Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı
Süleyman Soylu, ulusalcı çevreleri eleştirerek özelleştirmeleri destekleyerek, "Türk Telekom zamanımızda özelleştirildiğinde borcumuzun yüzde 70'ni karşılıyordu. Bize sermaye lazım. 1940 ve 1950'li yıllarda başlatılan kalkınma hamlesini de dünyadan aldığımız borçlarla yaptık." dedi.
Soylu, Denizli Esnaf Sarayı Toplantı Salonu'nda yaptığı konuşmada hükümetin esnafı koruyucu tedbirler almasını istedi.
Türkiye'nin, dünyada yaşanan küresel krize karşı tedbir almadığını ileri süren Soylu, yaşanan ekonomik çalkantıdan en fazla etkilenen kesimin esnaf olduğunu, küçük işletmelerin siftah yapamadığını anlattı.
Kürselleşme krizine karşı esnaf ve zanaatkârı koruma görevinin hükümete düştüğünü vurgulayan Soylu, "Esnafa sadece bir ticari varlık olarak bakmak doğru değildir. Esnaf, Türkiye'nin örf, adet, geleneğinin teminatıdır. Biz esnafa ekonomik bir unsur olarak değil, ahlaki değerlerin en büyük teminatı olarak baktık. Esnaf nesli tükenen kuşlar gibi korunmalı.'' diye konuştu.
Türkiye'nin istikrarıyla ilgili hükümetin açıklamalarının doğu olmadığını iddia eden Soylu, "Madem Türkiye istikrarlı bir ülke, neden faiz ve risk oranı yükselen bir ülke konumunda? Şehir içinde tüm gün dolaşan taksilerin sigortaları, kasko primleri yüksektir. Onlar fazla dolaştıklarından risk primi yüksektir. Türkiye'nin de risk primi yüksek. Türkiye'de istikrar, Hükümetin 6 yıldır dünyadaki ekonomik iklimin iyiliğinden dolayı ortaya koyduğu yalancı bir bahardır. Amerika'daki tut-sat krizinden ortaya çıkan dengesizlikler nedeniyle 2007'nin temmuz ve ağustos ayında Avrupa'da ve Asya'da da kriz nüksedince Türkiye, gelişmiş ülkelerden çok rahat sermaye arzıyla karşı karşıya kalamayacağını anladı.'' dedi.
Soylu, sorulan bir soru üzerine stratejik ve güvenlikle ilgili konular haricinde özelleştirmeleri destekledi.
Soylu,"Toplam borcumuzun yüzde 70 karşılıyorduk. Mümtaz Soysal bunu ulusalcılık adına iptal ettirdi. Ama şimdi Amerikan Enstitüleri'nde sokak sokak geziyor. Takip etmiyor değiliz. Kendisi Türkiye yaptığı hizmetleri anlatıp ne olursunuz bize yardım edin diyor." şeklinde konuştu
Türkiye'nin yabancı sermayeye ihtiyacının bir realite olduğunu belirten Soylu, "1940 ve 1950 yıllarda başlatılan kalkınma hamlesini de biz sadece kendi paramızla yapmadık. Dünyadan aldığımız borçlarla yaptık. Bu bir realite. Çünkü sermaye yok ne yapacaksınız." diye konuştu.
Ulusalcı çevrelerin bir dönem 'istemezükçü' olduğuna dikkat çeken Soylu, "Bunlar Boğaz Köprüsü yapıldığında istemzükçüydü, Keban barajı yapıldığında, elektriği toprağa mı vereceğiz diyenlerdi. Vatan Caddesi yapıldığı zaman Adnan Menderes'e buraya uçak mı indireceğiz diyenlerdi. Bu ülke bizim. Bundan ürkmeyelim." dedi.
Soylu, çok olağan üstü durumlarda devletin mallara el koyduğuna belirterek, "27 Nisan'da bir bildiri yayınladın el koydun. İşin kolayını bulmuşuz bir kere. Bu kapalı bir ekonomi anlayışıdır. Stratejik ve güvenlik haricinde özelleştirilebilir. AB'den yardım alırken ihracat yaparken iyide satarken kötümü? Türkiye güvenliğini korur."Konuşmasında ulusal medyayı da eleştiren Soylu, "Türkiye'nin en büyük medyasının problemi şu anda Türkiye'nin güneyindeki rafinelerdir. Senin işin işsizliğin hiç önemli değil. Ama benim için önemli. Ben milletin tarafındayım." şeklinde konuştu.