Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Prof. Dr. Haydar Şengül, Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan'ın su kaynaklarının daha verimli kullanılıp sulanabilir tarım arazilerinin artırılmasını sağlayacakları yönündeki açıklamaları için "Kaynakları kim daha iyi kullanırsa o bizi mutlu eder. Önemli olan tarımsal üretimin geliştirilmesidir." dedi.
Şengül, oda binasında düzenlediği basın toplantısında, buğdayda üretim maliyetlerini ve olması gereken taban fiyata ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Buğday hasadının önümüzdeki günlerde başlayacağını dile getiren Şengül, geçen yıl yaşanan kuraklık sebebiyle gerileyen üretim ve son aylarda dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de yükselen buğday fiyatları sebebiyle bu yıl Çukurova bölgesinde buğday hasadı ve hasatla oluşacak fiyatı, üreticiden tüketiciye, sanayiciden tüccara kadar toplumun her kesiminin merak ve endişe ile beklediğini kaydetti.
Türkiye'de buğday üretiminin bir önceki yıla göre yüzde 14 azalarak 17,2 milyon ton olarak gerçekleştiğine dikkat çeken Şengül, bu yıl buğday rekoltesinin 18,5-19 milyon ton dolayında olmasının tahmin edildiğini bildirdi.
Çukurova bölgesinde yaklaşık 230-250 bin hektar alanda buğday ekimi yapıldığını hatırlatan Şengül, üretimin de 950 -1 milyon ton civarında olmasının beklendiğini anlattı. Dünya buğday piyasasında önemli rol oynayan ABD'de buğday fiyatlarının 1,26 dolar kuru üzerinden ton başına 567-592 dolar olduğunun görüldüğünü ifade eden Şengül, "Çukurova çiftçisine buğday 48,5 Yeni kuruşa malolmuştur. Bu fiyatın üzerine yüzde 20'lik bir kar marjı konulduğu takdirde fiyatın 58,2 Yeni Kuruş olması gerekiyor. Yüzde 20'lik kar marjının nisan ayında artan Üretici Fiyat İndeksi göz önünde bulundurulduğunda son derece düşük bir pay olduğunu söyleyebiliriz." şeklinde konuştu.
Artan gıda fiyatlarının başta dar ve sabit gelirli tüketiciyi ezeceğini anlatan Şengül, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin bu konuda daha koruyucu rol oynaması gerektiğini dile getirdi. Ofisin geçen yıl 102 bin ton buğday alımı yaptığına dikkat çeken Şengül, bu miktarın üretimin binde 5'i gibi çok etkisiz bir düzeyde olduğunu vurguladı.
Şengül, bir gazetecinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Doğu Anadolu Projesi, Konya Ovası Projesi, Güneydoğu Anadolu Projesi'ni daha işler hale getirip Türkiye'yi tarımın her alanında müracaat kapısı haline getirelim." şeklindeki sözlerini "klasik sözler" diye niteledi.
Türkiye'de sulanabilir tarım arazilerinin yüzde 10-15 düzeyinde olduğunu anlatan Şengül, ancak yapılacak tarımsal üretimin geliştirilmesi yönündeki çabaların hangi hükümet tarafından yapılırsa yapılsın kendilerini mutlu edeceğini sözlerine ekledi.
BAŞBAKAN ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Adana'da Limak Grubu'na ait Limko Meyve Suyu fabrikasının açılışında yaptığı konuşmada özetle şunları kaydetmişti: "Artık dünyamız özellikle gıda ağırlıklı bir değerlendirmenin projelendirilmesi dönemine giriyor. Türkiye ister istemez gıdada, tarım endüstrisinde çok farklı adımlar atmak durumunda. İstiyoruz ki sulama, yağmurlama sistemleriyle, modern teknolojinin getirdiği imkanlarla bu adımları atalım ve şu güzel topraklarımızı bereketli, Türkiye'yi tarımın her alanında artık bir müracaat kapısı haline getirelim. "Dereler akar, Türk bakar" sözünü artık geri çevireceğiz. Karadeniz Bölgesi'nde bütün sular Karadeniz'e, Akdeniz Bölgesi'nde dereler, ırmaklar Akdeniz'e akıyor. Bunları değerlendirmek diye bir şey yok, ama buna artık tahammül edemeyiz. Zira petrol bir taraftan nasıl tehdit ediyorsa, bilesiniz ki su ve gıda da aynı şekilde tehdit ediyor. Bunu da bizim çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Önümüzdeki 5 yılı, Türkiye için gıda ve su konusunda yeni bir seferberlik dönemi olarak ilan ettik ve bunun çalışmalarına da girmiş bulunuyoruz."