinler ki?....
Tüneli bu düşündüğüm plana göre yaparlarsa şu sonuçlar olabilecektir. 4 km. dağ içersinde suyun kontrolü daha kolay olacak, asfalt yol olması sebebiyle yaylaya kısa zamanda ulaşılabilecek ve yayla turizmi hızla büyüyebilecek, akıl baba ormanının yıllık verim potansiyeli kat kat artacak, Ağır tonajlı tomruklar çok rahat taşınacaktır.
Tünelde Tiren yolu yapım yeri olursa, Tirebolu Tiflis projesi yapıldığı tadirde bağlantı yapılarak, gelivara ve Eğrikar maden işletmelerine başlanacak ve bölge olarak büyük kalkınma sağlanacaktır. Bunların yanında Baraj gölü olabileceğinden, bu gölün çevresi tıpkı Abant gibi değer kazanacağından nice villa ve yazlık evler yapımı çoğalacak, böylelikle de ağaç işlemeciliği ve inşaat gelişmiş olabilecektir. Göl sayesinde turizmde büyük canlılık olacak, aynen uzungöl gibi dünyaya doğa harikası olarak bölgemizde tanıtım olacaktır. Eski devirlerde bol bol yapılan tarım ve hayvancılıkta bu sebeple tekrar canlanmış olabilecektir. Bu hususlar her ne kadar Gümüşhane sınırları içersinde olsa bile, en çok yararlanmayı Tirebolu halkı yapacaktır. Bu düşündüğüm plan gerçekleşirse, benim bu düşüncemden daha büyük verimli hususların olabileceğine inancım tamdır.
Dale Carnegie ne güzel söylemiş “Bazı insanlar akılları başlarında olduğu müddetçe, mühim olma fırsatını elde edemeyince, bu fırsatı elde etmek için deli olurlar.”İşte bizim yetkililerimize de bu tünel mühim gelmeli ve bu tüneli ayrıca yol ve tiren yolu planına çevirmek için deli olabilmeliler. Yine Dale Carnegie bir sözünde “Kendini başka bir adamın mevkiine koyabilen ve kafasının nasıl işlediğini kavrayan bir kimse, istikbalin kendisi için ne sakladığını merak etmekten kurtulur.” diye söylemiş. İşte bölge istikbali için bizim yetkililerimiz böyle uğraşması gerekir.(Bekir Keşmer)
|
|
 |
ASLAN AYIK
(10 Temmuz 2008 Perşembe 21:32:00)
Yayların yayla olma özelliği betonlaşma ile birlikde kaybolmaktadir.Valiliklerin yaylalardaki yapılaşmalarda yöresel mimari ve yöresel yapı malzemelerinin dişinda kalan hiç bir uygulama kati sürette izin vermemesi lazım.Yaylalarda canavara benzeyen üç-beş katlı hoyrat betonarme yapıların varliği devam ettiği sürece,çok kısa zamanda yaylaların şehirden farkı kalmayacaktır.Eğede ve güneydeki betonlaşmanını yok ettiği tabiat karadenize örnek olmalı çok geç kalmadan yasal düzenlemeler yapılarak yöresel mimari desteklenmeli ve korunmalıdır. |
|
|
Yapılan tüm yorumları okumak için
tıklayın
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
 |
En Çok Okunan Güncel Haberler |
 |
| |
|
|
 |
|
 |
|