Ergenekon terör örgütüne yönelik hazırlanan iddianamede, isimleri sanıklar arasında yer alan bazı kişilerin, işlemeyi düşündükleri bazı suikastler sonunda ülkede kaos yaratıp bundan menfaat temin etmeyi planladıkları belirtiliyor.
15 Eylül 2007 tarihinde saat 21.52 sularında Muhammet Yüce ile Selim Akkurt arasında geçen konuşmalarda kamuya malolmuş bazı isimlerin argo tabirle indirilmesi yani öldürülmesi konularının konuşulduğu ifade ediliyor. Muhammet Yüce'nin konuşmalarında bir Albay ile görüştüğü, Albayın isteği doğrultusunda kendisine "Biz her türlü varız. İndirilecek adam varsa indirelim. Her türlü arkanızdayım." dediğini söylediği anlatılıyor. Konuşmada Albay'ın Yeni Şafak Gazetesi yazarı Fehmi Koru'yu kafaya taktığını belirten Yüce'nin, Koru ile Sebahat Tuncel'in öldürülmesi konusunda konuştuklarını söylediğinin telefon kayıtlarıyla belirlendiği ifade ediliyor.
Fikri Albay ile görüştüğünü belirten Yüce'nin, aynı kişiyle yaptığı telefon konuşmasında Fikri Albay ile konuştuğunu, İstanbul'da bir kişinin kendilerine maddi destek sağlayacağını söylediği, hatta bir ceza Savcısı ve "Baş hakim" diye tanımladığı bir hakim ile kendilerini tanıştıracağını söylediği anlatılıyor. Yazar Orhan Pamuk'un öldürülmesine ilişkin konuşmaların da geçtiği telefon kayıtlarında Selim Akkurt'un, sanki dinlendiklerini tahmin edermişcesine Yüce'nin isim söylememesini istediği belirtiliyor. Aynı konuşmada Selim Akkurt'un, Dink cinayetinin katil zanlısı Ogün Samast'ın hesabında trilyon olduğunu söylediği, Muhammet Yüce'nin ise "Yaa a... k..., Dink'i öldürdüler hiçbir s... olmadı, ne akrabaları ne çevreleri, hepsi kahraman oldu çıktı a... k..." dediği ifade ediliyor. Konuşmalarda çok sık küfür edildiği de dikkatten kaçmıyor.
Orhan Pamuk'UN İNFAZI 2007 YILI KURBAN BAYRAMINDAN SONRA
Muhammet Yüce'nin Coşkun Çalık'a "Halaoğlu, gazeteci Orhan Pamuk'u halledecez, ben, sen, Halil, Fuci, varmısın? Toplam 2 trilyon alacaz, varmısın? Kurban Bayramından sonra hazır ol." şeklinde bir telefon mesajı gönderdiği ifade ediliyor. Yüce'nin, Çalık'a gönderdiği mesajlarda planlanan Pamuk cinayetiyle ilgili bilgileri verdiği anlatılıyor; "Allah izin ederse Orhan Pamuk'un Kurban Bayramından sonra İstanbul'da konferansı varmış. Gece 2 gibi toplantı çıkışında halledecez. İlk baştan 2 trilyon alacaz. İş bittikten sonra da 5 trilyon, bir tane villa, bir tane benzin istasyonu alacaz. Bunlar İstanbul'da. Ama kesin yakalanacaz, bunu bil. Hırant Dink'i vuranlar gibi tüm Türkiye bizim peşimizde olacak, haberin olsun." "Bu hafta görüşeceğiz. Ben, sen, Halil, Fuci, hazırlıklı ol." "Öyle de yok böyle de yok. En azından hayatımızı kurtarırız. Babalar gibi yatarız çıkarız. Sedat Peker, yakalanınca bizi kendi koğuşuna aldıracakmış. En büyük biz olacaz, paranın da herşeyin de iyisini yapacaz. Halaoğlu bu saatten sonra bize bu gider."
Selim Akkurt'un Zafer Polat ile yaptığı telefon konuşmasında bir patlama eylemi yaptıklarını, konuyla ilgili konuşmaları nedeniyle telefon numaralarını değiştirdiklerini söylediği anlatılıyor. Zafer Polat'ın ise "Sen git o DTP'nin başkanını öldür, ben de gidim ha o Diyarbakır belediye başkanını. Kardaş biz de gidip yatak, ne edek." dediği belirtiliyor.
Muhammet Yüce'nin, Selim Akkurt ile yaptığı telefon konuşmasında Orhan Pamuk cinayeti ile ilgili konuştukları Albaydan bir daha haber gelmediğini belirterek Veli Küçük'ün telefonunu temin etmesini istediği anlatılıyor.
