Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu (TÜGİK) Genel Başkanı Hazim Sesli, siyasi belirsizliğin ekonomiyi olumsuz etkilediğini belirterek 2009 yılında yerel seçimlerle birlikte erken genel seçim yapılmasını istedi. Sesli, seçim öncesi de siyasi partiler ve seçim yasasında reform yapılmasını önerdi.
TÜGİK Genişletilmiş Başkanlar Kurulu, Anadolu Genç İşadamları Derneği'nin ev sahipliğinde Nevşehir'in Ürgüp ilçesinde gerçekleştirildi. Toplantı öncesi basın toplantısı düzenleyen TÜGİK Genel Başkanı Hazim Sesli, ekonomiye ilişkin saptamalar yaparak genç işadamlarının geleceğe dönük beklentilerini açıkladı. Öncelikle AK Parti'ye açılan kapatma davası sonrası oluşan belirsizlik ortamının ekonomiyi olumsuz etkilediğine dikkati çeken Sesli, genç işadamlarının bir süredir devam eden bu ortamdan kurtulmak için artık 'Ne olacaksa bir an önce olsun' der hale geldiğinin altını çizdi.
Gelinen noktada işletmelerin zor durumda kalarak işçi çıkarmaya başladığını vurgulayan Sesli, "Bu tablo bizleri ürkütür hale gelmiştir. Geldiğimiz nokta gösteriyor ki; parti kapatma davası süreci uzadıkça, belirsizliğin boyutu da derinleşmektedir. Bizler genç işadamları olarak Türkiye'nin ve Türkiye ekonomisinin yaşamış olduğu bu belirsizlik ortamından artık ve bir an önce kurtulmasını, istikrarın yeniden tahsis edilmesini istemekteyiz. Bize göre bu dava, ne şekilde sonuçlanırsa sonuçlansın, bir an önce karara bağlanmalıdır ki; nereye gittiğimizi görelim ve bilelim. Net tavırların ortaya konması ve kararlı adımların atılması bu sürecin hızlı bir şekilde sonuçlanması ile mümkün olacaktır. Eğer parti kapatma ile sonuçlanacak bir yöne doğru gidiyor isek yapılması gereken, Mart 2009'da yapılacak yerel seçimlerle birlikte erken bir genel seçime gidilmeli ve seçime kadar var olacak süre içerisinde de mevcut parlamento Siyasi Partiler Kanunu ile Seçim Yasası'nı yeniden ele almalıdır. Daha demokratik bir yapıya kavuşturulmasını arzu ettiğimiz her iki yasada yapılacak değişiklikler ile seçim barajı düşürülmeli ve parti içi demokrasi geliştirilmelidir" dedi.
Son aylarda yaşanan siyasi gelişmelerin ekonomiyi arka plana ittiğini belirten Başkan Sesli, "Eğer yaşadığımız bu süreç parti kapatma ile sonuçlanmaz ise o zaman AK Parti Hükümeti'nin yapacağı en önemli şey, Türkiye'nin yönünü tamamı ile ekonomiye çevirmek olmalıdır. O andan itibaren ülkemizin doğusunu, batısını, güneyi ve kuzeyini de içine alan 'Ekonomik Seferberlik' ilan edilmeli, Ekonomik Sosyal Konsey'in çatısı daha da genişletilerek, ekonomi alanında zaman kaybetmeden somut ve kalıcı çözümler üretilmeli ve hayata geçirilmelidir. Dış faktörlerin de Türkiye üzerinde önemli bir etken yarattığı günümüzde, Türkiye'nin kaybedecek bir dakikası bile bulunmamaktadır." diye konuştu.
Yargı-hükümet sürtüşmesine de değinen Sesli, "Bir devletin, hele ki; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin en önemli ve güçlü yanı, organlar arasındaki ahenkli ilişkidir. Bu ilişki bozulduğunda büyüme hızınız en yüksek, işsizlik ve faiz oranlarınız en düşük noktasında olsa bile, devlet olma şansını kaybedersiniz. Yönetenler bu refleksle hareket etmelidir. Bizler insana ve topluma gerekli olan adalet duygusunun zedelenmesi durumunda nasıl bir kargaşa ile karşı karşıya kalacağımızı çok iyi bilmekteyiz. Bu nedenle, bir ülkedeki yürütmenin gücünün korunması ve hukukun üstünlüğünün korunması gerektiğini düşünmekteyiz. " şeklinde konuştu.
"TÜSİAD'IN ÇAĞRISI YERSİZ VE ANLAMSIZ"
Toplantı sonunda gazetecilerin sorularını cevaplandıran TÜGİK Başkanı Sesli, bir gazetecinin "Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD) anayasa konvansiyonunu nasıl değerlendiriyorsunuz ?" sorusuna şu cevabı verdi; "Öncelikle anayasa konvansiyonu şeklinde yapılan çağrıyı yersiz ve anlamsız buluyoruz. Çünkü Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) benzer bir çalışmayı daha önce yapmıştı. Üstelik TOBB'un çalışmasına tüm sivil toplum kuruluşları katılmıştı."