Başbakan Erdoğan, Barroso Onuruna Akşam Yemeği Verdi

AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Durao Barroso Onuruna Akşam Yemeği Veren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin AB Üyeliğinin Dünyaya Bir Hoşgörü Mesajı Vereceğini ve Kültürel Farklılıkların Ortak Değerler Temelinde Bir Arada Yaşayabileceğini Açıkça Ortaya Koyacağını Belirtti. 

AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Durao Barroso onuruna akşam yemeği veren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin AB üyeliğinin dünyaya bir hoşgörü mesajı vereceğini ve kültürel farklılıkların ortak değerler temelinde bir arada yaşayabileceğini açıkça ortaya koyacağını belirtti. Erdoğan, "Türk halkı yüzlerce yıldır iç içe yaşadığı iş biriliği ve iletişim içinde olduğu Avrupa'nın çağdaş standartlarına kavuşma noktasında haklı bir sabırsızlık içindedir" dedi.

Türkiye'nin AB ile katılım müzakerelerine başlamasının ardından ilk kez bir AB Komisyonu Başkanı'nın Türkiye'yi ziyaret ettiğini söyleyen AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Durao Barroso da, "Ben buraya dostluk, güven ve teşvik edici mesajlarımla geldim" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Durao Barroso onuruna Başbakanlık Resmi Konutu'nda akşam yemeği verdi. Yemeğe, Dışişleri Bakanı ve AB Başmüzakerecisi Ali Babacan, AB Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu üyesi Olli Rehn, TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanı Yaşar Yakış, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Ertuğrul Apakan, AB Genel Sekreteri Büyükelçi Oğuz Demiralp ve diğer yetkililer katıldı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yemek öncesi yaptığı konuşmada, Barroso başkanlığındaki heyeti Türkiye'de ağırlamaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bu ziyaretin AB ile Türkiye arasındaki ilişkilerin daha ileri noktalara taşınmasına katkı sağlamasını beklediğini belirten Başbakan Erdoğan, "Türkiye'nin katılım müzakerelerine başladığı 3 Ekim 2005 tarihi özel bir önem taşıyor. Bu tarihte 1959 yılında başlayan Türkiye-AB ilişkileri farklı bir boyuta geçti ve somut bir hal aldı. Türkiye'nin AB üyeliği geniş bir kitle tarafından desteklenmektedir ve Türk halkının bütünü tarafından da yakından izlenmektedir" dedi.

"Türk halkı yüzlerce yıldır iç içe yaşadığı iş biriliği ve iletişim içinde olduğu Avrupa'nın çağdaş standartlarına kavuşma noktasında haklı bir sabırsızlık içindedir" diyen Başbakan Erdoğan, "Bu nedenledir ki yıllardır gecikmiş reformları gerçekleştirmek noktasında her kesim çalışmalarımıza samimi bir şekilde destek veriyor. Sadece 5.5 yıl içerisinde gerçekleştirilen reformların, yapılan düzenlemelerin, atılan adımların bu konudaki kararlılığın da somut göstergesidir. Küreselleşmenin sunduğu fırsatların yanında sorunların da işbirliğini zorunla hale getirmektedir" ifadelerini kullandı.

AB'nin 'Lizbon Stratejisi' olarak ortaya koyduğu ''2010 yılına kadar Avrupa Birliği'ni bilgi toplumuna dayalı dünyanın en rekabetçi ekonomisi haline getirme'' hedefini hatırlatan Başbakan Erdoğan, "Bu iddialı hedef için geniş bir vizyon gerekmektedir. Türkiye bu vizyona sahip AB'nin doğal bir parçası olmak durumundadır. Dikkat ediniz bir tarafta genç ve dinamik bir nüfusa, güçlü ekonomik potansiyele sahip bir Türkiye, diğer tarafta ise yaşlanan bir nüfusa ve durağan bir ekonomiye sahip AB var. Türkiye ve AB'nin bu özellikleri birbirini tamamlar niteliktedir. Türkiye'nin katılımıyla ortaya çıkacak sinerji, AB'nin Lizbon Stratejisi kapsamındaki hedefini gerçekleştirmesini hiç kuşkusuz kolaylaştıracaktır" diye konuştu.

