İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı
Aziz Kocaoğlu, kuraklığa ve susuzluk tehlikesinin boyutlarına dikkat çekmek için Tahtalı Baraj gölünün kuruyan bölümü üzerinde, belediye başkanları ve meclis üyelerini bilgilendirme toplantısı düzenledi.
10 yıl öncesine kadar minaresinin önemli bir bölümü sular altında olan Bulgurca Camisinin, kurak toprak üstündeki görüntüsüyle susuzluk tehlikesini çarpıcı bir biçimde gözler önüne serdiğini belirten Başkan Kocaoğlu, kuraklıkla başa çıkma stratejisini açıklarken İzmirlilerin suya sahip çıkmasını istedi. 1996 yılında barajla birlikte sular altında kalan 1998-1999'lu yıllarda minaresinin sadece bir bölümü görülebilen Bulgurca Camisi'nin kurak toprak üstündeki görüntüsünün de yer aldığı mekanda konuşan Kocaoğlu, toplantının neden burada yapıldığı sorusuna, "İşitince unuturum, görünce hatırlarım, yapınca anlarım" şeklindeki bir Çin atasözünü örnek verdi.
Bulgurca Camisi'nin bu görüntüsünün zihinlere yerleşeceğini vurgulayan Kocaoğlu, Tahtalı Barajı'ndaki su seviyesinin 2007 yılına göre yüzde 40 düştüğünü vurguladı. Sadece İzmir'in değil yarımada, Nif, Menderes ve Gediz yerleşim yerlerinde de su kaynaklarında rezerv sıkıntıları olduğunu söyleyen Kocaoğlu, suyu planlı kullanmak zorunda olduklarını, planladıkları kuyuların devreye girmesi ve vatandaşların su tasarrufuna vereceği destekle 2008 yazını 24 saat kesintisiz su vererek geçireceklerini açıkladı.
Kocaoğlu, bunu sağlamak için 2006 yılı Kasım ayından bu yana çalıştıklarını söyledi. Kuraklıkla başa çıkmak için hazırladıkları yol haritasının su kaynaklarını artıracak ve koruyacak yeni yatırımlarıyla su tasarrufu sağlayacak ve su tasarrufu bilincini artıracak kampanyalar olmak üzere iki ana temele dayandığını söyleyen Kocaoğlu, yüzeysel su kaynaklarının artırılmasına yönelik yapacakları baraj yatırımları olan Çamlı, Bostanlı, Değirmendere, Yiğitler ve Gördes barajlarının bakanlıkların bürokratik engelleri ve süreçlerin uzunluğun sebebiyle geciktiğini, yeni alternatifler ürettiklerini ve bu süreçte yer altı sularına yönlendiklerini açıkladı. Kısa vadede İzmir'e su sağlamak için yeni kuyuları devreye alacaklarını Menemen, Sarıkız, Halkapınar ve Pınarbaşı Havzası'ndaki 21 kuyudan İzmir'e yılda 50 milyon metreküp su sağlayacaklarını açıklayan Kocaoğlu, Bornova Belkahve ve Buca Şirinyer bölgelerini yeraltı suyu temin noktaları olarak belirlediklerini, buralarda da çalışmaya başladıklarını kaydetti.
Su kaynaklarında tasarrufu sağlamak için havzaların korunduğunu ve izlendiğini söyleyen Kocaoğlu, Tahtalı Baraj Havzası'nın koruması için biyolojik atıksu arıtma tesisinin devreye girdiğini, kamulaştırma çalışmalarının büyük oranda tamamlandığını ve ağaçlandırma çalışmalarının hızla sürdüğünü bildirdi. Barajın ömrünü uzatmak ve su kalitesini artırmak için, baraja akan derelerde ıslah çalışmalarının devam ettiğini belirten Başkan Aziz Kocaoğlu, "Su tasarrufunun ilk önce Belediye'den başlaması gerektiğini ilke edindik. Arızalara hızla müdahale ediyoruz. İş başına geldiğimiz günden bu yana el attığımız önemli konuların başında su kaçakları geliyor. 2008 yılında bu oran yüzde 44.7. Fiziki kaçakları önlemek için dört yılda 322 km yeni içme suyu borusu döşedik. 83 milyon 947 bin YTL harcama yaptık. Kentin su sistemini SCADA ile izleyip denetliyoruz" diye konuştu.
Susuzlukla mücadelede İzmirlilerin su tasarrufuna verdiği ve vereceği desteğin büyük önem taşıdığını kaydeden Kocaoğlu, "İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak, su kaynaklarının etkin kullanımı için 2007 yılında başlattığımız ilk kampanya, İzmirliler tarafından kısa sürede benimsendi ve önemli ölçüde su tasarrufu sağlandı. Aynı desteğin bu yıl artarak sürmesini, su tasarrufu bilincinin yeni nesillerde alışkanlık haline gelmesini diliyorum. Bu badireleri önümüzdeki günlerde yatırımlarımız ve İzmir halkının desteği ile atlatacak ve susuz kalmamak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi.
Toplantı sonunda basın mensuplarının sorularını cevaplayan Aziz Kocaoğlu, Hükümet tarafından oluşturulan ve yedi ili kapsayan Acil Eylem Planı'nı da değerlendirerek İzmir'in sebep bu eylem planına dahil edilmediğini Hükümet uzmanlarının takdiri olarak yorumladı. Kocaoğlu, "Sanıyorum diğer yedi il, bizim bulunduğumuz durumdan daha kötü durumda olduğu için Acil Eylem Planı'na alındı. Ama bizim tespitlerimiz ve elimizdeki veriler, yakın zamanda bir su krizi ile karşılaşacağımızı gösteriyor. İzmir'in eylem planına alınıp alınmaması uzmanların bileceği bir iş. Alanında Türkiye'nin en birikimli kurumlarından biri olan İZSU ile birlikte 2006 yılından beri konu üzerinde çalışıyoruz. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU olarak, 3 milyon 150 bin kişiye 24 saat sağlıklı su vermenin sorumluluğu içinde ve konunun vahametini gözönünde bulundurarak, geleceğe yönelik tedbirler alıyoruz" diye konuştu.
İzmir Büyükşehir Belediyesi tasarruf tedbirlerinde, sonradan dahil olan ilçe ve beldelere sağlıklı su sağlamak için 45 milyon YTL'lik yatırımla 885 kilometrelik içme suyu borusu yenileme çalışmalarına başladı. Kanserojen etkili asbestli çimento boruları sağlıklı polietilen borularla değiştiriliyor. Orman köylerine içme suyu şebekesi döşenip, yeni su depoları yapılıyor, Toplam 17 su deposu onarıldı ve temizlendi. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin idare olarak suyu tasarruflu kullanmak için yaptığı çalışmalardan, tarım alanlarının daha az suyla sulanması için geliştirilen yöntemler ilçe ve beldelerde de yaygınlaştırılacak. Bitkisel atıklar gübreye dönüştürülerek toprağın su tutma kapasitesi artırılması, Bitki köklerinin su tutma kapasitesini ve süresini artırılması, gibi önerdiği tasarruf yöntemleri, fazla su isteyen geniş yapraklı ağaçlar yerine, iğne yapraklı ağaçları tercih ediliyor. Damla sulama sisteminin yaygınlaştırılması için çalışılıyor. Araç yıkama da sular yeniden değerlendiriliyor.