CHP Grup Başkan Vekili Hakkı Süha Okay, Anayasa Mahkemesi'nin parti hesaplarına ilişkin suç duyurusunu, uzmanların yorumuyla, usul ve şekil farkına dayandırdı. Okay, belli çevrelerin CHP'yi yolsuzluklara bulaşmış bir parti olarak gösterme gayreti içerisinde bulunmakla suçlayarak, CHP'de kimsenin kursağından haram lokmanın geçmeyeceğini ileri sürdü.
CHP Grup Başkan Vekili Hakkı Süha Okay ve Kemal Kılıçdaroğlu Anayasa Mahkemesi'nin parti hesaplarıyla ilgili suç duyurusunun ardından basının karşısına geçti. CHP Genel Merkezi'nde konuşan Okay ve Kılıçdaroğlu, iktidara ve bir kısım medyaya eleştirilerde bulundu.
Okay, CHP'yi yolsuzluklara bulaşmış bir parti olarak gösterme çabasında olan çevrelerin var olduğunu ileri sürdü. Okay, "CHP'de hiçbir kişinin kursağından geçen bir tek kuruş haram lokma yoktur" dedi. Durumun şekil, usul ya da yorum farkından kaynaklandığını savunan CHP'li Okay, partilerine çamur atmak isteyen çevrelerin heveslerinin kursağında kalacağını söyledi.
Bir kısım medyayı yayınlarından ötürü suçlayan Hakkı Süha Okay, CHP'de sanki bir mali yolsuzluk varmış gibi gayret gösterilmesinden şikayet etti. Kanaltürk konusunda CHP'nin üzerine gelindiğini hatırlatan Grup Başkan Vekili, Anayasa Mahkemesi'nin, CHP'yi her partinin geçtiği bir mali inceleme sürecine aldığını bildirdi.
Okay, "Bu yayınları yapan kimi organların beklediği sonucu bulamaması nedeniyle, Anayasa Mahkemesi'nin kısa açıklamasına dayanılarak CHP'de sanki birileri yolsuzluk yapıyormuş intibası oluşturacak manşetler atıldı" diye konuştu. AK Parti Grup Başkan Vekili ve Kocaeli Milletvekili Nihat Ergün'ü hedef alan Hakkı Süha Okay, "Söz konusu manşetlerin yanı sıra dün de kimi siyasi parti yetkilileri basına açıklamada bulundular. 'Bu işin görünen yüzü" yönünde ifadeler kullandılar" şeklinde konuştu.
Anayasa Mahkemesi'nin kimi gelirleri irat olarak kabul ettiğini anlatan CHP'li Okay, incelemelerin geçen 8 yıllık süreyi içerdiğini açıkladı. Okay, tüm kanıtların ve belgelerin tek tek incelendiğine işaret ederken, CHP'nin tüm bilgi ve belgelerini denetime açtığını, şeffaflık ve demokrasi anlayışının gereği tüm istenenleri yerine getirdiğini kaydetti.
Anayasa Mahkemesi'ne verilen belgelerin medyaya sızmasından şikayet eden Hakkı Süha Okay, Önder Sav'ın iddialarına gönderme yaparak, telefon konuşmalarının da kimi medya organlarına servis edildiğini savundu. Anayasa'nın 69'uncu maddesine dikkat çeken CHP Grup Başkan Vekili, gelir ve giderlerin amaçlara uygun harcanması konusunda partilerinin çekincesinin bulunmadığını dile getirdi.
CHP'li Okay, tüm harcamaların parti gelir giderlerine uygunluğunu savunarak, "Anayasa Mahkemesi'nin bu konudaki inceleme yapan uzmanlarının yorum farkı, gerekse Anayasa Mahkemesi'nin geçmişten bu yana olan ilkesi gereği, bir miktar hazineye gelir olarak aktarılmıştır" dedi.
