Hükümet Sözcüsü, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Cemil Çiçek, Kıbrıs sorununun her ne pahasına olursa olsun çözümünden yana olmadıklarını belirterek, "Geçmişte
KKTC'ye ve Türkiye'ye yapılan baskılar Güney'e yapılmış olsaydı bu sorun şimdiye kadar çözülmüş olurdu. Ama maalesef dünyadaki terazi o kadar adil tartmıyor" dedi.
Bakan Çiçek, PKK terörünün Türkiye'ye 25 yılı aşan bir süre içinde 300 milyar doların üzerinde zararı olduğunu söyledi.
Bakanlar Kurulu toplantısından sonra gazetecilere bilgi veren Cemil Çiçek, DTP'nin dün yapılan kongresinde silahların tamamen bırakılması çağrısının yapıldığını hatırlatan bir gazetecinin, "Bu yeni bir sürecin başlangıcı sayılabilir mi ?" diye sorması üzerine, "Bu konuşmaların yapıldığı saatlerde, o konuşmadan daha bir iki gün evvel güvenlik görevlilerimiz, askerlerimiz şehit oldu" dedi.
Cemil Çiçek, Türkiye'nin her sorunun demokratik bir çerçevede ve demokratik usuller içerisinde konuşulmasından yana olduklarını, bunun da yerinin TBMM olduğunu kaydetti. Terörün Türkiye'ye getirdiği mali yük hakkında bilgi veren Çiçek, PKK terörünün Türkiye'ye 25 yılı aşan bir süre içinde 300 milyar doların üzerinde zararı olduğunu söyledi.
Çiçek, "GAP'ın maliyeti ise 32 milyar dolar. Kimse başkalarının oyununa bulaşmasaydı, kimse başkalarının değirmenine su taşımasaydı, kendi insanlarının hayatına kastetmeseydi Türkiye 10 defa GAP projesini bitirilmiş olurdu. Türkiye'nin bugün milli geliri ikiye katlanmış olurdu. O bölgede en az 3 milyon 800 bin vatandaş iş bulmuş olurdu. Biliyoruz ki o bölgenin en önemli sorunlarından bir tanesi işsizlik. İşsize iş bulabilmek için yatırım yapılması lazım. Bu proje doğrudan 3 milyon 800 bin kişiye iş sağlıyor durumdaydı. Ayrıca terör olayları orada devam ettiği için özel sektör oralara yatırım yapamadı" şeklinde konuştu.
Geçen hafta içinde Türkiye'ye gelen konuklar ve yapılan görüşme trafiğini hatırlatan bir gazetecinin, Türkiye'nin İran'ın nükleer enerji konusunda arabulucu rolüne mi soyunduğunu sorması üzerine Cemil Çiçek, Türkiye'nin, mevcut ihtilafların barışçıl yollardan çözülmesi konusunda katkı yapmaya çalıştığını kaydetti. Çiçek, "Türkiye, talep olursa bunu yapmaktadır. Olmadığı takdirde kendi inisiyatifiyle yapabileceği bir şey varsa onları yapmaya çalışmaktadır. Meseleye böyle bakmak lazım. Belli kavramları getirip o işin üzerine yapıştırdığınızda bazen doğru sonuçlar çıkarılmayabilir" dedi.
Bir gazetecinin, "Yakın vadede Kıbrıs'ta çözüm gerçekleşebileceğini düşünmüyor musunuz?" üzerine Cemil Çiçek, "24 Nisan 2004 tarihine gelinceye kadar Kıbrıs sorununu çözümlenememesinin faturası hep bizlere çıkarılmıştır. Bu haksız bir değerlendirmeydi ama maalesef bütün dünya bunu böyle algıladı. Ama 24 Nisan referandumuyla bütün dünyaya gösterdik ki Kıbrıs'ta bir çözüm olmadıysa bunun sorumlusu biz değiliz, güneydeki Rum kesimidir. Onun için bu süreçte biz gerçekten çözümden yana olduğumuzu ifade etmeye çalışıyoruz. Bizim tek taraflı çabamız yetmez. KKTC'ye ve Türkiye Cumhuriyeti'ne geçmişte yapılan baskılar Güney'e yapılmış olsaydı bu sorun şimdiye kadar çözülmüş olurdu. Ama maalesef dünyadaki terazi o kadar doğur tartmıyor" şeklinde konuştu.
Cemil Çiçek, başka bir soru üzerine, kaçırılan Alman dağcılarla ilgili olarak Alman yetkililerle bilgi paylaşımı yaptıklarını ancak, işin adli kısmının tamamen Türkiye tarafından yürütüldüğünü de söyledi.