'Boşanma Sebebim Şöhret Değil!'

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

'Avrupa Yakası'nın Osman'ı, 'Yalancı Romantik'in Ahmet'i Hakan Yılmaz, Eşinden Boşanıyor.

'AVRUPA YAKASI'NIN OSMAN'I, 'YALANCI ROMANTİK'İN AHMET'İ HAKAN YILMAZ, EŞİNDEN BOŞANIYOR.

Yılmaz, "Şöhreti buldu karısını boşuyor" diyenlere gülüp geçtiğini belirtirken 'Ben sindire sindire tanındım. Çok şöhret olup da paralara kavuşmuş bir insan değilim ki aptallaşayım' diyor.

'Avrupa Yakası'na Osman Koçarslanlı karakteri ile katıldınız. Oturmuş, beğenilen bir projeye sonradan katılmanın iyi ve kötü yanları nelerdir?

- Risk yani. Orada oturmuş bir ekip var. Hani beş, altı yıldır birlikte çalışma tarzları var. Dışarıdan katılmak insanı biraz tedirgin ediyor ama o, daha çok birinin yerine katılanlar için zor. Ben oraya yeni bir karakter olarak girdim. Zaten orada çalışanların yüzde 80'i çok eski arkadaşlarım. O yüzden çok da fazla zorluk çekmedim. Tabii ilk başta Gazanfer Özcan'la karşılıklı oynamak biraz beni heyecanlandırdı. Yılların duayeni. Çok iyi bir oyuncu. Oturduğu yerden herkesi tokatlıyor yani. Çünkü o da oturarak rol yapıyor. Herkes çok samimi, içten davrandığı için, başta Gülse (Birsel) dahil olmak üzere, birkaç haftada adapte oldum. Sonra da öyle devam etti. Konuk olarak girmiştim ama sonra çekirdek kadroya dahil oldum.

Osman biraz sert bir karakter. Daha kabadayı görünümlü...

- Osman, Türkiye'nin 14'üncü zengin ailesinin elemanlarından biri. Koçarslanlı Ailesi'nin en sert elemanlarından. Ama o sertliğin altında bir yumuşaklık, bir romantiklik de var. O sertliği, etrafındaki insanlara ve çalışanlarına karşı mesafeli durmak için kullanıyor. Bence Gülse öyle düşünüp yazdı onu. Ama bir yandan da korkak bir yanı var. Mesela üstünde silah taşıyor. Bir bölümde silahı bırakmıştı, arabanın kornasından bile korkar hale gelmişti. Demek ki o silah ona büyük bir cesaret veriyor. Aslında hem korkak hem duygusal hem de kabadayı.

Daha önce böyle bir karakter oynamış mıydınız?

- İlk defa ciddi oynayarak güldürdüğüm bir karakter bu. Diğerlerinde biraz daha jön-komik oynadım. Ama bu Osman tamamen ters köşe bir tip olduğu için kabul ettim. Herkesin bir isteği vardır, 'Bir gün kötüyü oynasam' diye. Kötüyü oynayanların da komiği oynamak isteği gibi. Bu bana tam denk geldi. Osman Koçarslanlı ilk defa oynadığım ciddi ama komik bir adam. Yine sonuçta komik. Ciddi komik.

Kabadayı duruşunuz çok inandırıcı. Bunun bir geçmişi var mı? Bir yerlerden ders falan mı aldınız?

-Yaa tabii zamanında (gülüyor). Şaka şaka. Bilinçaltında gözlem olmuş olabilir. Benim çocukluğum Fatih, Balat'ta geçti. 19-20 yaşına kadar Balat'taydım. Balat, eski kabadayılarıyla, külhanbeyleriyle meşhurmuş. Babam anlatırdı. Belki oradan çerçöp bir şey kalmıştır. Belki üç, beş kişiyi görmüş olabilirim. Tabii o yaşlarda, bu işi yapacağım diye gözlem yapmam imkansız. Benim yaşadığım dönemde Balat'ta o tür adamlar vardı. Özellikle, bir kabadayı nasıl durur ya da şöyle mi yürür diye hiç gözlemlemedim. Allah'ım yoksa içimde bir Osman Koçarslanlı mı var? (gülüyor)... Kabadayı mıyım?