Okay, şöyle devam etti: "Yüce Mahkeme tarafından belli harcamalar kabul edilmemiştir. Örneğin 1998 yılı hesabına baktığımızda 35 bin YTL posta işletmesi alındıları üzerinde tahrifat yapılarak sorumluları üzerinde Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunması istenmiştir. Parti bunun gereğini yapmıştır ve konuyla ilgili Ankara 14. Asliye Mahkemesi karar tesis etmiştir.
Ayrıca 4616 sayılı yasa gereği Rahşan affı nedeniyle kesin hükme bağlanması ertelendi. CHP bu kişiler hakkında ise gereğini yaparak haklarında dava açtı. Tahsilat için çaba gösterdi ve icra takibi de yaptı ama sahteciliği yapan kişilerden para tahsil edilemedi.
2004-2005 ve 2006 yılı hesaplarında ise kimi ödemelerin kabule uygun olmadığı açıklanmıştır. Bu ödemeler CHP'de görev yapan personelin iş akdi sona erdikten sonra yenilenen sözleşmelerden kaynaklanıyor.
Hizmet sözleşmesi yapılmış ve gelir vergisi ödenmiştir. Anayasa Mahkemesi, serbest meslek kazanç makbuzu alınması gerektiğini söylemek suretiyle harcamaları kabul etmedi. Yani bir hizmet verilmiş ve bu personel burada çalışmış ve emeği karşılığı ödeme yapılıyor. Anayasa'nın 69. maddesi gereği gider amaca uygun.
Bir başka şey CHP adına görev yapan parti yetkilileri uçak bileti ve otel faturalarında kendi adına yazdırmış adresi CHP Genel Merkezi yapmış. Hayır, CHP Genel Merkezi adına kesilmesi gerekiyor. O yüzden usulsüz harcamadır gibi kalemlerden oluşmuştur. Bir de kimi personele emekli olurken ayrıca ihbar tazminatı ödenmiştir. İhbar tazminatı ödenmesini de Anayasa Mahkemesi uygun bulmamıştır. Bu örnekleri sürdürebiliriz."
Okay, Türkiye'nin içinde yolsuzlukların had safhaya ulaştığını ve dokunulmazlıkların kaldırılmasından korkanlar bulunduğunu iddia etti. Okay, "Yolsuzlukları ve dokunulmazlık dosyalarını Türkiye gündeminde düşürtmek için Türkiye'deki sistemi zorlayanlar, Türkiye'de yeni af söylentilerini ortaya çıkaranlar, önce kendi geçmişlerine bakacaklar. Herkes kendi geçmişini kirli karanlık geçmişinin hesabını nasıl vereceğini düşünsün diyorum" diye konuştu.
KILIÇDAROĞLU: "CHP'NİN YAPILAN HARCAMALARININ KİMLERE, NASIL YAPILDIĞI BELLİDİR"
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu da mali denetimin CHP'ye özgü olmadığını belirtti ve çok uzun bir denetleme sürecinde 930 bin YTL'lik miktarın Hazineye irat olarak kaydedildiğini ifade etti.
Kılıçdaroğlu, CHP'nin yapılan harcamalarının kimlere, nasıl yapıldığının belli olduğunu savundu ve ekledi: "Ama Anayasa Mahkemesi kendi penceresinden bu harcamaları uygun bulmuyor. Bazıları kendi yolsuzluklarına meşruiyet kazandırmak için Anayasa Mahkemesi'nin bu kararını kullanmak istiyorsa yanılıyorlar.
Burada kimseye sağlanmış özel bir çıkar yoktur. Ama birilerine siyasal gücü kullanarak özel çıkarlar sağlandığını biliyoruz. Bunların içinde bakanlar var, belediye başkanları var, milletvekilleri var, iktidardaki siyasal partinin yandaşları var. Bunların hesabını veremeyenlerin CHP'den hesap sorması için önce onların hesabını vermelidir."
Kanaltürk'le ilgili suçlamalar için kendilerinden özür dilenmediğini savunan Kemal Kılıçdaroğlu, konularla ilgili kendilerine de danışılmasının uygun olacağını dile getirdi.