Benim Kaptanım

Benim Kaptanım
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İtalya Mucize ile O Gruptan Çıktı, Çeyrek Finale Yükseldi. Dünya Şampiyonu Unvanlı "Gök Mavililer" Kötü Oynuyor.

İtalya mucize ile o gruptan çıktı, çeyrek finale yükseldi. Dünya Şampiyonu unvanlı “Gök mavililer” kötü oynuyor.

Fatura  Teknik direktör Roberto Donadoni’ye çıkartılıyor. Hollanda yenilgisi sonrası medya Donadoni’yi topa tuttu. Manşetlerde “ Lippi’mi geri ver”, “Utanıyoruz”, “Sana güle güle” gibi başlıklar vardı. 

Donadoni  bunlara kulak asmadı. Basına öfke kusmadı. İşini yaptı ve Fransa’yı ama öyle ama böyle yenerek çeyrek finalin yolunu tuttu. Basın toplantısında kendisine 180 derece dönüp övgüler yağdıran İtalyan medyasına sitem de etmedi.

“Bırakın görevimizi yapalım. Ben oyuncularıma inanıyorum” demekle kaldı. Evet  güvendiği oyuncuların başında kaptan kaleci Buffon geliyordu. Hollanda’dan üç gol yiyip beş yüzde yüz golü de kurtardıktan sonra daha soyunma odasına gedip duşunu almadan teriyle ekranlara çıkarak İtalyan futbolseverlerden özür dilemişti. “Kusura bakmayın sizi üzdük. Hepimiz hatalıyız. Ama inanın telafi edeceğiz. Dünya Şampiyonu'na layık olmaya çalışacağız” diye.

O Buffon Romanya maçında kader anında Mutu’nun penaltısını kurtararak takımını son umuda yolculuğa çıkarttı. Yine kameranın önüne geçerek “Bize inanın. Yine sizleri sevindiremedik. Ama bu futbol; bazen mucizeler olur. Bunu Fransa maçında kanıtlamak için elimizden geleni yapacağız ” dedi. Ve Mucize gerçekleşti. Aslında mucizenin adı İtalya Milli takımının kaptanıydı. 

Eleştirilere kulaklarını tıkadı. Ilımlı oldu. Ciddiyetle Fransa maçına hazırlanışta Donadoni’nin yanında  en yakın  destekçisiydi. Büyük futbolcu olmak, büyük kaptan olmak bu olsa gerek. Buffon, çeyrek final vizesi alındıktan sonra kendilerini grubu elemeleri boyunca şiddetle eleştiren  medyanın bulunduğu tribüne el kol hareketleri de yapmadı. Tam tersi, yumak olup basının çıkışlarının kendilerine etkili bir uyarı olduğunu itiraf etti.

Bizde de böyle bir kaptan var. Nihat.  2-0 geriye düşmüş bir takımı saha içinde motive etmeye çalışan, arkadaşlarını coşturan, sahada teknik direktörünün elçiliğini kusursuz yapan, çırpınıp duran, inisyatifi eline alan ve gollerini atan. Mütevazi olmakla sürekli itibar kazanan, buram buram profesyonel kokan ve kazanan... Ne var ki federasyonumuz her zaman en çok milli olana kaptanlık bandını teslim ediyor. Maalesef, O sorumluluğu kaldırıp kaldıramayacağına bakmadan. O pazu bandı Nihat’a hakkıyla çok yakışıyor ve “Benim  gönlümdeki Kaptanım Nihat Kahveci” demekten gurur duyuyorum. 

Kaynak: Demirören Haber Ajansı