Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
Faruk Çelik, Avrupa Birliği'nin (AB) yetkili ağızlarının 1 Mayıs'ta yaşanan olaylarla ilgili eleştirilerine karşılık, "1 Mayıs'a yönelik önemli bir açılım yaptık, ancak bunun kıymeti bazı çevrelerce bilinmedi" dedi.
Bakan Faruk Çelik, belli kesimlerin suyu bulandırmak için elinden geleni yaptığına işaret ederek, 1 Mayıs'ın Taksim'de yapılmasının gerilim vesilesi haline getirildiğini belirtti.
Bakan Çelik, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı'yla birlikte 22'nci İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası açılış törenine katıldı. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, Hak-İş Başkanı Salim Uslu, Türk-İş Eğitim Genel Sekreteri Nihat Yurdakul'un yer aldığı törene çalışma hayatında önemli roller üstlenen sendika ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri iştirak etti.
Milli Kütüphane Konferans Salonu'nda saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunmasıyla başlayan törende söz alan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik, iş sağlığı ve güvenliğinin önem arz eden bir konu olduğunu belirtti. Konunun tüm faktörleriyle birlikte ayrı ayrı önem taşıdığına işaret eden Faruk Çelik, iş güvenliği sorununu tüm taraflarca halledilmesi gereken bir konu olarak nitelendirdi.
Bakanlığın, duruma tek başına müdahele edemeyeceğinin altını çizen Çelik, çalışma hayatında sorumlu tüm unsurlardan elini taşın altına koymasını istedi. Bakan Çelik, iş sağlığı ve güvenliğini bireyin bilinciyle de ilişkilendirirken, şuurun arttırılması adına uluslararası seviyede ve ülke sathında çalışmaların arttırılması gerektiğini vurguladı.
Sözü çalışma hayatında gerçekleşen ve tartışmaları beraberinde getiren yasal düzenlemelere getiren Faruk Çelik, Sosyal Güvenlik Reformu, İstihdam Paketi ve son olarak Sendikalar Yasası'nın olumlu yanlarından bahsetti.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, "Sosyal Güvenlik Reformu'nda önemli çalışmalar yapıldı ancak şu an itibariyle konjonktüre göre yorumlar yapılmakta. Reform çatışmalara alet ediliyor. Cumhurbaşkanı ya da Başbakanla sorunu olduğu zaman öne çıkarılan Sosyal Güvenlik Reformu oluyor" diye konuştu.
"CUMHURBAŞKANI'NA BİR ŞEYLER SÖYLEYEBİLMEK ADINA SOSYAL GÜVENLİK REFORMU'NU KULLANMAK DOĞRU DEĞİL"
Yaptıklarını TBMM'de belgelediklerini belirten Bakan Çelik, birilerinin utanmadan, sıkılmadan sosyal taraflar ile yapılan antlaşmanın parlamentoya yansımadığını iddia ettiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Gül'ün, Reform nedeniyle oğlunun sigortasını yaptırdığı yönünde kimi medya organlarında yer alan haberlere de tepki gösteren Faruk Çelik, "Bu yasa yürürlüğe girse de 60 yaşında, girmese de 60 yaşında emeklilik söz konusu. Cumhurbaşkanı'na birşey söylemek adına Sosyal Güvenlik Reformu'nu kullanmak doğru değil, yok böyle birşey" dedi.
Çelik, genel, konjonktürel ilişkilerin sivil toplum kuruluşlarını da etkisi altına aldığından söz ederken, yorumları doğru bulmadığını aktardı. İnsanı ve üretimi öncelemeyen anlayışın dünya tarafından terk edildiğini anlatan Bakan Çelik, insan odaklı, geleceğe bakan bir yaklaşımın egemen kılınması gerektiğini ifade etti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, yenilikleri siyasi gerilime kurban etmeyi ülkeye yapılabilecek en büyük kötülük olarak değerlendirdi.