Osman, Cem'den ayrılan Aslı ile evlilik planları yapıyor. Seyirciden tepki geliyor mu, 'Niye girdin aralarına?' falan gibi.

- Osman'ı sevmeyen büyük bir güruh var. Cem'i sevmeyen bir güruh da var. Osman için 'İyi ki geldi' diyenler var. 'Avrupa Yakası'nda her şey komedi üzerine kurulu. Mesela Makbule de İzzet'le evlendi, ayrıldı. Sonra tekrar Burhan'a döndü. Volkan bir ara Yaprak'la nişanlıydı, sonra onun en yakın arkadaşı Selin'le evlendi, boşandı. Karakterler arasında öyle bir kısırdöngü olabiliyor. Bence seyircinin hiç gözüne batmıyor. Ama bunu 'Yaprak Dökümü'nde yapsanız skandal olur. Bu komedi dizisi olduğu için komik gözüyle bakıyorlar, inandırıcı gelmiyor herhalde onlara. Ayrıca Aslı ile Cem boşandıktan sonra ben diziye girdim. Arabozucu değilim (gülüyor).

Gelelim diğer diziniz 'Yalancı Romantik'e. Evlendikten sonra değişen bir karı-koca.

- Tam bir Türk işte.

Evlilik insanları değiştiriyor mu?

- Değiştiriyor. Ben eminim. Üzerine yüklenen sorumluluk bazen insanın hareketlerini değiştiriyor. Flört gibi olmuyor. Birisiyle evleniyorsunuz, arkasında bir de 30 kişi var. Sizin arkanızda da 30 kişi var. Sadece iki kişi baş başa evlenmiyor. 'Kızımızı ya da oğlumuzu aldın ama bizi de aldın' diyorlar.

Gelelim özel hayatınıza... Eşinizden boşanıyor musunuz?

- Evet, şu anda yargı sürecinde. Evlenmek kadar boşanmak da var. Kimse ayrılacağım diye evlenmiyor. Zamanla insanların birbirine tahammülü mü azalıyor, bilmiyorum.

Kaç senelik evliydiniz?

- 12 yıl. Bayağı da olmuş.

Bu ayrılığın sebeplerinden biri şöhret mi?

- Yok yaa. Ben ona çok gülüyorum. Yani 15 yıldır bu işi profesyonelce yapıyorum. 10 yıla yakındır da bugünkü gibi tanınan bir insandım.Ben ki hep parmakla gösterilirdim 'Hocam bu işi yapıyorsun ama evliliğini güzel yürütüyorsun' derlerdi. Yürütüyordum ama artık yürümüyor. Bunun şöhretle bir ilgisi yok. Bu, hiçbir şey yapmadığım bir anda da olabilirdi. Böyle bir ayrılık daha çok ani şöhreti bulan insanlar için geçerli. Birden aptallaşılabilir belki. Ben sindire sindire tanındım. Çok şöhret olup da paralara kavuşmuş bir insan değilim ki aptallaşayım. O, bir gecede şöhret olan, altyapısı olmayan insanların saçmaladığı bir hareket yani. Şöhret yüzünden insan evini barkını terk eder mi? Ne saçma. Daha çok bağlanır. Bizimki tamamen özel durumlardan kaynaklanan bir şey.

Üçüncü bir kişi olabilir mi?

- Asla! Evlilikte hataları ya da tartışmaları evin içinde eritmek zorundayız. Bazen erimiyor, küçük çapaklar kalıyor. O çapaklar zamanla büyüyor. Prostat gibi bir şey. Gün geliyor işeyemez hale geliyorsunuz.

Romantik misiniz?

- Yer yer romantiğimdir ama yalancı romantik değilimdir.

Hem Osman hem de romantik...

- Evet, kavram karmaşası yaşıyorum (gülüyor). İçimde fırtınalar var. Ne olacak bilmiyorum. Önce çok tedirgin oldum, aynı anda iki yerde oynamaktan. Oyuncu için çok kokutucu bir şey, birbirine benzerse diye. Allah'tan çok zıtlar. Biri kıçı-başı oynayan, karısını öpmek için bile on bin tane takla atan bir adam. Öbürünün hiç umurunda değil. O daha havalı falan. O yüzden ikisi birbirine pek benzemiyor.

Kaynak: Gecce