Danıştay Başkanı Çörtoğlu: "Yargıya İntikal Eden Konularda Ulusal ve Uluslararası Çervelerin Yönlendirme Girişimlerini Doğru Bulmuyoruz"

Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu, Yargıya İntikal Eden Konularda Ulusal ve Uluslararası Çevrelerin Yönlendirme ve Etki Altına Alma Girişimlerine Karşı Çıktıklarını Söyledi. Çörtoğlu, Yargı Bağımsızlığının Önemine Dikkat Çekerek, Cumhuriyetin Temel Değerlerini Koruyan, Toplumun Tümünü Kucaklayan Anayasa Değişikliklerini Yerinde Gördüklerini Aktardı. 

Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu, yargıya intikal eden konularda ulusal ve uluslararası çevrelerin yönlendirme ve etki altına alma girişimlerine karşı çıktıklarını söyledi. Çörtoğlu, yargı bağımsızlığının önemine dikkat çekerek, cumhuriyetin temel değerlerini koruyan, toplumun tümünü kucaklayan anayasa değişikliklerini yerinde gördüklerini aktardı.

Danıştay'ın Kuruluşunun 140'ıncı Yıldönümü ile Danıştay ve İdari Yargı Günü Ankara'da düzenlenen törenle kutlandı. Danıştay Başkanlığı'ndaki kutlamalara Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Köksal Toptan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan ve YSK Başkanı Muammer Aydın katıldı.

Danıştay Başkanı Çörtoğlu'nun ev sahipliğini üstlendiği törende Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Özdemir Özok ve hukuk camiasının önde gelen isimleri hazır bulundu.

Saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasıyla başlayan kutlama töreninde daha sonra keman dinletisine geçildi. Dinletinin ardından söz alan Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu, idari yargı ve anayasa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İlk olarak hukuk devleti ve kuvvetler ayrılığı ilkesine temas eden Danıştay Başkanı, "Hukuk devletinin özelliği hukukun üstünlüğünün kabul edilmiş olmasıdır. Hukukun üstünlüğü de, Anayasa'nın ve yasaların eksiksiz uygulanmasını, iktidarın gücünün yargı ile dengelenmesini, yasama ve yürütme organları ile idarenin eylem ve işlemlerinin yargısal denetime bağlı tutulmasını gerektirmektedir. Çünkü hukuk devleti ve hukukun üstünlüğünü benimsemiş toplumlarda son söz yargıya aittir" diye konuştu.

Başkan Çörtoğlu, kuvvetler ayrılığı ilkesine anayaslarda da yer verildiğine işaret ederek; yasama, yürütme ve yargı organlarından birinin diğerine göre üstünlüğünün söz konusu olamayacağını vurguladı. Çörtoğlu, güçler ayrılığının devlet organları arasında bir üstünlük sıralaması olmadığına, işbölümü ve işbirliği anlamına geldiğine dikkat çekti.

Egemenliğin kullanımını yalnızca seçimle gelmiş olanlara vermediğini belirten Sumru Çörtoğlu, Anayasa ile verilen görev ve yetkiler çerçevesinde hakimiyetin diğer organlara da tanındığını söyledi. Danıştay Başkanı, her organın görev ve yetkilerinin sınırlarını bilmesini, ve sorumluluk bilinciyle hareket etmesini istedi.

"HAKİM VE SAVCI ADAYLIĞINA GİRİŞİN NESNEL VE LİYAKATI ÖLÇMEYİ AMAÇLAYAN SINAVLA YAPILMASI, YARGI BAĞIMSIZLIĞININ İLK VE ÖNEMLİ ŞARTINI OLUŞTURMAKTADIR"

Yargı bağımsızlığı ile hakim ve savcı teminatından bahseden Başkan Sumru Çörtoğlu, görevli yargının bağımsız ve hakimlerin teminat altında olmasının hukuk devletinin gereklerinden biri olarak değerlendirdi.

Yargının, yasama ve yürütme karşısında tam bağımsızlığa sahip olmaması durumunda beklenen yararın elde edilemeyeceğine temas eden Çörtoğlu, "Hakim ve savcıların nitelikleri, göreve seçilmeleri, eğitimleri ve mesleğe kabul yöntemleri de bağımsızlık ve teminat ögelerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Hakim ve savcı adaylığına girişin tarafsız, nesnel ve sadece liyakatı ölçmeyi amaçlayan sınavla yapılması, yargı bağımsızlığının ilk ve önemli şartını oluşturmaktadır" şeklinde konuştu.

Danıştay Başkanı, hakim ve savcı adaylığına girişte yapılan mülakatların objektif ölçütlere sahibi olmadığı kaygısını beraberinde getirdiğini belirtirken, sözlü sınavın bakanlık görevlileri tarafından yapılmasının hakim ve savcı teminatı ilkesiyle bağdaşmadığını vurguladı.

Başkan Çörtoğlu, Hakim ve savcı adaylığı giriş sınavında yargı bağımsızlığını gölgeleyecek, yargının siyasallaşmasına yol açacak yöntemlerden uzak durulması gerektiğini savunurken, seçme sınavlarında Adalet Bakanlığı'nın belirleyici olma vasfı sona erdirilmesini, bu konudaki yetki Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na verilmesini talep etti.