Son olarak Tuzla'daki tersanelere değinen Çelik, göreve gelişinin ikinci haftasında tersanelere gidip, denetim faaliyeti gerçekleştirdiğini aktardı. Bakan Çelik, fiziksel şartların ve denetimin kendi sorumluluk alanlarında olduğunu dile getirerek, gerekenleri yaptıklarını kaydetti. İş sağlığı anlamında gerekenlerin yapıldığına temas eden Faruk Çelik, bu anlamda gereken gayretleri göstereceklerinin sinyalini verdi.
BAKANLAR 1 MAYIS'A YÖNELİK ELEŞTİRİLERLE DE KARŞILAŞTI
Diğer yandan, tören dahilinde söz alan sendika temsilcileri de iş yaşamında güvenlik anlamında karşılaşılan güçlüklerden ve bunun sağlığa etkilerinden bahsetti. Fiziki şartların yetersizliğinden yakınan sendika temsilcileri, alınabilecek önlemler konusunda da uyarılarda bulundu. Türk-İş Eğitim Gene Sekreteri Nihat Yurdakul, bu doğrultuda çalışma hayatında alınacak tedbirlere dikkat çekti ve denetim ile iş sağlığı konusundaki yetersizliklere işaret etti.
Olaylı 1 Mayıs kutlamalarına da konuşmasında yer veren Yurdakul, 1 Mayıs'ta polis tarafından vatandaşlara uygulanan şiddeti kınadı. Nihat Yurdakul, uygulamaları demokratik bulmadıklarını söyledi.
Bakan Çelik, Başbakan Yardımcısı Yazıcı'yla birlikte iş hayatına ilişkin çalışmaları dolayısıyla sendikacı ve işçi temsilcilerine sertifikalarını takdim etti. Çelik, tören çıkışında gazetecilerin gündeme yönelik sorularına yanıt verdi.
"İSTANBUL'DAKİ PATLAMAYLA İLGİLİ OLARAK GÖREVLENDİRDİĞİMİZ MÜFETTİŞLER BÖLGEDE; ÇARPIK YAPILAŞMAYA KARŞI PLANLI KENTLEŞMEYE ÖNEM VERECEĞİZ"
İstanbul'da bir iş yerinde meydana gelen patlamanın hatırlatılması üzerine Faruk Çelik, "Olaylarda can kaybı olmaması önemli, üstelik müfettiş arkadaşlar da orada. Büyük şehirlerde yüzde 60-70 oranlarında çarpık yapılaşma var, bunlar yılların ihmalidir. Bu yönde planlı kentleşmeye önem vereceğiz, iş yerleri yerleşim yerlerinden ayrılmalıdır, ancak hala eski tarzda çalışmaya devam eden kurumlar var" şeklinde konuştu.
Gazetecilerin, Sendikalar Yasası ve İstihdam Paketi'ne yönelik sorularına muhatap olan Çelik, Sendikalar Yasası'nı çalışma hayatında önemli görevleri olan kurumlarla değerlendireceklerini ve Hükümetin, siyasi iradenin düşüncelerini aktaracaklarını bildirdi.
Bakan, kıdem tazminatıyla ilgili olarak da "Kamuda çalışanların kıdem tazminatı gibi bir hakkı var, ancak tersanede çalışanların yok. Yasaya önyargıyla bakılmamalıdır" dedi.
Kıdem tazminatının değerlendirilmesi gerektiğine işaret eden Faruk Çelik, 1'inci yasama yılında konuyla ilgili bir düzenleme yapmalarının söz konusu olmadığını belirtti.
AB'nin önde gelen isimlerinin Troyka toplantısından sonra 1 Mayıs'ta polisin orantısız güç kullandığı yönünde sözler sarf ettiğinin hatırlatılmasına karşılık da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, konuya ilişkin gereken açıklamaların Başbakan Erdoğan ve İçişleri Bakanı Atalay tarafından yapıldığına dikkat çekti.
Hükümet olarak 1 Mayıs'la ilgili önemli bir açılım yaptıklarını söyleyen Bakan, "Bunun kıymeti kimi kesimlerce bilinmedi, birileri suyu bulandırmak için çabalara girdi, konu gerilim vesilesi yapıldı" diye konuştu.