Bugün Avrupa'nın da yoğun biçimde yaşadığı ve küresel barışı doğrudan etkileyen bazı gelişmeler konusunda da Türkiye'nin katkı sağlayacağını kaydeden Başbakan Erdoğan, "Bunların başında da artan hoşgörüsüzlük ve yabancı düşmanlığı geliyor. Hoşgörüsüzlük ve yabancı düşmanlığı ile mücadelede güçbirliği yapmamız hayati önem taşıyor. Türkiye'nin AB üyeliği, dünyaya bir hoşgörü mesajı verecek ve kültürel farklılıkların ortak değerler temelinde bir arada yaşayabileceğini açıkça ortaya koyacaktır. Türkiye'nin önceden belirlenmiş objektif kriterleri yerine getirmesi halinde AB üyeliğinin gerçekleşmesi 'küresel etkileri olabilecek stratejik bir proje' olacak. Türkiye'nin katılım süreci adil, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir zeminde tutulması önem taşımaktadır. Bunun tek yolu tam üyelik perspektifinin sulandırılmadan sürdürülmesidir. Bu noktada özellikle bazı üye ülkelerin Türkiye'nin üyeliğinin stratejik önemini anlaması ve bu doğrultuda hareket etmesi, sürecin selameti açısından gereklidir" dedi.

AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Durao Barroso da Türkiye'nin AB ile katılım müzakerelerine başlamasının ardından ilk kez bir AB Komisyonu Başkanı'nın Türkiye'yi ziyaret ettiğini hatırlatarak, Türkiye'ye dostluk, güven ve teşvik edici mesajlarıyla geldiğini belirtti. Ortak hedeflerinin, tıpkı diğer üye devletlerin durumunda olduğu gibi Türkiye'nin de AB'ye eşit hak ve sorumluluklarla tam üye olması olduğunu açıklayan Barroso, "AB Komisyonu'nda üye devletlerin kendilerine oy birliği ile verdiği yetki çerçevesinde müzakere sürecini takip etmekteyiz. Türkiye ile katılım müzakerelerinin başlatılması ve sürdürülmesi kararı tüm üye devletlerce oy birliğiyle alınmıştır. Ben sizinle katılım müzakerelerinde katedilen ilerleme konusunda görüş alışverişinde bulunmaktan büyük memnuniyet duydum. Son 1.5 yıl içinde özellikle çok önemli bir takım sektörler, politika alanlarıyla ilgili görüşmelerimize başladık. Bunlar sanayi politikası, istatistik, mali kontrol, sağlığın korunması ve Trans-Avrupa ağları konusunda. Ben bu dönem ve bir sonraki dönemde de katılım müzakerelerinde çok önemli ilerlemeler kaydedeceğimize inanıyorum. Elbette bu süreçte kaydedilen ilerleme, büyük ölçüde Türkiye'de kaydedilen ilerlemelere ve reformlara bağlıdır. Türkiye'nin siyasi reformlarını sürdürmesi ve büyük bir dinamizmle iç dönüşümünü tamamlaması önemlidir" şeklinde konuştu.

Ziyaretinin Türkiye'de önemli siyasi gelişmelerin yaşandığı bir zamana denk geldiğini belirten Barroso, "Ama ben inanıyorum ki bu siyasi tartışmadan Türkiye daha yükselen bir yapı ile çıkacaktır. Bu çerçevede ben bu sürecin siyasi diyalog yoluyla uzlaşmaya dayalı şekilde sürdürülmesinin önemini vurgulamak istiyorum. Türkiye'deki demokratik istikrarın ne kadar önemli olduğunu belirtmek istiyorum. Başbakan Erdoğan ile yaptığı görüşmelerde, ikili ilişkileri ilgilendiren pek çok konuda görüş alışverişinde bulunduk. Ziyaretim bundan daha güzel başlayamazdı. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşme şansına sahip oldum. TBMM'de Genel Kurul'a hitap etme şansım oldu. Yemek boyunca da bu önceden başlatmış olduğumuz görüşmelere devam edebiliriz" dedi.

(TB-NÇ-Y)

Haber Yayın Tarihi: 11 Nisan 2008 Cuma Saat 00:06

Yazdırılan Sayfa: http://www.haberler.com/basbakan-erdogan-barroso-onuruna-aksam-yemegi-haberi/

(C) 2006-2008 Haberler.Com
Yeni Medya Elektronik Yayıncılık Ltd Şti.