"YARGIYA İNTİKAL EDEN KONULARDA GEREK ULUSAL GEREK DE ULUSLARARASI ÇEVRELERİN YÖNLENDİRME VE ETKİ ALTINA ALMA GİRİŞİMLERİNİ DOĞRU BULMUYORUZ"

Sumru Çörtoğlu, şunları kaydetti: "Özellikle son yıllarda kesinleşen yargı kararlarının eleştiri sınırlarını aşan , Danıştay'ı faaliyetlerine engel gösteren beyanları üzülerek izliyoruz. İtinalı bir şekilde tartışılması gereken yargı kararlarının siyasi tartışmalara konu edilmesi, söz konusu kararların hükümete karşı bir tavır gibi gösterilmek suretiyle kamuoyuna şikayet edilmesini doğru bulmuyoruz.

Yargı kararları da irdelenebilir, ancak yargı yerlerinin devlet yapısı içerisinde konumları göz önünde bulundurularak eleştirilerde daha duyarlı olmak, verdikleri kararlardan dolayı mensuplarını suçlayıcı ve hedef gösterici davranışlarda bulunmamak gerek."

Çörtoğlu, yargıya intikal eden konularda gerek ulusal gerek de uluslararası çevrelerin yönlendirme ve etki altına alma girişimlerini doğru bulmadıklarını söyledi.

"CUMHURİYETİN TEMEL İLKELERİNE UYGUN, TOPLUMU TÜMÜYLE KUCAKLAYAN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİ YERİNDE GÖRÜYORUZ"

Sözü yeni anayasa ve anayasa değişikliği tartışmalarına getiren Danıştay Başkanı, anayasa yapma yetkisinin siyasi, yürürlükte olan bir anayasayı değiştirme yetkisinin usul ve esaslar etrafında hem siyasi ve hukuki nitelik taşıdığını bildirdi.

Cumhuriyetin temel ilkelerine uygun, toplumu tümüyle kucaklayan anayasa değişikliğini yerinde gördüklerinin altını çizen Başkan Çörtoğlu, "Anayasal ve yasal düzenlemeler, dış etkenlere bağlı olarak değil, Türk toplumunun ihtiyaçlarına ve uluslararası hukuka uyumlu olmasına önem verilmesi gerektiğine inanıyoruz" dedi.

Sumru Çörtoğlu, anayasada yapılması gereken değişiklikleri de şöyle sıraladı: "Cumhurbaşkanının yargı ile ilgili görev ve yetkilerinin gözden geçirilmesi ile yüksek mahkemelerin oluşumuna etkin katılımının sınırlandırılması; Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile YAŞ kararlarının yargı denetimine tabi olması; Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun oluşumu, görev ve yetki alanlarının gözden geçirilmesi ile kurul kararlarının yargı denetimine tabi olması; Uyarma ve kınama cezalarının yargı denetimine tutulması, Yüce Divanın oluşumunun düzenlenmesi"

Kadın haklarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Başkan Çörtoğlu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki kızların eğitimine dönük projeleri memnuniyetle izlediklerini aktardı.

Sumru Çörtoğlu, son olarak mahkemelerde biriken davalardan söz etti. Danıştay Başkanı, yargıdaki birikimin nedenini dava ve iş dosyalarının artmasına bağlayarak, yargı sürecini kısaltacak yolları gösterdi. Binaların değişimi, personel sayısının arttırılması ve atamalarda liyakatın esas alınmasının önemli olduğunun altını çizdi.

ÖZOK: "HUKUKUN BİR YANA BIRAKILMASI SURETİYLE LOBİCİLİK YAPILMASI ULUSLARARASI KURUMLARDAN YARDIM İSTENMESİ ÜZÜCÜDÜR"

Kutlama törenlerinde konuşan TBB Başkanı Özdemir Özok da yargı ve siyaset gündemine dönük yorumlarda bulundu. Demokrasinin denge ve uzlaşma rejimi olarak tanımlandığına dikkat çeken Özok, demokrasinin geniş bir alanı kapsadığını, dönüştürdüğünü ifade etti.

Partiler kadar seçimleri de demokrasinin vazgeçilmez unsuru olarak değerlendiren Özok, yargının denetim işlevinden de bahsetti. TBB Başkanı, yargının iktidarın siyasal ve yönetsel alanını denetlediğini aktardı. Bu anlamda mahkemelerin reddettiği kararların doğal karşılanması gerektiğini savunan Özdemir Özok, "Laiklikle ilgi farklı yorumlar bekleniyorsa bu ilkeye gereken özenin gösterilmemesinden kaynaklanıyor" şeklinde konuştu.

Haber Yayın Tarihi: 10 Mayıs 2008 Cumartesi Saat 13:49

Yazdırılan Sayfa: http://www.haberler.com/danistay-baskani-cortoglu-yargiya-intikal-eden-haberi/

(C) 2006-2008 Haberler.Com
Yeni Medya Elektronik Yayıncılık Ltd Şti.