Mehmet Fikri Karadağ'ın, kendisini telefonla arayan Mehmet Yüce'ye, "Oğlum ben seni arayacam dedim başka numaradan. Bu telefondan aradın, bütün planı bozdun. Ben seni ararım evlat, onların şeyini alırız, o telefondan tamam. Telefonlarını alırız çocukların.." dediği ifade ediliyor.
TELEFON KONUŞMALARINDA MAKSİMUM GİZLİLİK İSTENİYOR
Telefon kayıtları dinlenen kişilerin, sık sık telefon numaralarını değiştirdikleri, yanlış telefonla birbirlerini aradıklarında uyardıkları, çoğu zaman isim telafuz edilmemesini istedikleri ve bunların nedeninin de telefonlarının dinlenmesi olduğunu söyledikleri belirtiliyor.
İddianamede Mehmet Fikri Karadağ ile Oğuz Alpaslan Abdülkadir'in Kadıköy Beşiktaş İDO iskelesi önünde buluştukları, beraber feribota bindikleri, sonra da Şişli 35. Noterinin ofisi olarak kullandığı yazıhaneye gittikleri anlatılıyor.
İddianamede "Coşkun Çalık, Muhammet Yüce'nin daha önce Ahmet Türk'ü öldürme teklifinde bulunduğunu, ancak PKK'nın ailelerine zarar verebileceğini düşündüklerinden vazgeçtiklerini, daha sonra da Mehmet Fikri Karadağ'ın, Muhammet'e Orhan Pamuk'u öldürmeyi teklif ettiğini, Osman Baydemir hakkında da aynı şeylerin geliştiğini, Orhan Pamuk'a suikazt eylemini planladıklarını, eylemde tetiği Halil (kod) Selim Akkurt'un çekeceğini, kendisi ile Ayhan Çelik'in gözetleyici olacağını, Muhammet Yüce'nin şoför olacağını, Muhammet Yüce ile aralarındaki mesajlarda Fuci olarak geçen kişininFuci (kod) Ayhan Çelik olduğunu ve bu kişiyi Selim Akkurt'un akrabası olarak bildiğini söylemiştir." deniliyor.
"ÜLKEDE SAVAŞ ÇIKSIN, KARMAŞADA BİZ DE BANKALARI SOYAK"
Bahsedilen telefon konuşmalarından sonra Ergenekon terör örgütünün Kuvai Milliye Derneğindeki yapılanmasının Orhan Pamuk, Fehmi Koru, Ahmet Türk, Osman Baydemir veya Sebahat Tuncel'in öldürülmesi konusunda plan yaptığının sabit olduğu ve gerçekleşmesi halinde terör eylemi niteliğinde bulunacağı ifade ediliyor. Plana dahil edilen kişilerin hedefteki kişilerle herhangi bir husumetlerinin bulunmadığı ancak provakatif bir terör eylemi olacağını bildikleri anlatılıyor. Muhammet Yüce'nin, Coşkun Çalık ile yaptığı telefon konuşmasında, "İyi belki çıkar da kurtarak a... k...savaş çıkar da o kuyumcuları soyak o adamları. Valla banka mankalara girek, belki millet savaş telaşına düşer a... k..., yaralı, ölü biz de gidek .bankaları soyarık a... k... Benim derdim o. Yoksa ne s... ben Türkiye'yi a... koyim he." dediği ifade ediliyor. Bu kişilerin, yapmayı planladıkları eylemlerin gerçekleşmesi halinde ülkenin nasıl bir hale geleceğini öngördüklerini, yakalanmayı baştan göze aldıkları, yakalanmamaları halinde ise ülkede çıkacak karışıklıktan menfaat sağlamayı planladıklarının anlaşıldığı belirtildi.
"LOBİ" BELGESİNDE NELER VAR?
"Lobi" adı verilen örgüt belgesinde "Eleman profili" alt başlığında şunların yazılı olduğu ifade ediliyor; "Gereğinde her türlü elemanın profilinden yararlanılmasından kaçınılmamalıdır. Özellikle sistemle barışık olmayan, aradığını bulamamış yapıdaki kişiler seçilmelidir." deniliyor. Muhammet Yüce'den eylemler için bu tarz kişileri bulmasının istendiği açıklanıyor. Mehmet Fikri Karadağ tarafından siyasi, yazar ya da ülkede tanınan kişilere yönelik suikastlar için verileceği vaadedilen paranın Ergenekon Terör Örgütünün "Lobi" yapılanması tarafından karşılanacağının anlaşıldığı ifade ediliyor.