Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan, uzlaşmanın, bir düşünce üzerinde yüzde yüz mutabakat anlamına asla gelmediğini belirterek, "Eğer toplumun kahir ekseriyeti, büyük çoğunluğu bir düşünce üzerinde uzlaşma sağlıyorsa o zaman uzlaşma temin edilmiş olur" dedi.
Erdoğan, dünyanın hiç bir ülkesinde iktidar ve muhalefet partilerinin bu şekilde kavga içinde olmadığını belirterek, "Halkta uzlaşma varsa mesele bitmiştir" diye konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Meclis Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, bugün grup toplantısının anlamı bir güne rastladığını belirterek, "Bundan tam bir yıl önce milletimiz seçim sandıklarına giderek AK Parti'ye güçlü bir destek verdiği 'durmak yok yola devam' dediği bir gün" dedi.
Erdoğan, halkın seçimlerde 5 yıllık iktidarları dönemlerindeki politakalarını onayladığını, iktidarlarından memnun olduğunu ortaya koyduğunu, hem de oylarını artırarak demokrasi tarihinde Demokrat Parti'ye nasip olan güçlü destekle kendilerini desteklediğini kaydetti. Kendilerine verilen desteğin bir iltifat olduğunu kaydeden Erdoğan, 22 Temmuz akşamı parti genel merkezi balkonunda yaptığı konuşmada bazı önemli noktalara dikkat çektiğini hatırlattı.
Erdoğan, "Bize oy veren, vermeyen vatandaşlarımızın siyasi mesajlarını alıyorum demiştim. Tercihlerini saygıyla karşılıyorum. Herkesin tercihi bizim için birdir, beraberdir. Herkesin tercihi kutsaldır. Herkesin derdi bizim meselemizdir, derdimizdir. Partimiz bu şekilde kuruldu, bu düşünce ile kuruldu. 22 Temmuz seçimlerinden sonra da aynı noktadayız, aynı düşünce ile yolumuza devam ediyoruz. Milletimize hiç bir ayrımcılığa gitmeden bir ve bütün olarak kucaklamak suretiyle hizmet ettik. Hep birlikte kazanamayan, başaramayan milletler hep birlikte kaybetmeye mahkum. Biz herkes için özgürlük, adalet, demokrasi, adalet ve refah diyerek yola çıktık" dedi.
AK Parti hükümetini kurdukları günden itibaren belli başlı ülke meselelerinin birbirleriyle doğrudan irtibatlı olduğunu, çözümünde ülke meselelerini birbirinden koparmadan yapılması gerektiğini söylediklerini ifade eden Erdoğan, bir tarafı düzeltmeden diğer tarafı bozmamak, bir alanda ilerlerken diğer alanlarda geriye gitmemek gerektiğini vurguladığını kaydetti.
Bütün politiklarının, ülkenin bütün meselerini birlikte ele almak olduğunu kaydeden Erdoğan, "Meseleleri halının altına süpüren o eski siyaset tarzını asla benimsemedik. Türkiye geçmişte ne çektiyse esas meselesini halının altına süpürmesinden çekmiştir. Bazı meseleri bözümleri çözümsüz kabul ederek, bazıları bazıları ile birlikte yaşamaya vatandaşı alıştırmak suretiyle bazı sorunları öteki sorunlarla yedeklemek suretiyle, toplumsal karşıtlıklar üzerinden siyaset yaparak, çözümü güçleştirmek, çözümü imkansız gösteren Türkiye'ye büyük zaman ve enerji kaybetmiştir. Biz iktidara gelince Türkiye'nin çözülemeyecek sorunu olmadığını söyledik. Bugün de aynı şeyi söylüyoruz. Türkiye'nin çözümsüz hiç meselesi yoktur. Yeter ki birbirimize güvenelim. Yeterki açık ve şeffaf bir demokrasiye inanalım. birleştirici olmak yerine ayrıştırıcı dil kullanan o eski kolaycı siyasetçi yolunu benimsemedik. Biz toplumsal ihtilaflardan beslenen bir siyaseti benimsemedik" diye konuştu.
AK Parti'nin yürüttüğü siyasetin, ülke bütünlüğünün muhtaç olduğu siyaset anlayışı olduğuna işaret eden Erdoğan, devlet ve millet bütünleşmesini sağladıklarını söyledi. Türkiye'nin meselelerinin çözümsüz olmadığını vurgulayan Erdoğan, AK Parti'nin bütün alanlarda yürüttüğü siyasetin ülke bütünlüğünün muhtaç olduğu siyaset olduğunu kaydeden Erdoğan, siyasetlerinin birlik ve bütünlüğü esas almaya devam edeceğine dikkat çekti. Türkiye'nin, bazılarının farkında olmasa da büyük bir değişim yaşadığını belirten Erdoğan, demokrasi ve özgürlük alanındaki gelişmelerin toplumdaki değişim iradesini ortaya koyduğunu kaydetti.
Türkiye'nin bir çok alandaki gelişmelerinin bütün alanlardaki güncellemeden kaynaklandığını söyleyen Erdoğan, AK Parti'nin siyaseten öncülük ettiği 'istikrar içindeki değişim'in, özellikle artık toplumsal talebin kendini duyurduğunu söyledi. Uzlaşma içinde, güven içinde, birlik ve beraberlik içinde yaşanan süreci devam ettirmek zorunda olduklarını anlatan Erdoğan, şöyle dedi: "Uzlaşma dendiğiniz zaman bir düşünce üzerinde yüzde yüz mutabakat anlamına asla gelmiyor. Eğer toplumun kahir ekseriyeti, büyük çoğunluğu bir düşünce üzerinde uzlaşma sağlıyorsa o zaman uzlaşma temin edilmiş olur. Gönül arzu ederki bu yüzde yüz olsun. Ama olamıyorsa geri vitese takacak halımız yok. Mutabak kahir ekseriyette varsa o zaman 'Durmak yok yola devam."
Dünyanın hiç bir ülkesinden iktidar ve muhalefetin kavga içinde olmayacağını anlatan Erdoğan, "İktidarın beyaz dediğine muhalefet siyah. Aynı şekilde muhalefetin beyaz dediğine iktidar siyah demez. Bizim ülkemizde bu varsa ki var. O zaman bizi çıkmaz bekliyor. Demek ki taraflarda eksikler var. Bunları birlikte giderilim. Ama siz bir araya gelmeye muhalefet eder kaçarsanız, o zaman kusura bakmayın. Bu teklif bir kez olur, iki kez olur. Asıl buluşma nerde olacak. Halkta uzlaşma varsa, mesele bitmiştir" dedi.