"Türkiye Bir Ar-Ge merkezi olabilir mi?" sorusu dünyanın ve Türkiye'nin önde gelen isimleri tarafından Forum İstanbul'da masaya yatırıldı.
Başkanlığını AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Reha Denemeç'in yaptığı "Türkiye Bir Ar-Ge merkezi olabilir mi?" başlıklı oturumda farklı sektörlerin temsilcileri, bu soruya yanıt aradı.
Konuşmasında Türkiye'nin bir Ar-Ge merkezi olabileceğini söyleyen Nortel Netaş Genel Müdürü Müjdat Altay, 2004'te 200 kişilik olan Ar-Ge merkezinin şimdi bine ulaştığını, kaynağın yüzde 98'ini güncel ve yeni teknolojik ürünlerden yana kullanıldığını belirtti. Nortel'in 9 Ar-Ge merkezinden biri haline geldiğini kaydeden Altay, "Geçen yıl küresel yüksek teknoloji mükemmeliyet merkezi haline geldik. Hükümet, TÜBİTAK, üniversiteler, coğrafi konum ve insan kaynağı Ar-Ge için uygun. Hükümet programı Ar-Ge harcamalarının GSYİH'daki payını 2013 itibariyle yüzde 2'ye çıkarmayı hedefliyor. 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer almak hedefindeyiz" dedi.
Bilkent Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Abdullah Atalar da ilköğretim ve ortaöğretimde yaratıcılığın önünün açılması, merkezi müfredat yerine okulların çeşitliliğine izin verilmesi gerektiğine değindi. "Tevhidi Tedrisat Kanunu kaldırılmalı. Yaratıcılık, deneysel çalışmalara yer verilmeli" diyen Atalar, Türkiye'de eskisine göre Ar-Ge için daha iyi bir ortam olduğunu söyledi.
Öte yandan oturumda konuşan Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv ise Türkiye'nin hayal edilen başarıya ulaşabileceğini belirterek, "Kaderimiz bizim elimizde, insanı eğitir, teknolojiyi kucaklarsak Türkiye'nin yapamayacağı yok" dedi. "Türkiye'yi Ar-Ge merkezi yapmaktansa, Türkiye'den dünya pazarlarında rekabet edebilen teknoloji şirketleri çıkarabilir miyiz?" konusuna eğilmek gerektiğini savunan Ciliv, "Tek başına Ar-Ge başarı getirmiyor. Türkiye, Turkcell gibi birçok firmayı çıkartır. Bill Gates nasıl Microsoft'u kurdu, ortaokulda bilgisayar programcılığına girerek. İnsan kaynağı çok önemli. İkincisi de altyapı. Facebook'u kuran doğru altyapıya ulaşarak bunu başardı. Farklılaştırmak için inovasyona ihtiyaç var. Sadece Ar-Ge'ye odaklanmayalım" diye konuştu.
"TÜRKİYE'NİN AR-GE İÇİN KENDİNE SEKTÖREL ODAK BULMASI GEREKİYOR" TEB Genel Müdürü Varol Civil ise Türkiye'nin kişi başına milli gelirinin 9 yılda 9 bin dolara geldiğini, dünyanın en büyük 17. ekonomisi olduğunu belirterek, "Doğrudan yabancı yatırımlar 2000'de 1 milyar dolarken 2007'de 22 milyar dolar oldu. Ülkemiz genç ve kaliteli insan kaynağına sahip. 24 milyon işgücüne sahip. Yetişmiş mühendisler bulabilme sırasında Türkiye 14. Sırada. Altyapımız da kuvvetleniyor. BT Pazarında 5.5. milyar doları aştı. İletişim sektörü 23 milyar dolara çıktı. İnternet penetrasyonu yüzde 21. Mobil telefon penetrasyonu yüzde 85'e ulaştı. Fikri mülkiyette de iyi duruma geldik" dedi. Ar-Ge harcamasının düşük olmasının rekabet gücünü de düşürdüğüne değinen Civil, Türkiyenin yıllık Ar-Ge harcamasının yüzde 3'e ulaşması için yılda 20 milyar dolar harcama gerektiğini söyledi. Gelişmiş ülkelerin Ar-Ge'de ağır, yükte hafif rekabet gücü yüksek sektörlere yönelmiş durumda olduğunu belirten Civil, gelişmekte olan ülkelerin ilaç, elektronik, otomotiv, makina, gemicilik, cam alanlarında Ar-Ge yaptıklarını, Türkiye'nin Ar-ge için kendine sektörel bir odak bulması gerektiğini söyledi.
