Demirdöküm Genel Müdürü Christoph Grosser, Türkiye'de zaman zaman dalgalanmaların yaşandığını ancak istikrarlı büyüyen bir ülke olduğunu belirterek, Türkiye'ye güvendiklerini söyledi.
Bilecik'in Bozüyük ilçesinde bulunan Demirdöküm Fabrikası'nı satın alan Alman Vaillant firmasının ortaklarından Hans Geprg Bavnach eşi ve 3 çocuğu ile birlikte Bozüyük'teki fabrikalarını gezdi.
Daha sonra, çömlekçiliği ile meşhur olan Bilecik'in Pazaryeri ilçesine bağlı Kınık köyüne giden, Bavnach ailesi, Osmanlı sofrasında yemek yedi ve çömlek ustası Salim Yaşar'ın çömlek atölyesini gezdi.
Hans Geprg Bavnach adına Türkiye'deki yatırımlarını değerlendiren Demirdöküm Genel Müdürü Christoph Grosser, 1948 yılından bu yana Türkiye'de faaliyet gösterdiklerini, şuanda Vaillant, Demirdöküm ve Panel Radyatör olmak üzere 3 firmalarının bulunduğunu belirterek, geçtiğimiz yıl Demirdöküm'ü satın alarak Türkiye'de daha büyümeyi hedeflediklerimi söyledi.
Borsa şirketi olan Demirdöküm'ün yüzde 78'ini aldıklarını ve bu rakamın önümüzdeki dönemde yüzde 98'inin alacaklarını kaydeden Grosser, 29 Mayıs'ta Bozüyük'teki ek tesisi devreye sokacaklarını, yıllık 400 bin adet üretim yapacaklarını ve 2009 yılı sonu hedefinin ise 1 milyon adet olduğunu belirtti.
Demirdöküm markasını koruyarak alt gelir grubuna yönelik üretim yapacaklarını, Bozüyük'ün üretim üssü olacağını, şu anda 53 ülkeye ihracat yaptıklarını, Vaillant'la birleşme sonucu 42 ülkede daha Vaillant aracılığıyla satış yapacaklarını söyleyen Grosser, şu ana kadarki yatırımın 450 milyon euro olduğunu, bunun 520 milyon euroya çıkacağını kaydetti.
1979 yılından bu yana Türkiye'de olduğunu, ülkede zaman zaman krizlerin yaşandığını belirten ve buna 1980, 1994, 1999, 2000 ve 2001 yılı krizlerini örnek olarak gösteren Grosser, sürekli dalgalanmaların yaşandığını ancak bunların dönemsel ve siyasi olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin güçlü bir ekonomiye sahip olduğunu, hammadde ve işgücü açısından büyük avantajlarının bulunduğunu kaydeden Grosser; "Türk ekonomisi orta ve uzun vadede güçlü bir ekonomi. Bu krizler aşılacaktır. Biz Türkiye'ye güveniyoruz. Güvenmesek 500 milyon eurodan fazla yatırım yapmazdık. Mevcut yatırımlarımız e büyümelerimiz devam edecek. Bunun yanı sıra yeni yatırımlar da yapacağız" diye konuştu.
BAVNACH AİLESİNE OSMANLI SOFRASI
Türkiye'ye her geldiğinde farklı bir köyde ağırlanmak ve Türk halkı ile içli dışlı olmak isteyen Bavnach ailesine, Kınıklı çömlek ustası Salim Yaşar tarafından Osmanlı sofrası kuruldu.
Desti kebabından kuzu çevirmeye, kızılcık şerbetinden içli pilava, dolmadan gözlemeye kadar onlarca çeşitten oluşan yemekleri gören Bavnach ailesi şaşırdı. Yer sofrasına bağdaş kurarak oturan Hans Geprg Bavnach, gördüğü misafirperverlik ve ilgi karşısında fazlasıyla memnun oldu.
Türk insanının sıcak kanlılığı ve misafirperverliğini daha önceden bildiğin, bu ortamı ailesine de yaşatmak için tüm aile fertleri ile Kınık'a geldiklerini belirten Hans Geprg Bavnach, Türkiye'yi çok sevdiğini, bu ülkeye güvendiğini ve yatırımlarının devam edeceğini kaydetti.
TÜRK ÖĞRENCİLER HELİKOPTERE, ALMAN ÇOCUK ÇAMURA KOŞTU
Bavnach ailesinin en küçük çocuğu olan 10 yaşındaki Viktor, helikopterle geldiği Kınık Köyü'nde köpeklerle ve çamurla oynadı. Salim Yaşar Ustanın çömlek atölyesinde tezgahın başına geçen Viktor, uzun süre çamurla oynadı. Salim Usta'nın da yardımı ile çeşitli çömlekler yapan Viktor, elinin yatkınlığı ve hevesi ile dikkat çekti.
Diğer taraftan ise Kınık Köyü İlköğretim Öğrencileri, ilk kez gördükleri helikopterlerin etrafını sardılar ve helikopterleri inceledi. Kaptanlardan helikopterler hakkında bilgi alan Kınıklı öğrenciler de uzun süre helikopterlerin etrafından ayrılmak istemedi.
Alman çocuk çamur ve köpekleri görünce hayran kalırken, Türk çocuklar ise helikopteri hayranlıkla izledi.