Araştırmacı yazar
Mustafa Armağan, Ukrayna Milli Taras Şevçenko Üniversitesi, Türkoloji Bölümü öğrencilerine doğumunun 91. yılında yazar
Cemil Meriç'in düşünce ve eserlerini anlattı. Meriç'in doğumunun 91. yılı nedeniyle Taras Şevçenko Üniversitesi Türkoloji Bölümü öğrencilerinin daveti üzerine Ukrayna'nın başkenti Kiev'e gelen Armağan, öğrencilere ve Ukrayna'nın önde gelen Türkologlarına
Cemil Meriç'in eserleri ve düşünce yapısını anlattı. Meriç ile teşriki mesai yapan Armağan, bir aydının eserlerini okumak kadar fikirlerini anlatırken, mimiklerini ve ifade şeklini görmenin de önemli olduğunu söyledi.
Armağan "Düşüncenin Gökkuşağı Cemil Meriç" adlı kitabında bahsettiği Meriç'in, "Bir çağın vicdanı olmak isterdim; bir çağın, daha doğrusu bir ülkenin. İdrakimize vurulan zincirleri kırmak, yalanları yok etmek, Türk insanını Türk insanından ayıran bütün duvarları yıkmak isterdim. Muhteşem bir maziyi daha muhteşem bir istikbale bağlayacak köprü olmak isterdim; kelimeden, sevgiden bir köprü." şeklindeki anlamlı ifadesini Türkoloji öğrencileriyle paylaştı.
Cemil Meriç hakkında öğrencilerine hitaben konuşan Ukraynalı Türkologlar Türkiye'nin önde gelen yazar ve şairlerinin Kiev'de tanıtılması için bu tür programların devam edeceğini belirtti.
Cihan mikrofonlarına açıkalamada bulunan Armağan, Türkiye'de bile yeterince tanınmayan, anlaşılmayan Cemil Meriç'in yankısının Kiev'de Dinyeper Nehri kıyısında konuşmanın kendisi için çok önemli olduğunu vurguladı. Ukraynalı Türkoloji öğrencilerinin bir Türk aydınını tanımak için gösterdiği çabanın kendisine Cemil Meriç'in zaman geçtikçe gençleştiğini gösterdiğini kaydetti.
Armağan panel sonrasında Türkçe öğretmenlerine ve bölüm başkanı için kitap imzaladı. Ayrıca panelde kurulan bir stantta Cemil Meriç ve Mustafa Armağan'ın kitaplarından seçme eserler sergilendi.
CEMİL MERİÇ KİMDİR?
12 Aralık 1916 yılında Hatay'da doğan Cemil Meriç'in ailesi Balkan Savaşı sırasında Yunanistan'dan göçmüştü. Fransız idaresindeki Hatay'da Fransız eğitim sistemi uygulayan Antakya Sultanisi'nde okudu. Tercüme bürosunda çalıştı, ilkokul öğretmenliği ve nahiye müdürlüğü yaptı. 1940'da İstanbul Üniversitesi'ne girip Fransız Dili ve Edebiyatı öğrenimi gördü. Mükemmel düzeyde Fransızca okuyup yazan Meriç, İngilizceyi anlıyor, Arapçayı kendi ifadesiyle, "söküyor''. Elazığ'da (1942-45) ve İstanbul'da (1952-54) Fransızca öğretmenliği yaptı. 1941'den başlayarak İnsan, Yücel, Gün, Ayın Bibliyografyası dergilerinde yazmaya başladı. İstanbul Üniversitesi'nde okutmanlık yaptı (1946-63), Sosyoloji Bölümü'nde ders verdi (1963-74).
1955'de, gözlerindeki miyopinin artması sonucu görmez oldu, ama olağanüstü çalışma ve üretme temposu düşmedi. Çeşitli dergilerde yazıları yayımlandı. Hisar dergisinde "Fildişi Kuleden'' başlığıyla sürekli denemeler yazdı. 1974'de emekli oldu ve yılların birikimini artarda kitaplaştırmaya girişti. 1984'te, önce beyin kanaması, ardından felç geçirdi, 13 Haziran 1987'de vefat etti.
Cemil Meriç Türkiye'nin son yüzyılında yetişmiş ve Türkiye'yi iyi bilen ve tahlil eden bir aydın. 1939 yılına kadar Osmanlı'dan kopmamış birçok inkılâbı yaşamamış görmemiş bu yönüyle Osmanlı'ya ait birçok şeyi muhafaza etmiş. Türk münevverinin nasıl olması gerektiğini çok güzel anlatmış ve bu noktada en önemli olan dile dikkatleri çevirmiş. Meriç'e göre Türk münevveri başta kendi dilini kökleriyle çok iyi bilecek sonra Arapça ve Farsçayı da bildikten sonra en az bir batı dilini öğrenecek kendi dilini unutup batı dillerinin peşine düşmeyecek.