Konuşmasında bütün ülkelerin iç pazarlarına yabancı sermayeyi çekmek peşinde olduğunu ve Ar-Ge'ye yatırım yapmayan hiçbir sektörün ileride yaşamayacağını belirten Türk Telekom Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Paul Doany, mobil telefon şirketlerinin Ar-Ge yapmamasına yönelik eleştirel bir soru üzerine de bütün şirketlerin Ar-Ge'ye yatırım yapmak zorunda olmadığını belirtti.
Hexagon Yönetim Kurulu Başkanı Jan Nahum ise, Türkiye'nin Ar-Ge merkezi olabileceğini ancak bir takım aşılması gereken sınırlar olduğunu belirterek, "Ar-Ge konusunda da sınır var. 2020'li yıllarda 2 trilyon dolar boyutunda ekonomi olacak Türkiye'de. Türk ekonomisinin üretiminin katma değerinin artması lazım. Biz yöneticiler bunu yapabilir miyiz? Eski köye yeni adet getirebilir miyiz? Ar-Ge'yi sadece kök arge, patent üreten, yayın üreten Ar-Ge olarak tarif eder, katma değere döndürmeyi beceremezsek yapamayız. Uygulama kısmı da alınmalı Ar-Ge tarifinin içine. Otomotiv sektörüne bakıldığında salt, öz Ar-Ge konusu, üretimin çok az bir parçasıdır. Türkiye'nin Ar-Ge merkezine dönüşmesi, 'Ar-Ge'den yarattığım katmadeğer nedir' konseptine geldiği takdirde olur. Otomotiv konusu için yeni bir Ar-Ge kanunu çıktı. İçinde barındırdığı birtakım fırsatlar var. Ancak uygulama yönetmeliği çok kötü. Yön doğru ama uygulama zor. Otomotiv sanayi uygulamaya geçen Arg-Ge yapıyor. 10 yılda otomotiv sanayi Avrupa'nın önemli bir Ar-Ge merkezi haline gelecektir" diye konuştu.
"DÜNYA'DAKİ AR-GE'NİN BİNDE 8'İ TÜRKİYE'DE YAPILIYOR" Öte yandan Vestel İcra Kurulu Üyesi Cengiz Ultav, Türkiye'nin teknoloji ağırlıklı konularda kalifiye mühendisliğinde dünyada 13. sırada olduğunu belirtti. Ultav, "Türkiye'de takım oyunu problemi var. Ar-Ge mühendislerle yapılmıyor. Türkiye'deki işgücünün yüzde 55'i ilkokul mezunu, yüzde 7-8'i okur yazar değil. Kültür ve eğitim olarak Ar-Ge'nin Türkiye'de olması konusunda sorunlar var. Firmalar yönünden 407 milyar dolar 2006'da Ar-Ge'ye yatırılmış dünyada. Binde 8'ini Türkiye'de yapıyoruz bunun. Ar-Ge yatırımlarının büyük bir kısmı firmalar tarafından yapılıyor" diye konuştu.
Forum İstanbul 2008'in ikinci günündeki ikinci oturum olan Orta Asya Yatırım Forumu ve Türkiye ile İşbirliği'nin Oturum Başkanlığı'nı Coca Cola İçecek İcra Kurulu Başkanı Michael O'neill yaptı.
Her ülkenin kendi stratejisini geliştirmek ve kendi ekonomik stratejisinin varmak zorunda olduğu hedefe yönlenmesi gerektiğini belirten O'neill, "Bu tarz bir stratejinin yokluğu şirketlerin dünyadaki olumsuz trendlerle başa çıkma ihtimalini azaltır ve onları daha kırılgan hale getirir" dedi. Kendi ülkesi İrlanda'dan örnek veren O'neill, "İrlanda basit, geri ve fakir bir ülkeden, bugün son derece beğenilen bir ülke haline geldi. İrlanda'daki kaplanın uyandırılmasında aktif görev aldım" diye konuştu. Coca Cola'nın Orta Asya'daki ülkelerde çalışmasının vizyon ve yatırım yapma umudu verdiğini kaydeden O'neill, Coca Cola İçecek'in Türkiye'de 2006'da İMKB'de kote olduğunu ve 2.5 milyar dolarlık ciroya ulaştığını açıkladı. O'neill, "Başarı çizelgemiz herkes için yüreklendirici bir başarı olmalıdır" dedi.
Türk Cumhuriyetleri'nde doğrudan yabancı yatırım için rekabetin oldukça sertleştiğine değinen O'neill, "Sistemler yerli yerine oturtulmuş. Vergi teşvikleri kesinlikle çok önemli bir faktör. Burada çalışan insanların eğitim düzeyi çok iyi. Türkiye ve Türk Cumhuriyetleri arasında tarım, turizm, madencilik alanlarında daha derinleşen ilişkiler ortaya çıkacaktır" şeklinde konuştu.
(SŞ-SŞ-ÖK-E)