7'si tutuklu 2'si de tutuksuz 9 sanığın yargılandığı Danıştay saldırısı ve Cumhuriyet Gazetesi'ne atılan bombalara ilişkin davada mahkeme heyeti kararını saat 21.00'de açıklayacak.
Yaklaşık 1.5 senedir yargı süreci devam eden Danıştay davası karara bağlanıyor. 3 müdahil avukatın 9 da sanık avukatının yer aldığı duruşmanın savcılığını Kubilay Taştan üstlendi. Mahkeme Başkanlığı'nı Orhan Karadeniz'in yürüttüğü dava, sanık yakınları tarafından da ilgiyle izlendi.
Üyelerden Mustafa Yücel Özbilgin'in ölümüne ve Ayfer Özdemir, Ayla Gönenç ve Ahmet Çobanoğlu'nun yaralandığı Danıştay saldırısı ile Cumhuriyet Gazetesi'ne atılan el bombalarına yönelik davada tetikçi Alparslan Arslan'ın yanı sıra tutuklu sanıklardan Süleyman Esen, Tekin Irşi, Osman Yıldırım, Aykut Metin Şükre Erhan Timuroğlu ve İsmail Sağır'ın yanı sıra tutuksuz yargılanan Ayhan Parlak ve Salih Kunter katıldı.
Davada Hakim Orhan Karadeniz ilk olarak Alparslan Arslan'ın, Osman Yıldırım'ın ve İsmail Sağır'ın davadan çekilen avukatlarının yerine baro tarafından görevlendirilen isimleri açıkladı.
Zanlı avukatları önceki savunmaların ardında dururken, müvekkillerinin beraatini ya da hafifletici nedenlerle tahliyesini istedi. Dava çerçevesindeki soruşturmanın genişletilmesini isteyen Süleyman Esen'in Avukatı Mehmet Ener'in talepi mahkemenin reddine maruz kaldı.
Avukatların savunmalarının ardından son sözleri sorulan zanlılar, savunmalarına sadık kalacaklarını belirterek, beraat yönündeki talepleri yineledi.
Zayıfladığı ve yorgun olduğu gözlenen Tetikçi Alparslan Arslan, son beyanlarının istenmesi üzerine "Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan gibi imanlı insanlardan şeriatı ilan etmelerini talep ediyorum. Genelkurmay'ı da şeriatın önüne geçmemesi konusunda uyarıyorum." dedi.
Sanıkların sözlerini zapta geçiren Savcı Karadeniz, duruşmanın saat 21.00'de karara bağlanacağını açıkladı.
BABA ARSLAN: "OĞLUMUN SAĞLIK DURUMUNDAN ENDİŞELİYİM, DOKTORA GÖNDERİLMESİNİ BEKLİYORUM"
Duruşmayı izlemeye gelen eşi ve çocuklarıyla izleyen Alparslan Arslan'ın babası, 2 yıldır davanın devam ettiğini hatırlattı ve ekledi: "Mevlam neylerse güzel eyler."
Baba İdris Arslan, oğluna seslenerek, ezanın dinmeyeceğini, bayrağın inmeyeceğini ve vatanın bölünmeyeceğini ifade etti.
Alparslan Arslan'la 2 aydır görüşemediğini aktaran baba İdris Arslan, oğlunun sağlık durumu konusunda endişeli olduğunu söyledi. Oğlunun doktora gönderilmesini beklediğini aktaran İdris Arslan, Tetikçi Arslan'ın durumunu Hz. Yusuf'a benzetti.
İdris Arslan daha sonra oğlunun kendisine yazdığını iddia ettiği mektubu basın mensuplarına dağıttı.
Alparslan Arslan'a dayandırılan mektupta Danıştay saldırısının ve Cumhuriyet Gazetesi'ne atılan bombaların haklı gerekçelere dayandığı savunuldu.
El Kaide davaları ve duruşmalardaki şovlarıyla her fırsatı değerlendiren Avukat Abdurrahman Sarıkaya ise kendisiyle ilgili gazete haberlerine tepki gösterdi.
"Silahlı mücadelenin dışındaki kişiler İslami silahlı mücadeleye köstek olmamalı."diyen Sarıkaya, kendince yakındığı davranışı karşı tarafa destek olarak nitelendirdi.
Abdurrahman Sarıkaya, Danıştay saldırısı sonucu Mustafa Yücel Özbilgin'in öldürülmesinin cinayet değil meşru müdafa olduğunu ileri sürdü.