DSP'den, Başbakan Erdoğan'a "Gençay Gürsoy" Sorusu

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

DSP'li Yağız, Ttb Merkez Konseyi Başkanı Gençay Gürsoy'un Gözaltına Alınmasına İlişkin Soru Önergesinde Başbakan Erdoğan'a "Demokratik Tavır, Tepki ve Talebini Ortaya Koyan Hemen Herkesi Yıldırmayı Amaçlıyormuş Gibi Bir Görüntü Veren Bu Tür Uygulamalara Son Verilmesi İçin Hükümetiniz Gereken Önlemleri Alacak Mıdır?"

DSP İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız, Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Gençay Gürsoy'un gözaltına alınma şeklinin polis devleti uygulamasının yeni bir örneğini oluşturduğunu ifade etti. Yağız, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a "Demokrasimize zarar veren bu tür uygulamaların ülkemize polis devleti görüntüsü vermesinden rahatsızlık duymuyor musunuz?" diye sordu.

DSP'li Yağız, TTB Merkez Konseyi Başkanı Gençay Gürsoy'un gözaltına alınmasına ilişkin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yazılı yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdi. Yağız, önergesinde, daha önce Gazeteci-Yazar İlhan Selçuk, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve İstanbul Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu'nun gözaltına alınmasında, izlenen tutum ve uygulamanın Türkiye'de, demokratik hukuk devleti yerine polis devleti hakimiyeti olduğu görüntüsünü verdiğini ifade etti. Henüz bunların tartışması bitmeden Gürsoy'un yine benzer bir yöntemle sabahın erken saatinde kaldığı otelde gözaltına alınmasının, polis devleti uygulamasının yeni bir örneğini oluşturduğunu kaydeden Yağız, Başbakan Erdoğan'a "Demokratik hukuk devleti kurallarına uygun olmadığı gözlenen bu tür uygulamalar neden yapılmaktadır?" diye sordu. "İlgili bakanlıklar ve ilgili birimler bu tür konularda üzerlerine düşeni yapmamakta mıdır?" diyen Yağız önergesinde şu sorulara yer verdi:

"-Ortada bir acizlik veya bir keyfiyet mi söz konusudur?

-Demokrasimize zarar veren bu tür uygulamaların ülkemize polis devleti görüntüsü vermesinden rahatsızlık duymuyor musunuz?

-Türk Tabipleri Birliği Başkanı Sayın Gençay Gürsoy'un kaldığı otelde sabah saat 05.00'te sanki bir çete başı yakalanıyormuş gibi gözaltına alınmasını demokrasi ve insan hakları ayıbı olarak görüyor musunuz?

-Türk Tabipleri Birliği gibi bir meslek örgütünün en üst düzey yetkilisi olarak kişiliği ve yeri bilinen Sayın Gürsoy'un gözaltına alınması zamanında mümkün değil miydi ki dört yıl geciktirildi?

-Eğer dört yıl iddiası doğruysa bu geciktirmenin sorumluları kimlerdir? Bunlar hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır veya yapılacak mıdır?

-Basın Kanunu'na muhalefet suçu iddiasıyla dört yıldır arandığı ileri sürülen Sayın Gürsoy'un dört yıl aradan sonra gözaltına alındığı gün serbest bırakılması da uygulamanın yanlışlığını ortaya koymuyor mu?

-Sayın Gencay Gürsoy, "Dört yıldır benim aranmam söz konusu olabilir mi? Türk Tabipleri Birliği Başkanı'yım ve bulunamıyorum... Ne tesadüftür ki, 2 Mayıs'ta tepkimizi dile getirmemizin ardından, 3 Mayıs'ta bulunuyorum!' açıklamasını nasıl yorumluyorsunuz?

-Sayın Gürsoy'un, "Türk Tabipleri Birliği olarak 1 Mayıs'ta yaşananlara ilişkin, hastaneye gaz bombası atılmasına ilişkin özellikle İstanbul Valisi ve İstanbul Emniyet Müdürü'ne yönelik tepkimizle bu olayın zamansal çakışması çok tesadüfi değil' sözünü nasıl karşılıyorsunuz?

-Yine Sayın Gencay Gürsoy'un, "Umut ediyoruz ki, hükümet, kendi çerçevesinde, kendi talepleri doğrultusunda nasıl ki türbanı özgürlük ve demokrasi çerçevesinde değerlendiriyorsa bu olayın da aynı şekilde üstüne gitmelidir. Her ay Başbakan'la, bakanlarla görüşen bir meslek birliğinin başkanı olarak hükümetten ve ilgililerden bir özür bekliyorum" sözüne bir yanıt verecek misiniz?

-Muhataplarının yanı sıra sanki, demokratik tavır, tepki ve talebini ortaya koyan hemen herkesi yıldırmayı amaçlıyormuş gibi bir görüntü veren bu tür uygulamalara son verilmesi için hükümetiniz gereken önlemleri alacak mıdır?" (ANKA)

(AS/ZG)

Kaynak: ANKA