Tekerlekli sandalyeye mahkum yaşamasına rağmen bir köşeye çekilmeyen Zonguldaklı engelli, evinin önüne kurduğu atölyede tahta kaşık, oklava, sarımsak dibeği, yufka merdanesi, baston, et ve ekmek kesme tahtası gibi ahşap ev malzemeleri üretiyor.
Zonguldak'ın Devrek ilçesine bağlı Eğerci beldesi Aksu köyünde yaşayan İşyar Akkaya(44), tekerlekli sandalye üstünde evinin yanına kurduğu küçük atölyesinde 14 yıldır tahta mutfak eşyaları yaparak 1'i yatılı lisede eğitim görmek üzere 2 çocuğunu okutuyor. "Çalışmak bana iyi geliyor. Akrabalarım ve kardeşlerimin ormandan getirdiği ağaçları işleyerek çeşitli eşyalar yapıyorum. Aileme katkıda bulunuyorum" diyen Akkaya, yılda 400 civarında eşya sattığını, yetkililerin atölye cihazı temini konusunda yardımcı olmaları halinde daha güzel şeyler yapabileceğini belirtiyor.
Akkaya, sabah kahvaltısını yaptıktan sonra eşi veya çocuklarının yardımıyla evinin yanındaki atölyeye geliyor. Atölyede akşama kadar ter akıtan İşyar Akkaya, ürettiği malzemeleri komşularına, Almanya'dan gelen gurbetçilere, İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerde yaşayan tanıdıklarına ve gelen siparişleri satarak eve katkıda bulunuyor. Tekirdağ'ın Malkara ilçesindeki maden ocağında beline taş düşmesi sonucu omurilik felci geçiren Akkaya, hastane ve fizik rehabilitasyon merkezinde süren 4 aylık tedavisinde gelişme görülmemesi üzerine evine gönderildiğini ifade etti.
Belden aşağısı tutmadığı için 14 yıldır tekerlekli sandalyeye mahkum yaşayan İşyar Akkaya, yaşadıklarını şöyle anlattı: "1994 yılında iş kazası sonucu omurilik felci oldum ve 14 yıldır tekerlekli sandalyede yaşıyorum. Sağlığın değerini engelli olmadan önce bilmek lazım. 4 sene önce küçük ağaçtan kaşık yapmaya başladım. Yılda 300-400 tane satıyorum. Köylere yazın Almancılar geliyor. İstanbul'da oturan tanıdıklara falan gönderiyoruz. Ekmek parası için aileye katkı oluyor."
Zonguldak'ın merkezine 100 kilometre uzakta bulunan Aksu köyünde yaşayan İşyar Akkaya, şu an her çeşit tahta kaşık, patates karıştırmaya kürek, oklava, baston, yufka çevirmek için kürek, yufka merdanesi, ekmek tahtası, et doğrama tahtası ve sarımsak dövmek için kullanılan dibek yapıyor. 3 Aralık Dünya Özürlüler Günü nedeniyle kendisi gibi engelli olan vatandaşlara meşgul olacakları iş yapmalarını tavsiye eden Akkaya, "Engellilerden imkanı olanlar elinden geleni yapsınlar. Herkes ağaç işi yapamaz da evde boncuk ve süs işi yapsınlar. Benim köyüm orman köyü olduğu için ben bunları yapabiliyorum. Ama şehirdekiler boncuk ve diğer ev eşyası yapabilirler. Her işi devletten beklememek lazım. Allah bundan aşağı etmesin" diye konuşuyor.
İŞ KAZASI HEM SAKAT BIRAKTI HEM DE SOSYAL YARDIMLARDAN ETTİ
İş kazası sonrası sakat kalmasının yanı sıra tazminat gibi bir çok sosyal yardımlardan mahrum kaldığını dile getiren Akkaya, şunları söyledi: "1987 yılında Tekirdağ'ın Malkara İlçesi'nde Salih Sakarya Madencilik'te çalışmaya başladım. 27 Ekim 1994 tarihinde yeraltında çalışırken iş kazası geçirdim ve sakat kaldım. Bununla ilgili tazminat gibi hiçbir sosyal hakkımı alamadım. 10 senedir mahkeme sürüyor, hiçbir gelişme yok. 14 yıldır tekerlekli sandalyede yaşıyorum, tuvalet ihtiyacımı sonda takarak ve bez bağlayarak giderebiliyorum. Bakıma muhtacım; ama Allah'a şükür elim tutuyor. Bu işe küçük bir kaşıkla başladım. Bir tane yapayım derken işi büyüttük. Çalışmak bana iyi geliyor, stresimi alıyor. Ben yetkililerden ve özellikle TBMM Başkanı Köksal Toptan'dan aile bütçesine katkı sağlamak için kaşık makinesi ve torna makinesi istiyorum."
Zonguldak'ta çalışan Mevlüt Akkaya isimli engelli de, "Sayın Köksal Toptan ve İstanbul Milletvekili Lokman Ayva'dan ilçe ve beldelerdeki engelliler için atölye açılması konusunda yardımcı olmasını istiyoruz. Bu engellileri ayağa kaldırmak istiyoruz. Engelli, beyin özürlü değil, fiziksel özürlüdür. İşyar'ın her türlü sosyal alanda çalışması ve birikimi çok güzeldir. İnsanlar bu atölyeyi görünce çok şaşırıyor ve 'sen engellisin, vay be sen bunu nasıl yaparsın' diyorlar. Hayır, niye yapamam, sağlam yapar da ben niye yapamayacağım?" diyor.
Her gün eşini atölyesine getirip götüren ve 14 yıldır bakımını yapan eşi Havva Akkaya, "Eşimin belden aşağısı tutmuyor. Felç geçirdi. Malul aylığı var onunla idare ediyoruz. Eşim bu el sanatıyla aileye bir katkı yapıyor. Çocuklara okul harçlığı sağlıyor." şeklinde konuşuyor. (CİHAN)