Başbuğ Paşa'nın Yol Haritası

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un Göreve Gelmesinin Ardından Neredeyse Bir Hafta Geçti ve 2 Yıllık Döneminde Önemli İşlere İmza Atarak Geleceğe Damga Vuracağının Sinyallerini Bu Kısa Sürede Çok Güçlü Biçimde Verdi.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un göreve gelmesinin ardından neredeyse bir hafta geçti ve 2 yıllık döneminde önemli işlere imza atarak geleceğe damga vuracağının sinyallerini bu kısa sürede çok güçlü biçimde verdi.

Ergenekon soruştuması kapsamında gözaltına alınan emekli Orgeneraller Şener Eruygur ve Hurşit Tolon’un TSK adına ziyaret edilmesi kararı, dün tarihte ilk kez bir Genelkurmay Başkanı sıfatı ile beraberindeki kuvvet komutanlarının Diyarbakır’da sivil toplum örgütleri ile görüşmesi altı çizilmesi gereken önemli çıkışlar. Başbuğ Paşa’nın bugün Diyarbakır’da temaslarının ardından yaptığı basın toplantısında hava harekatlarına katılan genç pilotları da ziyaret ettiğini belirtmesi, askeri personelinin de sürekli yanında olan bir komutan özelliğini aynen koruduğunu da bir kez daha gösterdi.

 

Hurriyet.com.tr’de daha önce, çizdiğimiz Başbuğ portresinde, kendisinin rütbesi ne olursa olsun subay, astsubay, erbaş ve erlerin sürekli yanında beliren ve onların sorunlarını içinde dinleyen bir komutan olduğunu belirtmiştik. Bugünkü konuşmasında da yine bu çizgisini pilotları ziyaret ettiğini belirterek net olarak ortaya koydu. 

 

YENİ MÜCADELE KONSEPTİ

 

Ancak, bugün itibarı ile TSK’nın da PKK terörü ile yepyeni bir konsepti de ortaya koyduğunu söyleyebiliriz. Yani, silahlı mücadele terörle tam gaz devam ederken, açılan ve açılacak başka cephelerin de farklı boyutları olacağı anlaşılıyor. Aslında bunları çok açıkça kısa süre önce oraya koymuştu. Gelin, Başbuğ Paşa’nın Kara Kuvvetleri Komutanlığı devir teslim töreninde neler söylediğini hatırlayalım ve Orgeneral İlker Başbuğ'un da bundan sonra izleyeceği yol haritası hakkında neler yapacağını bizzat kendi ağzından görebilelim...

 

“Terörle mücadele, devlet tarafından ve topyekûn şekilde, esas itibarıyla, Güvenlik, Ekonomi, Sosyo-Kültürel (Eğitim ve Sağlık dahil), Psikolojik Harekat ve Uluslararası alanda, birbirleriyle paralel ve koordineli olarak yürütülen faaliyetlerdir. Bu faaliyetler birbirini tamamlar. Faaliyetler eğer bu şekilde yürütülebilirse terörle mücadelenin süreci de kısalır. Terörle mücadelenin ana hedefi, terör örgütünün ve destekleyicilerinin başarı umutlarının yok edilmesidir. Böylece, terörle bir yere varılamayacağı herkese gösterilmiş olur. Bunun sağlanması ise; terör örgütünün etkinliğinin tam olarak kırılmasına bağlıdır. Bölge halkının desteğini tamamen kaybeden ve örgüte gerekli katılımları sağlayamayan terör örgütlerinin uzun süre ayakta kalmaları mümkün değildir. Bunun için, terörist ile bölge halkının ayırt edilmesi ve mücadelenin hukuki düzen içerisinde yürütülmesi ve yürütülen mücadelede bölge halkının tam desteğinin güvenlik kuvvetlerinin yanında yer alması hayatidir.

 

Ayrıca terörle mücadele kapsamında ekonomi, sosyo-kültürel, psikolojik harekât ve uluslararası alanlarda alınacak tedbirlerle de, terör örgütünün elinden bölge halkını istismar edeceği konular alınmış olur.

 

Türkiye’nin terörle mücadelesinin bugünlere kadar uzanmasının nedenlerinden birisi de, bu beş alandaki faaliyetlerin paralel, eş zamanlı ve koordineli olarak yürütülememesidir.

 

Terörün yok edilmesi tek başına -ki buradaki tek başına kelimesi çok önemlidir- güvenlik alanındaki mücadele ile olmaz. Söz konusu beş alanda da paralel, eş zamanlı ve koordineli olarak hareket edilmelidir.

 

Bu konu bazıları tarafından kasıtlı olarak çarpıtılmaktadır. Onlar kasıtlı olarak “Güvenlik alanında mücadele etmeyelim, diğer alanlarda mücadele ederek terörü sonlandırabiliriz”

 

Yani, sıkı bir silahlı mücadele sürdürülürken, halktan, sivil toplum örgütlerine, moral desteğinden, askeri personelin sürekli yanında olmaya, bölgesel sosyo-kültürel adımlara, uluslar arası alandaki girişimlere ve devlet içi daha yakın koordinasyona dek, konunun yakın takipçisi olacak bir Genelkurmay Başkanı, terörle mücadelede yeni bir dönemin habercisi olacak gibi görünüyor. Bu paralelde, uluslar arası alanda da yeni çıkışlar yapacak bir Genelkurmay Başkanı görmek sürpriz olmayacak.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı