"Deprem Dede" Prof. Dr.
Ahmet Mete Işıkara, Manisa'da çarpıcı açıklamalar yaptı. Işıkara, Türkiye'de yapı denetiminin sadece 19 ilde uygulandığını, oysa 81 ilin 55'inin birici ve ikinci derece deprem kuşağında olduğunu vurguladı. Işıkara, bu iş için ayrılan paraların da belediyeler tarafından yapı denetim şirketlerine verilmediğini de öne sürdü.
Afet Zararlarının Azaltılması programı çerçevesinde hazırlanan Toplum Liderlerini Teşkilatlandırma projesi, Kızılay toplantı salonunda Prof. Dr. Işıkara tarafından tanıtıldı. Işıkara din adamlarına, muhtarlara ve öğretmenlere proje kapsamında çok önemli görevler düştüğünü söyledi. Toplantıdan önce Manisa Valisi Refik Arslan Öztürk'e makamında proje hakkında bilgi veren Işıkara'nın ziyareti sırasında 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren de hazır bulundu. Daha sonra Kızılay binasına geçen Işıkara, projeyi anlattı. Işıkara'yı Vali yardımcıları Akın Yılmaz ve Zeki Özkan, Kızılay Derneği Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kaplan, Kızılay Manisa Şube Başkanı Cengiz Yurdabekçi ve diğer daire müdürleri dinledi.
Bu yıl Manisa'nın da bulunduğu proje kapsamında bugüne kadar Adana, Bursa, Bolu, Aydın ve Karabük İllerine gidilerek tanıtım yapıldı. Ahmet Mete Işıkara, "Afet zararlarını azaltmak için Kızılay şubeleri aracılığıyla yerelde kurumlar arası işbirliğinin geliştirilmesini sağlamak, toplum liderleri aracılığıyla afetlere karşı hazırlıklı olma ve sosyal sorumluluk bilincini oluşturmayı amaçlıyoruz." dedi.
Daha sonra basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Prof. Dr. Işıkara, yapı denetiminin Türkiye genelinde uygulanması gerektiğinin altını çizdi. Evi yaptıran kişinin yapı denetim şirketine doğrudan para ödeyemediğini dile getiren Işıkara, "Para belediye aracılığıyla ödeniyor. Belediyeler ise bu ise parayı yapı denetim şirketine vermiyor, kendisi kullanıyor. Bu yüzden Yapı Denetim Kanunu'nun gözden geçirilmesi gerekir." açıklamasında bulundu.
Türkiye'de sorumsuzca bir yapılaşma olduğunu vurgulayan Işıkara, "Bu ülkede 4.5 büyüklüğündeki depremler haber yapılıyor. Şaşıyorum buna, çünkü bunlar sabah akşam olur. Toplumun bu küçük depremlerden tedirgin olmasının sebebi de kimsenin yaşadığı mekana güvenmemesi. Türkiye bu duruma, belediye başkanlarının kötü yapılaşmaya göz yummasından ve imar planlarının olmayışından geldi." şeklinde konuştu.
Kızılay Genel Müdür Yardımcısı Kaplan ise şunları söyledi: "1999 yılında yaşadığımız o felaket hepimizi olduğu gibi Türk Kızılay'ını da yaraladı. Kızılay, bir iç muhasebe ve iç hesaplaşma yaparak yoluna hızla devam etti. Bugün afet yönetme sistemi içinde geldiği nokta itibarıyla yedi tane bölge afet ve 12'ye yakın yerel merkezi var. Bunlardan biri de ileride Manisa olacak. Kızılay, Türkiye'nin neresinde olursa olsun bir afete en geç 2 saat içinde ulaşabilecek kapasitededir. 250 bin kişiye afet anında ihtiyacı olan malzemeyi ulaştırabilecek depo stoklarımız var."