Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Kadınlar Komisyonu Başkanı Özdemir Açıklaması

13 Ocak 2014 15:08

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Kadınlar Komisyonu Başkanı Safiye Özdemir, “Kadına yönelik şiddet doğal ve kaçınılmaz bir durum değildir” dedi.

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Kadınlar Komisyonu Başkanı Özdemir Açıklaması

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Kadınlar Komisyonu Başkanı Safiye Özdemir, "Kadına yönelik şiddet doğal ve kaçınılmaz bir durum değildir" dedi.

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Kadınlar Komisyonu Başkanı Sözdemir, son günlerde işlenen kadın cinayetleri üzerine yazılı bir açıklama yaptı. Özdemir, kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin ülkede toplumsal bir yara olmaktan çıkıp kangren halini aldığını belirterek, "Bu hal, çözülmek yerine her geçen büyüyerek devam etmektedir. Toplum kadın cinayetlerine karşı duyarsız hale gelmektedir. İşte bu noktada 2014 yılı başlarında işlenen cinayetleri sizlerle paylaşmak, hafızaları canlı tutmak istiyorum. Mersin'de bir kadının bıçaklanması, Adana'da bir haftada 4 kadının, Şanlıurfa'da 3 kadının, Aydın'da Keziban Aydoğdu'nun öldürülmesi ve Siirt'te 14 yaşındaki Kader'in ölümü, daha niceleri" ifadesini kullandı.

Kadına yönelik şiddetin doğal ve kaçınılmaz bir durum olmadığını kaydeden Özdemir şöyle devam etti:

"Bu şiddet ve cinayet sadece kadın ve erkeği değil,toplumun bütününü etkileyen sosyal bir problemdir. Şiddetin önlenmesi için toplumun her kademesine bireysel, kurumsal tüm taraflara önemli sorumluluklar düşmektedir. Söz konusu sorun son derece acil ve hayatidir. Kelimenin tam anlamıyla bir hayat memat meselesidir. Tedbir alınmadan geçirilecek bir dakika, bir saat ya da bir gün, belki yine bir kadının hayatına malolacaktır. Her duyduğumuzda yüreklerimizi sızlatan, içimizi ürperten bu üzücü durumlar son bulmalıdır. Şiddet öğrenilebilen bir davranıştır, bu nedenle bu sorunun çözümünde medyanın da üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekir. Şiddeti izleyenler, dinleyenler, okuyanlar bu durumdan bire bir etkilenmeseler de şiddet görüntüleri, davranış biçimleri olarak zamanla belleklere yerleşmekte ve gündelik yaşamdaki gerilim anlarında kolaylıkla eyleme dönüşebilmektedir. Medya kadına yönelik şiddet haberlerini verirken tamamen sansasyon ve istismardan uzak bir biçimde magazinleştirmeden, merkezde insan hayatının yer aldığı bilinciyle insan hakkı ihlali görmeli ve öyle de yansıtmalıdır."

"KADIN CİNAYETLERİ KARA BİR LEKEDİR"

Adalet Bakanlığı'nın verilerine göre Türkiye'de kadın cinayetlerinin sayısının yedi yılda yüzde bin 400 artış gösterdiğini kaydeden Özdemir, şunları dedi:

"Hacettepe Üniversitesi'nin yaptığı Türkiye'de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması verilerine göre ülke genelinde evli kadınların yüzde 39'u fiziksel şiddete, yüzde 15'i cinsel şiddete, yüzde 42'si fiziksel veya cinsel şiddete, yüzde 44'ü duygusal şiddete maruz kalmaktadır. Aynı araştırmaya göre kadınların eşleri ya da yakın ilişkide oldukları erkeklerden gördükleri fiziksel ya da cinsel şiddet ailelerinden, akrabalarından ya da tanımadıkları kişilerden gördükleri şiddetten daha yaygındır. Yani kadınlar en yakınındaki erkekler tarafından şiddet görmektedirler. Bu üzücü tablo, ülkemizin özellikle son yıllarda yükseliş grafiğinde olan görünümüyle büyük bir zıtlık içermektedir. Ekonomik alandaki başarılarımızı sosyo-kültürel alana da taşımak, toplumsal sorunların çözümü için planlı bir şekilde çalışmak, kanayan bir yara olarak kadın cinayetlerini önlemek için gerekli tüm tedbirleri almak vazgeçilmez bir görevdir. Mezhep, meşrep, sağ sol, siyasi parti farkı gözetmeksizin bu hazin tabloyu ortadan kaldırmak için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak her birimiz sorumluluk üstlenmeli, hep birlikte çalışmalıyız. Unutmayalım, kadın cinayetleri kara bir lekedir ve bu leke sen ben ayrımı gözetmeksizin hepimizi karalamaktadır. Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Kadınlar Komisyonu olarak bizler, 'Bir insanın ölümü bütün insanlığın ölümüdür' anlayışıyla bu cinayetlerin sona erdirilmesi için gerekli tüm tedbirlerin alınmasını talep ediyoruz." - Ankara