Tarım ve Köyişler Bakanı Mehdi Eker, Türkiye'nin tarımsal ürün ihracatını 4 milyar dolardan, 10 milyar dolara çıkardıklarını söyledi. Bakan Eker, tarımsal gayri safi yurt içi hasılasını ise 21 milyar 8 milyon dolardan 50 milyar dolar'a çıkardıklarını belirtti.
Gezi ve incelemelerde bulunmak üzere karayoluyla Antalya'nın Alanya İlçesi'ne gelen Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, AL Et, Et Entegre Tesisleri tarafından Kültür Merkezi'nde düzenlenen 'Besicilik ve Et Sanayi`nin Sorunları' konulu panele katıldı. AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, Alanya Kaymakamı Hulusi Doğan, Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu, AK Parti İlçe Başkanı Hüseyin Güney ve çok sayıda vatandaşın katıldığı konferansta konuşan Bakan Eker, tarımda verimlilik ve kaliteye dönük destekleme politikası izlediklerinin altını çizdi. Türkiye'nin gayri safi yurt içi hasılasını 21 Milyar 8 Milyon Dolardan 50 Milyar Dolar'a yükselttiklerini anlatan Eker, "Bunun yanında tarımsal ürün ihracatımız da birkaç kat arttı. 4 Milyar Dolarlık ihracattan 10 Milyar Dolarlık ihracata ulaştık. Ancak bazen haksızlık yapılıyor. Sanayide kullanılan bir tarımsal hammadde, tarım ithalatı yapılıyor gibi gösteriliyor. Mesela pamuk ithal ediliyor ama tarım için değil tekstil için. Tarımsal ihracattan kasıt insanların tükettiği gıda maddeleridir.Sonuçta Türkiye'nin tarım ihracatı iki üç kat artmıştır." dedi.
'TÜRKİYE'DE EKİLEN YEM BİTKİSİ ALANI 200 BİN HEKTARDAN, 1 MİLYON HEKTARA ÇIKTI'
Tarım Bakanlığı olarak Türkiye'de yem bitkisi ekiliş alanlarına da önem verdiklerini aktaran Bakan Eker, 200 bin hektar olan ekilen yem bitkisi alanının 2007'de bir milyon hektara çıktığına işaret etti.
'ÜLKEMİZ COĞRAFİK YAPISINDAN DOLAYI ET TÜKETİMİNDE AVRUPA İLE KARŞILAŞTIRILMAZ'
Üzerinde yaşanılan coğrafyanın, ekip-biçmeyi, yiyip-içmeyi, sanayiyi ve ticareti belirlediğini kaydeden Bakan Eker, "Bütün bunlar sonuçta sizin kültürünüz. Bu manada kültürleri coğrafya belirler. Kültüre ilişkin meselelerde mukayeseleri, benzer coğrafyalarla yapmak gerekir. Yoksa kendimize haksızlık yapmış oluruz. Bunun altını önemle çiziyorum. Değerli bilim adamlarının da bu gerçeğin farkında oldukları biliyorum. Kendi durumumuzla bunu mukayese edelim. 'AB'de et tüketim rakamları şöyledir. Eyvah kötü durumdayız' demek doğru değildir. Emsal yapmamız lazım. Kırmızı eti mukayese ettiğimiz zaman Avrupa'ya göre bir miktar azalma var. Ancak AB'de et, en çok kuzey ülkelerde tüketiliyor. Biz ise Akdeniz ülkesiyiz. Bizim de kendimize mahsus bir beslenme tarzımız var. Bu uluslararası literatüre de geçmiş bir beslenme tarzıdır. Sonuç itibariyle mukayeseleri buna göre yapmak lazım. Tarım gibi gerekli önemi görmemiş bir sektörde politikacı çok, konuşan çok ama entelektüel az. Dolayısıyla tarım entelektüel birikimden mahrum bir sektördür. Öncelikle entelektüellerin bu konuya eğilmesi gerekiyor" diye konuştu.
'SUNİ TOHUMLAMA YAPILAN HAYVAN SAYISINI 624 BİN'DEN 2 MİLYON 470 BİN'E ÇIKARDIK'
Hayvancılıkla ilgili önemli atılımlar yaptıklarını kaydeden Bakan Eker, "2002'de 624 bin baş hayvana suni tohumlama yapılıyorken, 2007'de 2 milyon 470 bin hayvana suni tohumlama yapıldı. Tohumlanması gereken hayvan sayısı ise 4,5 milyon. Hala alacağımız mesafe var. Hayvan sayısı artmadı, sığır sayısında bir miktar artış var. Bu hayvanlardan elde edilen süt 8.4 milyon tondu bugün 11.3 milyon ton. Nasıl oldu bu? Verimlilik arttı. 2002'de yem bitkisi ekiliş alanı 200 bin hektardı, 2007'de bir milyon hektara çıktı. Besiciye de hayvancılık yapana da verilecek en büyük destek bu. Hayvan başına süt verimi de et verimi de arttı. Ette 185 ortalama ağırlıktan 220 kilograma çıktı. Sütte ise ortalama 1.7 tondan 2.6 tona çıktı" şeklinde konuştu.
'KAYIT DIŞILIK HAYVANCILIĞI VURUYOR'
Et üretiminde ithalatla, kaçakçılıkla ilgili söylenen şeylerin bir kısmının ezber ve efsane olduğunu vurgulayan Bakan Eker, "Dilimize kolay geldiği için söylüyoruz. Sorun aslında kayıt dışılık. Kayıt dışılığı kaçakçılık olarak algılıyoruz. Aslında Türkiye'de yıllık bir milyon tonun üzerinde et var. Ama kayıtlı olanları ne kadar? Kayıtlı olanı da 420 bin tondan 490 bin tona çıkardık. Problem bu. Mezbahalarda kesildiği halde kayıtlı olmayan, mezbaha dışında kesildiği için kayıtlı olmayan var. Tabii bir sistem içinde işleyip giden bir mekanizma. Bu hayvancılıktan çok bizim sosyo-ekonomik yapıyla alakalı. Hayvancılığın sorunları aslında bizim sosyo-ekonomik yapımızla ilgili" diye konuştu.
'TARIMA YÖNELİŞ, İNSAN OĞLUNUN ASLINA YÖNELMESİDİR'
Hayvancılık ve tarım sektöründe yatırım talebinin sürekli arttığının altını çizen Bakan Eker şunları söyledi: "Bu durum memnuniyet verici. Herkes aslına dönüyor. Çünkü tarıma yöneliş insan oğlunun aslına yönelmesidir. Ben öyle tanımlıyorum. Arada cep telefonları, uzay araçları ürettiler ama onları çalıştırmak için de tarımsal ürünlere yöneldiler. Bu da tarım ve hayvancılığa olan talebi artırıyor. 1986-96 arasında Türkiye 200 bin baş damızlık ithalatı yapılıyordu. Ve meslek dışı bir ithalattı. O şekilde yapılan ithal hayvancılığa o zamanda karşıydık, şimdi de karşıyız. Ama yatırım yapacak olana da içeriden kaynak bulunamıyorsa ithalat yapma diyemeyiz"