Sağlık Bakanı
Recep Akdağ, Ankara suyunun mikrobiyolojik ve diğer açılardan içilebilir olduğunu belirterek, Başkent'te bugüne kadar bir problem ya da ishal vakasıyla karşılaşmadıklarını bildirdi.
Recep Akdağ, kendisinin ve çocuklarının zaman zaman musluk suyunu kullandığına işaret ederken, Ankara ve İzmir dahil tüm şehirlerin suyundaki Arsenik oranlarını inceleyeceklerini açıkladı.
Bakan Akdağ, basın toplantısıyla, keneye karşı mücadele ve tartışılan Kızılırmak Suyu'na ilişkin bilgiler verdi. Hekimevi'nde yapılan toplantıda Akdağ, ilk olarak alanına dönük reformlardan söz etti.
Anne ve bebek ölümlerinin 1998 yılı itibariyle yüz binde 70'lerde olduğunu hatırlatan Akdağ, 2005 yılında Bakanlık ve Hacettepe Üniversitesi'nin yaptığı ortak araştırma itibariyle anne ve bebek ölümlerinin yüz binde 28'lerde bulunduğuna işaret etti.
Bakan Akdağ, "2008 itibariyle araştırmalarımız anne ölümlerinin yüz binde 21, bebek ölümlerinin ise binde 20'nin altında olduğunu gösterdi. 2009 yılı için hedefimiz anne ölümlerinde yüz binde 15'e, bebek ölümlerinde de binde 15'e gerilemektir" dedi.
Kırsal bölgelerde ebe, hemşire ve personel sayısını arttırdıklarını bildiren Sağlık Bakanı, personelin duyarlılığını fazlalaştırmaya ilişkin çalışmalarda bulunduklarını açıkladı. Recep Akdağ, Türkiye'nin Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2008 Raporu'na göre orta yüksek gelirli ülkeler içerisinde sağlık göstergeleri bakımından birçok ülkenin önünde yer aldığını aktardı.
"KIZAMIĞI 2009 YILI İTİBARİYLE TÜRKİYE'DEN ELEMİNE ETMEYİ DÜŞÜNÜYORUZ"
Bakanlığı döneminde, Koruyucu Sağlık Hizmetlerine azami önem verdiklerini vurgulayan Akdağ, E vitamini eksikliği ve doğan çocuklarda demir eksikliğini aşağılara çektiklerini açıkladı. Kızamık aşısının Türkiye'de yüzde 97 oranında yapıldığı bilgisini veren Bakan Akdağ, 2009 yılı itibariyle kızamığı Türkiye'den elemine etmeyi düşündüklerini bildirdi.
Koruyucu Hekimliğin öneminden de söz eden Akdağ, sağlık göstergelerinde önemli iyileşmelerin gerçekleştiğine, hizmetlerin kolaylaştığına dikkat çekti. Recep Akdağ, özel sektörden hizmet alımında vatandaştan istenen fark ücertlerinde sınırın bulunmadığından yakınarak, üst sınır koyma kararı aldıklarını söyledi.
Akdağ, eskiden özel hastanelerin yüzünü bile göremeyen dar ve orta gelirlinin şu an itibariyle kamu hastaneleri yanında özel hastanelerden de yararlanabildiğini anlattı. Üst sınırın yüzde 30 olduğunu açıklayan Recep Akdağ, Temmuz ayı itibariyle uygulamaya geçeceklerinin müjdesini verdi ve üniversite hastanelerindeki mevcut yapıyı değiştireceklerini aktardı.
Konuyla ilgili kendilerine yöneltilen eleştirileri de anlamakta güçlük çektiğine işaret eden Sağlık Bakanı, itirazların tuhaf geldiğini ve ironik bulduğunu kaydetti. Akdağ, karşı beyanların sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmayacağının altını çizdi.
Bakan Recep Akdağ, açıklamalarının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularına yanıt verdi. Keneyle mücadele yollarının sorulması üzerine Akdağ, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'ne (KKKA) karşı korunma yollarını anlattı.
"ÇOCUKLARIMIN DA BENİM DE DAMACANA SU YANINDA MUSLUK SUYUNU KULLANDIĞIMIZ OLUYOR"
Gazetecilerin, Kızılırmak Suyu'na yönelik soruları karşısında da Akdağ, "Türkiye Cumhuriyeti'nin Sağlık Bakanlığı olarak Ankara, İzmir, İstanbul veya başka şehirlerde belediye başkanı AK Parti'den ya da diğer partilerden olsun, içme suyu konusunda yaşanacak bir sıkıntıya karşı denetimlere gideceğiz" diye konuştu.
Recep Akdağ, mikrop ya da ağır metaller konusunda hassasiyetlerinin üst seviyede olduğunun altını çizdi ve denetimleri yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini söyledi.
Kendilerinin Kızılırmak'a ya da kaynağa değil, suyun pompadan çıkışına ve kullanma suyunu vatandaşlara ulaştıran musluğa dair ölçümler yaptığını kaydeden Bakan Akdağ, gelinen nokta itibariyle Ankara'da en ufak bir problemin bulunmadığına, ishal vakalarıyla karşılaşmadıklarına işaret etti.
Arsenik ve tarım ilaçlarının artıklarına ilişkin Hıfzıssıhha Başkanlığı'nın incelemelerde bulunduğuna dikkat çeken Recep Akdağ, "Hıfzıssıhha Başkanlığı, uluslararası standartta bir kuruluştur. Araştırmalarına göre 4 mg/l'lik Arsenik bulunmuştur en yüksek sınır 10 mg/l'dir. Bunun üstüne çıkılmamalıdır. Dolayısıyla Ankara suyu mikrobiyolojik açıdan da diğer açılardan da içilebilirdir" şeklinde konuştu.
"Dünyada Arseniğin bulunmadığı su yok" diyen Sağlık Bakanı, Avrupa Birliği'nin ortaya koyduğu 10 mg/l'lik limitin üzerine çıkılması durumunda gereken uyarıların ve değerlendirmelerin yapılacağını bildirdi.
Akdağ, "Duyarlılık oluştuğu için Ankara ve İzmir dahil tüm şehirlerde Arsenik seviyesini kontrol ettiriyorum. Ortak numuneler alıyoruz ancak konunun siyasi olarak gündeme getirilmesi doğru değildir" ifadelerini kullandı. Recep Akdağ, sülfatla ilgili durumu da takip edeceklerinin sinyalini verdi.
Gazetecilerin, "Siz musluk suyu içiyor musunuz" sorusuna da Akdağ, "Ankara'ya geldiğimden bu yana damacana su kullanıyorum. Ancak, bu su tükendiğinde musluk suyunu da kullandığım oluyor. Çocuklarımın da genel olarak musluktan su içtiğini söyleyebiliyorum" karşılığını verdi.